ABD'de gerçekleştirilen ara seçimlerin ardından siyasi dengeler değişirken, gözler Başkan Donald Trump'ın İran'a yönelik izleyeceği yeni stratejiye çevrildi. Sasakawa Barış Vakfı'ndan kıdemli araştırmacı Tsuneo Watanabe, seçim sonuçlarının Trump üzerinde ciddi bir baskı oluşturacağını ve İran ile olan gerilimi sona erdirmenin birincil öncelik haline geleceğini belirtti.
Ekonomik baskı ve seçim yenilgisi
Watanabe'ye göre, İran ile yaşanan gerilim ve buna bağlı olarak küresel piyasalarda tırmanan petrol fiyatları, Cumhuriyetçi Parti'nin seçimlerdeki başarısızlığının temel nedenleri arasında yer alıyor. Seçmen nezdinde karşılık bulan bu ekonomik huzursuzluk, Trump yönetimini askeri müdahale konusunda daha temkinli olmaya zorluyor. Uzman, gelecekte askeri güç kullanımına dair eşiğin eskiye oranla çok daha yüksek tutulacağını ifade ediyor.
Kongre engeli ve savunma bütçesi
Trump'ın geniş çaplı bir kara savaşı başlatmasının artık oldukça zor olduğunu vurgulayan Watanabe, Kongre'deki yeni dengelerin ve MAGA destekçileri dahil olmak üzere kamuoyundaki savaş karşıtı eğilimin bu kararlarda belirleyici olacağını savunuyor. Demokratların hem Temsilciler Meclisi'nde hem de Senato'da çoğunluğu ele geçirmesi, savunma bütçesini de bir pazarlık unsuru haline getiriyor. Bu durum, Trump'ın askeri hamlelerini sınırlandıracak bir denetim mekanizması oluşturuyor.
Yeni dönemde siyasi pazarlıklar
3 Ocak 2027'de göreve başlayacak olan 120. Kongre, Trump yönetimi için zorlu bir dönemin habercisi niteliğinde. Demokratların kontrolündeki yasama organı, savunma harcamaları ve dış politika kararları üzerinde ciddi bir denetim yetkisine sahip olacak. Uzmanlar, Trump'ın bu yeni siyasi iklimde, büyük çaplı operasyonlar yerine daha sınırlı ve stratejik hamlelere odaklanmak zorunda kalacağını öngörüyor.
