Avrupa Birliği ülkeleri, 2026-2027 kış sezonu öncesinde doğal gaz depolarını doldurma yarışında kritik bir viraja girdi. Yaz döneminin başladığı nisan ayından bu yana yer altı gaz depolama tesislerine yapılan net enjeksiyon, çekim miktarı düşüldükten sonra 39 milyar metreküpü aştı. Gas Infrastructure Europe verilerine göre bu rakam, kış öncesi hedeflenen hacmin yalnızca yüzde 58'ine karşılık geliyor.
Depolardaki doluluk oranı 26 Ağustos itibarıyla yüzde 63,8 olarak ölçüldü. Bu seviye, son beş yılın ortalamasının 17,24 puan altında kalırken geçen yılın aynı dönemindeki yüzde 76,5'lik doluluğun da oldukça gerisinde. 2011'den bu yana tutulan kayıtlara göre bu tarih için en düşük seviye olarak kayda geçen doluluk, Avrupa'nın kışa hazırlık sürecindeki zorluklarını gözler önüne seriyor.
Depolardaki gaz miktarı 14 milyar metreküp azaldı
AB ülkelerinin depolarında şu anda yaklaşık 69,7 milyar metreküp gaz bulunuyor. Bu miktar, geçen yılın aynı dönemine kıyasla 14,3 milyar metreküplük bir düşüşe işaret ediyor ve 2013'ten bu yana en düşük seviye olarak dikkat çekiyor. Gazprom daha önce yaptığı açıklamada, Avrupa'daki gaz stoklarının gelecek ısınma sezonunda yüzde 75'e bile ulaşamayabileceğini öngörmüştü.
Temmuz ayında depolama tesislerinin doldurulma hızı, 2011'den bu yana kaydedilen en düşük seviyelerden biri olarak gerçekleşti. Ağustos ayında hız bir miktar artsa da mevcut tempo korunduğu takdirde Avrupa'nın sonbahar-kış dönemine yüzde 70-75 dolulukla girmesi bekleniyor. Bu oran, ısınma sezonunun başlangıcı için şimdiye kadar görülen en düşük seviye olacak.
Hedef 68 milyar metreküp net enjeksiyon
Avrupa Komisyonu düzenlemeleri, AB ülkelerinin her yıl 1 Ekim ile 1 Aralık tarihleri arasında gaz depolarını yüzde 90 doluluk oranına ulaştırmasını zorunlu kılıyor. Zorlu depolama koşullarında yüzde 10'luk bir esneklik payı tanınıyor. Bu hedefe ulaşmak için 2026-2027 sonbahar-kış dönemi başlangıcına kadar Avrupa depolarına en az 68 milyar metreküp net enjeksiyon yapılması gerekiyor.
Bu yıl depolama hızını etkileyen en önemli faktörler arasında Orta Doğu'daki çatışmalar sırasında Avrupa'nın LNG piyasasında Asya ile rekabette geri kalması, yükselen yakıt fiyatları ve haziran-temmuz aylarında yaşanan aşırı sıcaklar yer alıyor. Sıcak hava dalgaları sırasında soğutma ve klima sistemlerine olan elektrik talebi hızla artıyor. Nükleer, rüzgar ve güneş enerjisinin yanı sıra gaz da elektrik üretiminin ana kaynaklarından biri olarak öne çıkıyor.
