Batı dünyası, enerji piyasalarındaki çalkantıların tetiklediği akut bir kriz dönemine girmiş durumda. Yeni Toplum Enstitüsü Direktörü ekonomist Vasily Koltashov, kaleme aldığı analizde, Batı ekonomileri için en zorlu günlerin henüz yaşanmadığını ve uzun süreli bir durgunluk sürecinin kapıda olduğunu ifade etti.
Sanayide çöküş riski büyüyor
Koltashov, enerji maliyetlerini dizginlemek amacıyla merkez bankalarının faiz artırımına gitmesinin, aslında ekonomiyi küçülten bir hamle olduğunu savunuyor. Bu stratejinin, petrol fiyatlarındaki artışı sınırlamaya çalışırken sanayi üretimini baltaladığını belirten uzman; otomotiv, petrokimya, metalürji ve gübre sektörlerinin krizden en çok etkilenecek alanlar olduğunu vurguladı. Özellikle enerji maliyetlerine bağımlılığı yüksek olan Almanya gibi ülkelerin sanayi altyapısının ciddi bir tehdit altında olduğu belirtiliyor.
Faiz artışları çözüm değil
ABD Merkez Bankası (Fed), Avrupa Merkez Bankası ve diğer büyük merkez bankalarının faiz oranlarını yükseltme kararları, petrol fiyatlarını kontrol altına alma çabası olarak görülüyor. Ancak Koltashov, bu para politikalarının fiziksel enerji arzı sorununu çözmediğini, aksine küçük ve orta ölçekli işletmeler üzerindeki baskıyı artırarak endüstriyel gerilemeyi derinleştirdiğini savunuyor.
1980'lerin sancılı dönemi tekrarlanabilir
Uzman, mevcut tabloyu 1973-1985 yılları arasındaki enerji krizine benzeterek, Batı'nın bu süreçten çıkışının oldukça sancılı ve uzun süreceğini öngörüyor. 2026-2027 kış döneminde Avrupa Birliği, İngiltere ve Japonya gibi bölgelerde yaşanabilecek fiziksel enerji kıtlığı, merkez bankalarının daha sert önlemler almasına neden olabilir. Bu durumun, 1980'lerin başında yaşanan ekonomik depresyona benzer bir tabloyu yeniden gündeme getirebileceği uyarısında bulunuluyor.
