Gündem Atlas Çevre ve Sürdürülebilirlik Bulut tohumlama: Faydaları mı, riskleri mi?

Bulut tohumlama: Faydaları mı, riskleri mi?

Bulut tohumlama, yağışı artırmak için yapılan bir hava modifikasyon tekniğidir. Uzmanlar, bu yöntemin çevresel ve sağlık riskleri taşıdığına dikkat çekmektedir. Türkiye 1990'dan bu yana uygulamalar yapmakta; denetim ve dikkatli kullanım önerilmektedir.

Bulut tohumlama bir yapay yağış tekniğidir


Bulut tohumlama yöntemi, yağış miktarını artırmak veya azaltmak amacıyla kullanılan bir hava modifikasyonu tekniği olarak biliniyor. Uzmanlar, yöntemin çevre, insan sağlığı ve güvenlik boyutlarıyla dikkatle ele alınması gerektiğini vurguluyor.

 BSHA

Adli Bilimciler Derneği Başkanı Prof. Dr. Hamit Hancı, “Bulut tohumlama” olarak bilinen hava modifikasyonu tekniğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Hancı, bu yöntemin bilimsel olarak hava modifikasyonu başlığı altında yer aldığını ve istemli olarak atmosferin yapısına müdahale edilmesini içerdiğini belirtti.

Türkiye’de ilk uygulama 1990’da yapıldı

Prof. Dr. Hancı’nın aktardığı bilgilere göre, Türkiye’de barajlardaki su seviyelerinin düşmesi nedeniyle ilk yağmur bombası uygulaması 1990 yılında İstanbul’da İSKİ tarafından gerçekleştirildi. Daha sonraki yıllarda farklı şehirlerde de benzer uygulamalar yapıldı.

Bulut tohumlama tekniğinde; gümüş iyodür, amonyum nitrat, kuru buz (katı CO₂) gibi maddeler kullanılarak bulutların içine müdahale ediliyor. Amaç, yağışın miktarını veya zamanlamasını değiştirmek olarak ifade ediliyor.

Ters etki ve çevresel risk uyarısı

Uzmanlara göre bu yöntem her zaman istenilen sonucu vermeyebiliyor. Bulut tohumlama;

Aşırı yağışlara

Yağış azalmasına

Şiddetli dolu ve fırtınalara

neden olabiliyor. Kullanılan kimyasalların ve atmosferde yaratılan değişimlerin insan sağlığı, çevre ve ekosistem üzerinde olumsuz etkiler doğurabileceği belirtiliyor.

IPCC’nin 2014 tarihli raporunda da, geniş ölçekli iklim müdahalelerinin ciddi riskler barındırdığına dikkat çekiliyor.

Askerî amaçlı kullanımlar tarihe geçti

Hava modifikasyonunun askeri amaçlarla kullanıldığına dair en bilinen örneklerden biri, ABD tarafından Vietnam Savaşı sırasında yürütülen Operation Popeye oldu. Bu operasyonla muson yağışlarının süresinin uzatıldığı ve askeri ikmal yollarının çamurlaşmasının hedeflendiği belgelendi.

Birleşmiş Milletler tarafından kabul edilen ENMOD Sözleşmesi, çevresel modifikasyon tekniklerinin askerî veya düşmanca amaçlarla kullanılmasını yasaklıyor.

Çin ve diğer ülkeler açıkça kabul etti

Çin hükümeti, 2008 Pekin Olimpiyatları sırasında yağışı engellemek amacıyla iklim modifikasyonu uyguladığını resmen açıklamıştı. Günümüzde dünya genelinde 24’ten fazla ülkenin yağış artırma amacıyla bulut tohumlama yöntemini kullandığı biliniyor.

Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün verilerine göre, birçok ülke enerji ihtiyacı ve su kaynaklarını artırmak amacıyla yüzlerce hava modifikasyon projesi yürütüyor.

“Meteorolojik silah” uyarısı

Prof. Dr. Hamit Hancı, hava modifikasyonlarının kasıtlı ve uzun süreli uygulanması halinde meteorolojik bir silaha dönüşebileceğini belirterek şu uyarıda bulundu:

“Şiddetli yağış, dolu, hortum ve fırtına gibi olaylar kontrolsüz biçimde tetiklenirse, bu durum ulusal güvenlik meselesi haline gelir. Türkiye bu al gösterdiği bu gelişmeleri yakından izlemelidir.”

Uzmanlar: Bilimsel ve hukuki denetim şart

Uzmanlara göre hava ve iklim modifikasyonu çalışmaları;

Şeffaf

Bilimsel denetime açık

Uluslararası hukukla uyumlu

şekilde yürütülmediği takdirde ekolojik ve jeopolitik riskler doğurabilir.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *