ABD’nin Teksas Güney Bölgesi Federal Mahkemesi, Balık ve Yaban Hayatı Servisi ile SpaceX arasında Güney Teksas’ta yapılması planlanan arazi takasının önünü açtı. Mahkeme, takasın durdurulması talebini reddederken davacıların hukuki başvuru koşullarını ve telafisi mümkün olmayan zarar iddiasını kanıtlayamadığına hükmetti.
ABD’de federal mahkeme, Balık ve Yaban Hayatı Servisi (FWS) ile uzay şirketi SpaceX arasında Güney Teksas’ta yapılması planlanan arazi takasının devam etmesine izin verdi.
ABD Adalet Bakanlığının 22 Eylül 2026 tarihli açıklamasına göre, Teksas Güney Bölgesi Federal Mahkemesi, arazi takasının geçici tedbir kararıyla durdurulmasını isteyen davacıların talebini reddetti. Mahkeme, davacıların dava açmak için gerekli somut zarara uğrama koşulunu ortaya koyamadığına ve telafisi mümkün olmayan bir zarar oluşacağını kanıtlayamadığına karar verdi.
Takas kapsamında koruma altındaki doğal yaşam alanı genişleyecek
ABD Adalet Bakanlığı yetkilisi Adam Gustafson, arazi takasının hem doğal yaşamın korunması hem de ulusal güvenlik açısından fayda sağlayacağını belirtti.
Gustafson, ABD’nin Aşağı Rio Grande Vadisi Ulusal Yaban Hayatı Sığınağı’nda bulunan, yüksek ekolojik değere sahip birkaç yüz dönümlük araziyi devralacağını açıkladı. Balık ve Yaban Hayatı Servisi’nin korumayı amaçladığı bu alanın, takasın koruma boyutunu oluşturduğu ifade edildi.
Buna karşılık SpaceX’in, biyolojik açıdan daha düşük değere sahip başka bir araziyi alacağı belirtildi. Söz konusu arazinin şirketin NASA ve ABD Hava Kuvvetleri için yürüttüğü görevlerine katkı sağlaması amaçlanıyor.
Mahkeme geçici tedbir talebini reddetti
Mahkemenin kararı, arazi takasının devam edebilmesinin önünü açtı. Kararda, davacıların hukuki başvuru ehliyeti için gerekli somut zararı ve geçici tedbir verilmesini gerektirecek telafisi mümkün olmayan zarar riskini ortaya koyamadığı belirtildi.
Dava sürecinde ABD Adalet Bakanlığının Çevre ve Doğal Kaynaklar Birimi bünyesindeki Doğal Kaynaklar Bölümü avukatları hükümeti temsil etti.
Arazi takası, SpaceX’in Güney Teksas’taki faaliyetleri ile federal hükümetin doğal yaşam alanlarını koruma hedeflerini aynı süreçte buluşturması bakımından önem taşıyor.
