ABD Adalet Bakanlığı, İran merkezli Mabna Enstitüsü ile bağlantılı 17 kişi hakkında, aralarında ABD ve diğer ülkelerdeki üniversiteler, şirketler, kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşlarının hedef alındığı geniş kapsamlı siber saldırı kampanyası nedeniyle suçlama yöneltti.
18 Ağustos 2026'da kamuoyuna açıklanan güncellenmiş iddianamede, şüphelilerin en az 2013'ten itibaren yürütüldüğü belirtilen operasyonlarda 31 terabayttan fazla akademik veri, araştırma, fikri mülkiyet ve diğer bilgiyi ele geçirdiği öne sürüldü.
ABD makamları, saldırıların önemli bölümünün İran Devrim Muhafızları Ordusu (IRGC) ve diğer İranlı devlet kurumları ile üniversitelerin çıkarları doğrultusunda gerçekleştirildiğini iddia ediyor.
ABD Adalet Bakanlığına göre suçlanan 17 kişiden 9'u hakkında daha önce 2018 yılında suçlama yöneltilmişti. Yeni iddianameye ise 8 sanık daha eklendi.
Not: İddianamede yer alan suçlamalar henüz mahkeme tarafından kesinleşmiş değil. ABD hukuk sistemine göre sanıklar, suçları makul şüphenin ötesinde kanıtlanana kadar masum kabul ediliyor.
Hedefte yüzlerce üniversite ve kuruluş vardı
ABD Adalet Bakanlığının açıklamasına göre Mabna Enstitüsü ve bağlantılı kişiler, yıllar boyunca dünya genelinde çok sayıda kuruma yönelik siber saldırılar düzenledi.
İddianamede hedef alındığı belirtilen kurumlar arasında:
144 ABD üniversitesi
178 yabancı üniversite
En az 42 ABD merkezli özel şirket
En az 11 yabancı özel şirket
En az 5 ABD federal veya eyalet kurumu
En az 2 sivil toplum kuruluşu
bulunuyor.
Saldırganların özellikle üniversitelerdeki akademisyenlerin elektronik posta hesaplarını hedef aldığı ve elde edilen hesap bilgilerini kullanarak akademik kaynaklara eriştiği ileri sürüldü.
100 binden fazla akademisyen hesabı hedef alındı
Mabna Enstitüsü'nün yürüttüğü üniversite saldırılarında dünya genelinde 100 binden fazla profesör hesabının hedef alındığı belirtildi.
ABD Adalet Bakanlığına göre saldırganlar yaklaşık 8 bin akademisyen e-posta hesabına erişim sağlamayı başardı.
Bu hesapların ABD'deki 144 üniversitenin yanı sıra Avustralya, Kanada, Çin, Danimarka, Finlandiya, Almanya, İrlanda, İsrail, İtalya, Japonya, Malezya, Hollanda, Norveç, Polonya, Suudi Arabistan, Singapur, Güney Kore, İspanya, İsveç, İsviçre, Türkiye ve Birleşik Krallık'taki üniversitelere ait olduğu öne sürüldü.
31,5 terabayt akademik veri ele geçirildi
Soruşturmanın en dikkat çekici unsurlarından biri çalındığı iddia edilen verilerin büyüklüğü oldu.
ABD makamları, saldırganların en az 31,5 terabayt akademik veri ve fikri mülkiyet elde ettiğini belirtti.
Ele geçirilen bilgiler arasında:
Akademik makaleler
Tezler
Doktora çalışmaları
Elektronik kitaplar
Araştırma verileri
Bilimsel çalışmalar
Üniversite içi belgeler
Fikri mülkiyet niteliğindeki bilgiler
yer aldığı bildirildi.
Çalınan verilerin ABD dışındaki ve sanıkların kontrolündeki sunuculara aktarıldığı iddia edildi.
ABD üniversitelerinin veri erişimi için harcadığı para 3,4 milyar doları aştı
ABD Adalet Bakanlığı, hedef alınan üniversitelerin araştırma ve akademik verilere erişim sağlamak için toplamda yaklaşık 3,4 milyar dolar harcama yaptığını belirtti.
Mabna Enstitüsü ile bağlantılı kişilerin bu kaynaklara yasa dışı erişim sağlayarak hem İran'daki kurumların bilgi edinmesine yardımcı olduğu hem de çalınan akademik kaynakları ticari amaçla kullandığı öne sürüldü.
Çalınan akademik veriler İran'da satıldı
İddianameye göre saldırganlar yalnızca İran devlet kurumları için bilgi toplamakla kalmadı, elde ettikleri akademik kaynakların bir bölümünü internet üzerinden de sattı.
Bu amaçla Megapaper.ir ve Gigapaper.ir adlı iki internet sitesinin kullanıldığı belirtildi.
ABD makamlarına göre Megapaper, İran'daki müşterilere çalınmış akademik kaynaklar satarken, Gigapaper müşterilerine ele geçirilmiş üniversite hesaplarını kullanarak belirli üniversitelerin çevrim içi kütüphanelerine erişme imkanı sağlayan bir hizmet sundu.
İran Devrim Muhafızları için çalıştıkları iddiası
ABD'nin suçlamalarının merkezinde, Mabna Enstitüsü'nün İran'daki çeşitli kamu ve özel kuruluşlarla çalıştığı iddiası bulunuyor.
ABD Adalet Bakanlığı, üniversitelere yönelik büyük çaplı kimlik avı operasyonlarının özellikle İran İslam Devrim Muhafızları Ordusu (IRGC) adına gerçekleştirildiğini öne sürdü.
Washington yönetimine göre IRGC, İran devleti içerisinde istihbarat toplama faaliyetlerinde bulunan yapılardan biri olarak değerlendiriliyor.
ABD Ulusal Güvenlik Birimi Başsavcı Yardımcısı John A. Eisenberg, sanıkların IRGC dahil çeşitli İranlı yapıların talebi doğrultusunda dünya genelindeki üniversite ve araştırma kurumlarına sızdığını ve yüksek değere sahip bilgiler çaldığını savundu.
Özel şirketler ve devlet kurumları da hedef oldu
Siber saldırıların üniversitelerle sınırlı kalmadığı belirtildi.
İddianameye göre saldırganlar, ABD'de en az 42 özel şirketin çalışanlarına ait e-posta hesaplarını ele geçirdi.
Ayrıca Almanya, İtalya, İsviçre, İsveç ve Birleşik Krallık'ta bulunan en az 11 özel şirketin de hedef alındığı öne sürüldü.
Hedefler arasında bazı ABD kamu kurumları ve uluslararası kuruluşlar da yer aldı.
İddianamede adı geçen kuruluşlardan bazıları şöyle:
ABD Çalışma Bakanlığı
Federal Enerji Düzenleme Komisyonu
Hawaii Eyaleti
Indiana Eyaleti
Birleşmiş Milletler
UNICEF
Saldırganların bazı kurumlarda çalışanların e-posta hesaplarına erişerek bilgileri dışarı aktardığı iddia edildi.
HBO saldırısı da dosyada
Güncellenen iddianamede, ABD'li medya şirketi HBO'ya yönelik siber saldırı da yer aldı.
İddianameye göre Behzad Mesri, HBO'nun bilgisayar sistemlerine sızarak şirketin özel bilgilerini ele geçirdi ve ardından şirketten yaklaşık 6 milyon dolar değerinde Bitcoin talep ederek şantaj girişiminde bulundu.
Mabna Enstitüsü ile bağlantılı olduğu belirtilen bazı diğer kişilerin de HBO saldırısında rol aldığı öne sürüldü.
ABD makamları, HBO saldırısıyla bağlantılı olarak Mesri hakkında daha önce ayrı bir dava açıldığını hatırlattı.
Şirketler saldırılar nedeniyle 20 milyon dolardan fazla zarar gördü
Mabna Enstitüsü bağlantılı kişilerin bazı özel şirketler ve en az iki kamu kurumuna yönelik saldırılarda şifre deneme saldırıları, yetkisiz erişim ve veri aktarımı gibi yöntemler kullandığı belirtildi.
ABD Adalet Bakanlığı, bu saldırıların mağdurlara soruşturma, güvenlik önlemleri ve sistemlerin yeniden düzenlenmesi dahil olmak üzere 20 milyon doların üzerinde maliyet oluşturduğunu açıkladı.
Saldırılarda kullanılan yöntemler
İddianamede saldırganların çeşitli siber saldırı tekniklerinden yararlandığı öne sürüldü.
Bunlar arasında:
Hedefli kimlik avı saldırıları
Ele geçirilmiş kullanıcı adı ve şifrelerin kullanılması
Şifre deneme saldırıları
Yetkisiz bilgisayar erişimi
Akademisyenlerin e-posta hesaplarının ele geçirilmesi
Bilgisayar ağlarının keşfedilmesi
Hedef listelerinin oluşturulması
Ele geçirilen hesap bilgilerinin sanıklar arasında paylaşılması
Çalınan verilerin İran dışındaki sunuculara aktarılması
yer aldı.
ABD makamlarına göre bazı sanıklar doğrudan saldırıların ilerleyişini takip ederken, bazıları hedef listeleri oluşturdu ve kimlik avı mesajları hazırladı.
17 sanık hakkında 14 ayrı suçlama
Güncellenmiş iddianame toplam 14 suçlama içeriyor.
Sanıkların tamamı aynı suçlamalarla karşı karşıya değil. İddianamede yer alan başlıca suç kategorileri arasında bilgisayar sistemlerine yönelik saldırı gerçekleştirmek için komplo kurmak, elektronik dolandırıcılık, yetkisiz bilgisayar erişimi ve ağırlaştırılmış kimlik hırsızlığı bulunuyor.
Başlıca suçlamalar ve azami cezalar
| Suçlama | Azami ceza |
|---|---|
| Bilgisayar sistemlerine saldırı gerçekleştirmek için komplo | 5 yıl hapis |
| Elektronik dolandırıcılık için komplo | 20 yıl hapis |
| Mali kazanç amacıyla yetkisiz bilgisayar erişimi | 5 yıl hapis |
| Elektronik dolandırıcılık | 20 yıl hapis |
| Ağırlaştırılmış kimlik hırsızlığı | Zorunlu 2 yıl hapis |
| Bilgisayar sistemlerine yönelik doğrudan saldırı | 5 yıl hapis |
ABD Adalet Bakanlığı, bu rakamların yalnızca Kongre tarafından belirlenen yasal azami cezalar olduğunu, gerçek cezaların mahkeme tarafından belirleneceğini vurguladı.
Sekiz yeni sanık dosyaya eklendi
Yeni iddianameyle birlikte daha önce suçlanan 9 kişiye ek olarak 8 kişinin daha dosyaya dahil edildiği açıklandı.
ABD makamları, yeni suçlamaların Mabna Enstitüsü'nün daha geniş bir ağ içerisinde faaliyet gösterdiği iddiasını ortaya koyduğunu belirtti.
İddianamede adı geçen kişiler arasında Gholamreza Rafatnejad, Ehsan Mohammadi, Abdollah Karima, Mostafa Sadeghi, Seyed Ali Mirkarmi, Mohammed Reza Sabahi, Roozbeh Sabahi, Abuzar Gohari Moqadam, Sajjad Tahmasebi, Saeid Houshyar, Behzad Mesri, Manouchehr Hashemloo, Keyvan Fayaz, Amir Barati, Saber Shahbazi Ballojeh, Arman Kahzadian ve Mojtaba Galekuhi bulunuyor.
ABD 5 sanık için 10 milyon dolara kadar ödül koydu
ABD Dışişleri Bakanlığına bağlı Rewards for Justice programı, bazı sanıkların yerinin tespit edilmesini sağlayacak bilgiler için toplamda 10 milyon dolara kadar ödül teklif etti.
Ödül kapsamında Behzad Mesri, Mojtaba Galekuhi, Arman Kahzadian, Keyvan Fayaz ve Saber Shahbazi Ballojeh hakkında bilgi sağlayabilecek kişilerin arandığı açıklandı.
ABD makamları, bu kişilerin yabancı bir hükümetin yönlendirmesi veya kontrolü altında gerçekleştirilen ve ABD bilgisayar sistemlerine yönelik belirli kötü niyetli siber faaliyetlerle bağlantılı olduğunu belirtti.
FBI: "Zaman kararlılığımızı azaltmayacak"
FBI Siber Birimi Direktör Yardımcısı Brett Leatherman, soruşturmanın yıllar önce başlayan siber saldırıların peşinin bırakılmadığını gösterdiğini söyledi.
Leatherman, saldırganların Amerikan ve müttefik ülkelerdeki üniversitelerin, şirketlerin ve kamu kurumlarının fikri mülkiyetini hedef aldığını savunarak, FBI'ın kötü niyetli siber aktörleri tespit etmek, operasyonlarını sekteye uğratmak ve sorumluları adalet önüne çıkarmak için çalışmalarını sürdüreceğini ifade etti.
ABD Güney New York Bölgesi Başsavcısı Jamie McDonald ise siber operasyonların artık devletlerin ulusal güç unsurlarından biri haline geldiğini belirterek, ABD kurumlarını hedef alan saldırıların ülkenin güvenliği ve ekonomik gücü açısından doğrudan sonuçları olduğunu söyledi.
Soruşturmayı FBI yürüttü
Soruşturmanın ana yürütücüsü FBI olurken, İngiltere Ulusal Suç Ajansı'nın da çalışmalara destek verdiği açıklandı.
ABD Hazine Bakanlığı'nın Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi (OFAC), Rewards for Justice programı ve Adalet Bakanlığı Uluslararası İlişkiler Ofisi de soruşturmaya katkı sağlayan kurumlar arasında yer aldı.
Dava, New York Güney Bölgesi'nde ABD Bölge Yargıcı Jesse M. Furman tarafından görülüyor.
ABD'nin mesajı: Siber saldırıların peşini bırakmayacağız
ABD Adalet Bakanlığının açıklaması, Washington'ın İran bağlantılı olduğu iddia edilen siber saldırılara karşı uzun vadeli bir takip politikası yürüttüğünü ortaya koydu.
2013'ten itibaren sürdüğü öne sürülen operasyonların 2017 sonuna kadar devam ettiği belirtilirken, ilk suçlamaların 2018'de kamuoyuna açıklandığı hatırlatıldı.
Yeni iddianameyle birlikte ABD makamları, aradan yıllar geçmesine rağmen saldırıların sorumlularının tespit edilmesi ve yargı önüne çıkarılması için çalışmaların sürdürüldüğünü vurguladı.
ABD makamlarının açıklamasına göre davada suçlanan kişiler, haklarındaki iddialar mahkemede kanıtlanana kadar hukuken masum kabul ediliyor.
