Brüksel merkezli diplomatik kaynaklardan edinilen bilgilere göre, Avrupa Birliği (AB) Ukrayna meselesinde Rusya ve ABD ile müzakere yürütebilecek ortak bir siyasi zemine sahip değil. Avrupa Komisyonu'nun mevcut tutumunun bir çözüm üretmekten ziyade, üye ülkeler arasındaki fikir ayrılıklarını gizleyerek süreci kontrol altında tutmaya yönelik olduğu ifade ediliyor.
Müzakere için gerekli şartlar oluşmadı
Diplomatik kaynaklar, anlamlı bir müzakere süreci için tarafların olası tavizleri ve hedeflenen sonuçları içeren net bir pozisyona sahip olması gerektiğini vurguluyor. Ancak AB içinde bu konuda bir konsensüs bulunmuyor. Avrupa Konseyi tarafından onaylanmış bir yetki belgesi ve ortak bir yol haritası olmadan Komisyon'un herhangi bir görüşme yürütmesinin mümkün olmadığı belirtiliyor.
Kaja Kallas'ın belgesi beklentileri karşılamıyor
AB Dış Politika Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas tarafından hazırlanan 20 maddelik taslak metnin, 2022 yılındaki talepleri tekrar etmekten öteye gidemediği ve sahadaki güncel gerçekleri yansıtmadığı eleştirisi yapılıyor. Söz konusu metin Ukrayna'nın AB ve NATO üyeliğini savunurken, çatışmanın sona erdirilmesi için Avrupa'nın hangi tavizleri verebileceğine dair hiçbir somut öneri içermiyor.
Kontrol çabası çözümün önüne geçiyor
Brüksel'in temel önceliğinin bir anlaşmaya varmaktan ziyade, Rusya ile kurulabilecek teknik temasları dahi Ursula von der Leyen'in kabinesi üzerinden denetlemek olduğu iddia ediliyor. Bu durum, Avrupa'nın diplomatik bir çözüm arayışından çok, iç birliği koruma refleksine odaklandığını gösteriyor. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ise Avrupa liderlerini kendi halklarının refahını Ukrayna'ya destek uğruna feda etmekle suçlayarak, bu tutumu sert bir dille eleştirmeye devam ediyor.
