Kuzey Kutbu'nu çevreleyen ve yılın büyük bölümünde buzlarla kaplı olan Arktik denizleri, küresel iklim değişikliğinin en hızlı hissedildiği bölge haline geldi. Eriyen buzullar bir yandan ekosistemi tehdit ederken, diğer yandan küresel ticaret rotalarını ve enerji rekabetini yeniden şekillendiriyor.
Kuzey Kutup Dairesi'nin üstünde, Asya, Avrupa ve Kuzey Amerika kıtalarının kuzeyinde yer alan Arktik Okyanusu ve ona bağlı kenar denizler (Barents, Kara, Laptev ve Çukçi denizleri), dünya iklim dengesinin merkez üssü konumunda bulunuyor. Ancak son yıllarda yapılan bilimsel araştırmalar, bölgedeki deniz buzlarının hızla kütle kaybettiğini ortaya koyuyor.
"Arktik İpek Yolu" ve Ticaret Rotaları Değişiyor
Buzulların geri çekilmesiyle birlikte, geçmişte gemilerin geçişine izin vermeyen Kuzey Deniz Rotası (Kuzeydoğu Geçidi) artık küresel taşımacılık için ciddi bir alternatif haline geldi. Başta Çin ve Rusya olmak üzere büyük güçlerin "Arktik İpek Yolu" projeleriyle yakından ilgilendiği bölge, Asya ile Avrupa arasındaki deniz ticaretini binlerce kilometre kısaltma potansiyeli taşıyor. Uzmanlar, erimenin bu hızla devam etmesi durumunda önümüzdeki onyıllarda Arktik sularının ticari gemilere tamamen açılacağını öngörüyor.
Jeopolitik Fay Hatları Harekete Geçti
Zengin petrol, doğalgaz ve nadir toprak elementi rezervlerine sahip olduğu bilinen Arktik denizleri, kıyıdaş ülkeler olan Rusya, ABD, Kanada, Norveç ve Danimarka (Grönland) arasında da gizli bir egemenlik mücadelesine sahne oluyor. Bölgede askeri hareketlilik artarken, derin deniz madenciliği planları da çevre örgütlerinin tepkisini çekiyor.
Türkiye de TÜBİTAK MAM Kutup Araştırmaları Enstitüsü koordinasyonunda düzenlediği Ulusal Arktik Bilimsel Araştırma Seferleri ile bu kırılgan bölgedeki iklim değişimlerini yerinde incelemeye ve küresel bilimsel çalışmalara katkı sunmaya devam ediyor.
