Gündem Atlas Dünya "Ahmed El-Şara: 'İslami Söylem Birliği' toplumsal uyum için neyi değiştirecek?"

"Ahmed El-Şara: 'İslami Söylem Birliği' toplumsal uyum için neyi değiştirecek?"

Ahmed El-Şara, "İslami Söylem Birliği" tüzüğünün toplumsal uyum için önemli bir adım olduğunu belirtti. Din adamlarına eğitim ve medya iş birliği vurgulandı; ancak sosyal medyada doğrulanmamış bilgilerin kullanılmaması gerektiği uyarısı yapıldı.

El-Şara: İslami Söylem Birliği Tüzüğü toplumsal uyum için kritik bir adımdır

ŞAM

 Ahmed El-Şara, “İslami Söylem Birliği” tüzüğünün toplumsal uyumu artırmak ve ulusal birliği korumak adına atılmış kritik bir adım olduğunu belirterek, din adamlarına “devlet inşası önceliklerini dikkate alan bir söylem” çağrısında bulundu.

Suriye Evkaf Bakanlığı tarafından Şam Konferans Sarayı’nda düzenlenen “İslami Söylem Birliği” konferansının ikinci gününe katılan El-Şara, çok sayıda yetkili, alim ve din adamının yer aldığı etkinlikte toplumsal bilinçlendirme sürecinde vaizler, eğitim kurumları ve medyanın ortak sorumluluk taşıdığına dikkat çekti.

“Tüzük kışkırtıcı söylemlerin önüne geçecek”

Konferans kapsamında düzenlenen diyalog oturumunda konuşan El-Şara, “İslami Söylem Birliği” Tüzüğü’nün söz birliğini teşvik etmek, ılımlılığı pekiştirmek ve dini söylemde dengeyi sağlamak için önemli bir dayanak olduğunu ifade etti.

Tüzüğün Suriye toplumunun çeşitliliğini gözeterek toplumsal uyumu artıracağını belirten El-Şara, mezhepsel çatışmaları teşvik eden kışkırtıcı söylemlerin engelleneceğini söyledi.

Suriye’nin mevcut dönemde net önceliklere ve bilimsel planlara dayalı bir çalışma disiplinine ihtiyaç duyduğunu vurgulayan El-Şara, devlet inşasının bu temeller üzerine yükselmesi gerektiğini dile getirdi.

“Altmış yıllık yolsuzluk ve savaşın yıkımı büyük”

Ülkenin karşı karşıya olduğu zorluklara değinen El-Şara, altmış yılı aşkın süredir biriken idari ve örgütsel yolsuzlukların yanı sıra “mübarek devrim yılları” olarak adlandırdığı süreçte altyapı ve yaşam sektörlerinde büyük yıkım yaşandığını ifade etti.

Yaklaşık 1 milyon 200 bin evin tamamen ya da kısmen yıkıldığını belirten El-Şara, bu durumun milyonlarca insanı etkilediğini, ülke içindeki kamplar ile yurt dışındaki yerinden edilmiş kişilerin dramının sürdüğünü hatırlattı.

Geçtiğimiz yılın performansına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan El-Şara, hükümet faaliyetlerinin halk tarafından denetlenmesi gerektiğini, şeffaflığın esas olduğunu söyledi. Adalet sektörü başta olmak üzere birçok bakanlıkta reformların hayata geçirildiğini, uluslararası ilişkilerin geliştirildiğini ve sürdürülebilir ekonomi için stratejik planların oluşturulduğunu kaydetti.

“Suriye entelektüel tartışmalara dalma konumunda değil”

Konferans bildirisinin doğru yönde bir ilerleme olduğunu ifade eden El-Şara, kamuoyunun ikincil anlaşmazlıklarla meşgul edilmemesi gerektiğini vurguladı.

“Suriye, toplumsal ahlaki denetim de dahil olmak üzere acil ihtiyaçlar ışığında, tarihsel entelektüel tartışmalara dalma konumunda değildir” diyen El-Şara, ülkenin önceliklerinin net olduğunu söyledi.

Din adamlarına “emanet” uyarısı

Alimlere ve vaizlere hitap eden El-Şara, minberin ve halka hitap edilen her platformun bir “emanet” olduğunu belirtti. Konuşmacıların sözlerinin ve dinleyicilerin zihninin kutsal bir sorumluluk taşıdığını dile getiren El-Şara, şu uyarılarda bulundu:

“Bilginin aktarılmasında dikkatli olunmalı ve doğruluğu teyit edilmelidir. Sosyal medyada dolaşan her içerik, minberde malzeme olarak kullanılmamalıdır. Söylemler, devletin inşası ve kurulması önceliklerini dikkate almalıdır.”

Kurumsal bütünleşme vurgusu

El-Şara, dini söylemi düzenleyen tüzüğün istikrarı güçlendireceğini belirterek, bu sürecin bireysel değil; dini, eğitim ve medya kurumları arasında iş birliğine dayalı bir çaba olması gerektiğini söyledi.

Savunmadan ekonomiye, içişlerinden dini platformlara kadar tüm kurumların yeni Suriye’nin inşasında rol üstlenmesi gerektiğini ifade eden El-Şara, devlet ile toplum arasındaki karşılıklı güvenin bu şekilde tesis edileceğini belirterek konuşmasını tamamladı.

Pazartesi günü yayımlanan “İslami Söylem Birliği” bildirisi, ülkedeki farklı düşünce ekollerini bir araya getirerek genel dini konularda fikir birliği sağlamayı amaçlayan ulusal bir anlaşma niteliği taşıyor.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *