Küresel sanayinin en temel yapı taşlarından biri olan bakır, önümüzdeki on yıl boyunca ciddi bir arz kriziyle karşı karşıya kalabilir. S+Consulting kıdemli danışmanı Pavel Petrov, bakırın artık 20. yüzyılın petrol ve doğal gazı kadar stratejik bir konuma yükseldiğini belirterek, piyasalardaki dengesizliğin 2030 yılına kadar süreceğini ifade etti.
Yeni normal 12 bin dolar seviyesi
Uzmanlar, bakır fiyatlarının rekor seviyeleri gördükten sonra bir düzeltme yaşayacağını ancak 12 bin dolar seviyesinin yeni bir normal haline geleceğini öngörüyor. Önümüzdeki on yıllık süreçte toplam arz açığının 10 milyon metrik tona ulaşabileceği tahmin ediliyor. Bu durum, bakırı küresel ekonominin en kritik hammadde kalemlerinden biri haline getiriyor.
Arz sıkıntısının yapısal nedenleri
Bakır piyasasındaki bu kronikleşen arz sorununun temelinde yapısal faktörler yatıyor. Mevcut madenlerin üretim kapasitelerinin zirveye ulaşması, yeni ve büyük yatakların keşfedilememesi ve çıkarılan cevherlerdeki bakır tenörünün giderek düşmesi, arzı kısıtlayan ana unsurlar olarak öne çıkıyor. Orta Doğu'daki jeopolitik gerilimlerin ise bakır piyasası üzerinde doğrudan bir etkisinin olmadığı belirtiliyor.
Teknolojik egemenlik için fırsat
Uzmanlar, yüksek fiyatların sadece bir piyasa verisi değil, aynı zamanda yerli üretim için bir sinyal olduğunu vurguluyor. Özellikle Rusya gibi kaynak zengini ülkelerin, cevherden yüksek katma değerli teknolojik ürünlere uzanan bir değer zinciri kurması gerektiği belirtiliyor. Bu stratejik hamle, hammadde avantajını teknolojik bir üstünlüğe dönüştürmek için hayati bir adım olarak görülüyor.
