ABD'nin Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Mike Waltz, Financial Times'a verdiği özel demeçte Washington'ın İran'a yönelik stratejisini net bir dille ortaya koydu. Waltz, nükleer program konusunda anlamlı ve kalıcı bir anlaşma masaya gelene kadar ABD'nin İran'a karşı yürüttüğü mevcut baskı ve çatışma politikasından geri adım atmayacağını belirtti.
Deniz ablukası ve ekonomik baskı
Diplomat, ABD yönetiminin İran limanlarına uyguladığı ablukanın öngörülebilir bir gelecekte devam edebileceğini vurguladı. Washington'ın temel hedefinin, İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini kontrol altına alacak bir mutabakat olduğunu belirten Waltz, bu süreçte ekonomik yaptırımların da en üst seviyede tutulacağını ifade etti. ABD, sadece yeni zenginleştirme faaliyetlerini durdurmayı değil, aynı zamanda İran'ın elinde bulunan mevcut yüksek düzeyde zenginleştirilmiş nükleer materyal stoklarını da tamamen ortadan kaldırmayı hedefliyor.
Siyasi belirsizlik ve seçim baskısı
Waltz, mevcut gerilimin bir yıl daha sürebileceği ihtimalini göz ardı etmezken, Tahran'ın daha erken bir tarihte müzakere masasına oturmasını umut ettiklerini dile getirdi. Öte yandan, ABD iç siyasetinde durum oldukça karmaşık görünüyor.
Başkan Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun, 3 Kasım'da yapılacak ara seçimlerin ardından İran'a yönelik saldırı operasyonlarını yeniden başlatmayı görüştükleri iddia ediliyor. Ancak bu savaş politikası, yükselen fiyatlar ve ekonomik zorluklar nedeniyle Amerikan kamuoyunda ciddi bir tepkiyle karşılanıyor.
Trump'ın onay oranının yüzde 31'e kadar gerilemesi, Cumhuriyetçi Parti'nin yaklaşan seçimlerde Demokratlar karşısında zorlanabileceği yorumlarını beraberinde getiriyor.
