İngiltere Kalkınma Bakanı Kirsty McNeill, küresel gıda güvensizliğinin yalnızca insani yardım meselesi olmadığını, aynı zamanda siyasi ve ekonomik güç ilişkileriyle bağlantılı olduğunu söyledi. McNeill, geçen yıl dünya genelinde 645 milyon kişinin açlık yaşadığını, yaklaşık 3 milyar insanın ise sağlıklı beslenme imkânına ulaşamadığını belirterek erken müdahale, uluslararası iş birliği ve uzun vadeli gıda güvenliği yatırımlarının önemine dikkat çekti.
İngiltere Kalkınma Bakanı Kirsty McNeill, 28 Ekim'de yaptığı ve 30 Ekim 2026'da yayımlanan konuşmasında yaklaşan küresel açlık krizlerine karşı uluslararası toplumun daha erken ve koordineli hareket etmesi gerektiğini vurguladı.
ODI Global, Action Against Hunger ve Shabaka tarafından düzenlenen etkinlikte konuşan McNeill, Sudan, Somali ve Yemen başta olmak üzere birçok bölgede gıda güvensizliğinin acil seviyelere ulaştığını ifade etti.
Hürmüz Boğazı ve Kızıldeniz çevresindeki çatışmaların yakıt ve gübre taşımacılığı maliyetlerini artırdığını belirten McNeill, yüksek kamu borçları nedeniyle birçok ülkenin krizlere müdahale edecek yeterli kaynağa sahip olmadığını kaydetti.
Yaklaşan güçlü El Niño olayının Afrika Boynuzu başta olmak üzere farklı bölgelerde tarımsal üretimi tehdit ettiğini söyleyen McNeill, iklim değişikliği, çatışmalar ve ekonomik baskıların birbirini güçlendirdiğine dikkat çekti.
"Açlık aynı zamanda bir güç ve siyaset meselesi"
McNeill, gıda güvensizliğinin çoğu zaman yalnızca insani yardım veya kalkınma sorunu olarak değerlendirildiğini belirterek, açlığın siyasi ve ekonomik güç ilişkileriyle doğrudan bağlantılı olduğunu ifade etti.
Gıda fiyatlarının toplumların yaşam standartlarını, hükümetlere duyulan güveni ve ülkelerin istikrarını etkilediğini söyleyen McNeill, gıda güvenliğinin sağlık, iklim, ekonomik ve insani güvenlikle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Küresel gıda sistemlerinin birbirine bağlı olduğunu belirten McNeill, Afrika'daki bir hasadın, Körfez bölgesindeki bir deniz taşımacılığı güzergâhının ve İngiltere'deki market raflarının aynı ekonomik sistemin parçaları olduğunu dile getirdi.
645 milyon kişi açlık yaşadı
Konuşmasında küresel açlığın boyutlarına ilişkin verileri paylaşan McNeill, geçen yıl yaklaşık 645 milyon kişinin açlıkla karşı karşıya kaldığını söyledi.
Dünya nüfusunun yaklaşık üçte birinin sağlıklı beslenmeyi karşılayamadığını belirten McNeill, Afrika'da bu oranın her üç kişiden ikisine ulaştığını ifade etti.
Ayrıca 35 milyon çocuğun akut yetersiz beslenme yaşadığını, bunların yaklaşık 10 milyonunun tedavi edilmediği takdirde hayatını kaybedebilecek kadar ağır durumda olduğunu kaydetti.
McNeill, geçen yıl aynı takvim yılı içerisinde ilk kez iki farklı bölgede kıtlık ilan edildiğini ve başka bölgelerin de kıtlık riski altında bulunduğunu belirtti.
Sudan'da El Faşir ve Kadugli gibi kentlerin kuşatma altında kaldığını, pazarların saldırıya uğradığını ve insani yardım konvoylarının engellendiğini aktaran McNeill, Gazze'de ise insani yardımların girişinin ardından akut yetersiz beslenme tedavisi gören çocukların sayısında düşüş yaşandığını ifade etti.
İngiltere'den El Niño öncesi 15 milyon sterlinlik destek
McNeill, İngiltere'nin yaklaşan gıda krizlerine karşı önleyici müdahale çalışmalarını hızlandırdığını açıkladı.
Geçen ay duyurulan 15 milyon sterline kadar finansmanın, El Niño öncesinde farklı ülkelerde önleyici faaliyetler için kullanılacağını belirten McNeill, bu kapsamda hayvanların aşılanması ve çiftçilere krizler ortaya çıkmadan önce nakit desteği sağlanmasının planlandığını bildirdi.
İngiltere ayrıca Gıda Hazırlık Grubu'nu kurarak çiftçiler, işletmeler ve sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte ülkenin gıda sistemindeki riskleri belirlemeyi ve olası krizlere hazırlığı geliştirmeyi hedefliyor.
McNeill, İngiltere'de tüketilen gıdanın yaklaşık yüzde 60'ının ülke içinde üretildiğini belirterek yerli tarımsal üretimin korunmasının önemini vurguladı.
Sudan'da yerel yardım kuruluşlarına destek
İngiltere'nin insani yardım sisteminde reform yapılmasını desteklediğini belirten McNeill, kaynakların ve karar alma süreçlerinin krizlerden etkilenen topluluklara daha yakın olması gerektiğini söyledi.
Sudan'da gönüllüler tarafından yürütülen Acil Müdahale Odalarının (Emergency Response Rooms) desteklendiğini aktaran McNeill, bu yapıların milyonlarca kişiye ulaşan topluluk mutfakları işlettiğini ifade etti.
McNeill, insani yardımın çatışmaları sona erdirmek için tek başına yeterli olmadığını belirterek Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi üyeliği dahil diplomatik imkânların kullanılacağını, sivillerin korunması ve insani yardıma erişimin sağlanması için uluslararası girişimlerin sürdürüleceğini kaydetti.
Uzun vadeli gıda güvenliği ve tarımsal yatırımlar
İngiltere'nin uzun vadeli stratejisinde tarımsal üretimin dayanıklılığını artırmak, bozulan toprakları iyileştirmek, su kaynaklarını korumak ve iklim değişikliğine dayanıklı ürünler geliştirmek de bulunuyor.
McNeill, CGIAR ve diğer ortaklarla yürütülen çalışmalar kapsamında kuraklığa ve yüksek sıcaklıklara dayanıklı ürünlerin geliştirilmesi ve hayvan hastalıklarıyla mücadele edilmesi için bilimsel araştırmaların desteklendiğini belirtti.
Brezilya'nın biyolojik girdiler ve aile çiftçiliğine yönelik uygulamalarını da örnek gösteren McNeill, gübre konusunda fosil yakıtlara bağımlılığın azaltılması ve tarımsal üreticilerin desteklenmesi için uluslararası iş birliğinin önemine değindi.
İngiltere'nin Brezilya ile birlikte Belém Gübreler Bildirgesi'ni başlattığını ve Açlık ve Yoksulluğa Karşı Küresel İttifak'ın oluşturulmasına katkı sunduğunu da hatırlattı.
Konuşmasının sonunda McNeill, gıda güvenliğinin ulusal ve uluslararası güvenliğin ayrılmaz bir parçası olduğunu belirterek hükümetlere, kuruluşlara, araştırmacılara ve özel sektöre ortak hareket etme çağrısında bulundu.
Kaynak: İngiltere Dışişleri, Milletler Topluluğu ve Kalkınma Ofisi (FCDO), 30 Ekim 2026 tarihli konuşma metni.
