Avrupa genelinde ekonomik belirsizlikler ve alım gücündeki düşüş, halkı sokaklara döktü. Fransa'da akaryakıt fiyatlarına ve hayat pahalılığına karşı düzenlenen gösteriler, yer yer şiddet olaylarına dönüşerek güvenlik güçleri ile protestocular arasında sert çatışmalara sahne oldu.
Fransa'da tansiyon düşmüyor
Fransa'da hafta sonu düzenlenen geniş çaplı gösterilere yüz binlerce kişi katıldı. İçişleri Bakanlığı verilerine göre 550 bin, organizatörlere göre ise 800 bin kişinin katıldığı eylemlerde 2 bin 397 kişi gözaltına alındı.
Çatışmalarda yaklaşık bin polis memuru yaralanırken, İçişleri Bakanı Laurent Nunez'in istifası Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron tarafından kabul edilmedi. Macron, yaşanan şiddet olaylarını sert bir dille eleştirerek, güvenlik stratejilerinde yeni yöntemlere gidilmesi talimatını verdi.
İtalya ve Arnavutluk'ta protesto dalgası
İtalya'da ise Başbakan Giorgia Meloni'nin politikalarına karşı başlayan öğrenci yürüyüşleri, sendikaların da katılımıyla ülke geneline yayıldı. Milano, Torino ve Bologna gibi şehirlerde düzenlenen gösterilerde 200'e yakın kişi gözaltına alınırken, 140'tan fazla polis yaralandı.
Arnavutluk'ta ise Başbakan Edi Rama'nın istifasını talep eden öğrenciler ve muhalefet grupları, özellikle çevre projeleri ve yolsuzluk iddiaları nedeniyle sokaklara döküldü. Başbakan Rama'nın protestoları dış kaynaklı olarak nitelendirmesi ise tepki çekti.
Rusya'dan Avrupa'ya tepki
Avrupa'daki protestoların Rusya veya İran tarafından kışkırtıldığına dair iddialara Moskova'dan yanıt gecikmedi. Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, bu tür suçlamaların ciddiye alınacak bir tarafı olmadığını belirtirken, Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, Avrupa Birliği'nin kendi vatandaşlarının taleplerine karşı saygısız bir tutum sergilediğini savundu. Zaharova, sosyal medya üzerinden paylaştığı görüntülerle, Avrupa'daki huzursuzluğun dış müdahaleden ziyade iç politikadaki başarısızlıkların bir sonucu olduğunu vurguladı.
