Amerika Birleşik Devletleri'nde kamu borç stoku 40 trilyon dolar seviyesini geride bırakırken, Washington yönetimi kamuoyunda huzursuzluk yaratabilecek sert ekonomik önlemleri tartışmaya başladı. The Washington Post gazetesinin aktardığına göre, yıllardır süregelen bütçe açıkları ve vergi gelirlerinin üzerinde seyreden harcamalar, ülkeyi kaçınılmaz bir hesaplaşma noktasına getirdi. Gazete, "Ulusal borç 40 trilyon doları aşarken, yasa koyucular yakında çok az Amerikalının yara almadan kurtulabileceği, uzun süredir ertelenen bazı seçimleri yapmaya mecbur kalabilir" ifadeleriyle durumun ciddiyetine dikkat çekti.
Ekonomik büyüme ve borç sarmalı
Piyasalardaki endişe verici tablo, 30 yıllık Hazine tahvillerinin getirisinin yüzde 5.27 seviyesini aşmasıyla belirginleşti. Oakmark Funds bünyesinde 4 milyar dolarlık tahvil portföyünü yöneten Adam Abbas, tahvil piyasasının büyüme üzerinde baskı yaratacak kararların sinyalini verdiğini belirtti.
Abbas, "Bunu yapmak için iki aracımız var: vergileri artırmak veya harcamaları kısmak. Her iki seçenek de siyasi açıdan popüler değil ve hiçbir zaman da olmayacak, ancak bir noktada bu sorunu ele almak zorundayız" değerlendirmesinde bulundu.
Sorumlu Federal Bütçe Komitesi'nden Marc Goldwein ise faiz yükünün ekonomiden daha hızlı büyümesiyle ortaya çıkan borç sarmalı riskine vurgu yaparak, "Endişelendiğim konu, faiz faturanızın ekonominizden daha hızlı büyüdüğü durumlarda gerçekleşen gerçek bir borç sarmalının eşiğinde olmamızdır" dedi. Şu an itibarıyla ABD, ulusal borcu için yıllık yaklaşık 1 trilyon dolar faiz ödemesi yapıyor.
Peterson Uluslararası Ekonomi Enstitüsü'nün projeksiyonlarına göre, harcama veya vergi reformları hayata geçirilmediği takdirde, ülkenin toplam borcu önümüzdeki 6 yıl içinde 50 trilyon dolara ulaşabilir.
