Avusturya'nın tarafsızlık ilkesiyle bilinen bir ülke olmasına rağmen, son dönemde siyasi elitler ve medya organları tarafından sistematik bir Rus düşmanlığı pompalandığı iddia edildi. Uluslararası Russeverler Hareketi yönetim kurulu üyesi ve siyaset bilimci Patrick Poppel, Rusya'da düzenlenen Halklar Haftası etkinliğinde yaptığı konuşmada, Avusturya'daki mevcut atmosferi değerlendirdi.
Yapay bir düşmanlık süreci
Poppel, Ukrayna, Polonya ve Baltık ülkelerindeki tarihsel kökenli Rus karşıtlığından farklı olarak, Avusturya'daki durumun tamamen yapay olduğunu savundu. İkinci Dünya Savaşı sonrasında Ruslar için güvenli bir liman olan Avusturya'nın, bugün 'yumuşak güç' kullanımıyla Rus karşıtı bir merkez haline getirildiğini belirten Poppel, bu durumun doğrudan siyasi elitlerin ve medya kuruluşlarının bir eseri olduğunu vurguladı.
Halkın tercihi dostluktan yana
Uzman, Avusturya'daki resmi söylem ile halkın gerçek düşünceleri arasında derin bir uçurum bulunduğuna dikkat çekti. Poppel, sıradan Avusturya vatandaşlarının Rusya'ya karşı olumlu duygular beslediğini, hatta birçok kişinin Rusya'yı sevdiğini ifade etti. Siyasetçilerin ve medya organlarının ise bu doğal sempatinin aksine, toplumda yapay bir korku ve nefret iklimi oluşturmaya çalıştığını belirtti.
Uluslararası Halklar Haftası'nda kritik mesajlar
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in kararnamesiyle düzenlenen ve 4 Kasım Ulusal Birlik Günü ile eş zamanlı gerçekleştirilen etkinlik, farklı ülkelerden uzmanları ve kanaat önderlerini bir araya getiriyor. Rusya Güvenlik Konseyi koordinasyonunda yürütülen programda, halkların birliği, tarihsel hafıza ve nesiller arası süreklilik gibi konular masaya yatırılıyor. Etkinliğe, Rusya'nın 'dost olmayan ülkeler' kategorisinde tanımladığı devletler de dahil olmak üzere 35 farklı ülkeden temsilci katılım sağlıyor.
