Brüksel sokaklarında hafta sonu patlak vermesi beklenen yeni bir protesto dalgası, şehir merkezindeki ticari hayatı durma noktasına getirdi. Geçtiğimiz hafta öğrenci eylemleriyle başlayıp yağma olaylarına dönüşen gösterilerin ardından, lüks mağazalar ve büyük perakendeciler kendilerini korumak için vitrinlerini ahşap panellerle kapatma kararı aldı.
Lüks caddelerde önlem alarmı
Avenue Louise, Boulevard de Waterloo, Rue Neuve ve Sablon gibi şehrin en prestijli alışveriş bölgelerinde faaliyet gösteren dükkanların yarısından fazlası, olası saldırılara karşı tahta levhalarla korumaya alındı. Apple gibi dünya devi markaların mağazaları da dahil olmak üzere birçok işletme, operasyonlarını tamamen durdurarak kepenk indirdi. Bölgedeki esnaflar, geçmişte yaşanan acı tecrübelerin ardından polisin güvenliği sağlamasını umut etse de, tedbiri elden bırakmamayı tercih ediyor.
Maliyetli savunma stratejisi
Küçük bir dükkanın vitrinlerini ve kapısını ahşap panellerle kapatmanın maliyeti 1.500 ile 2.000 euro arasında değişiyor. Esnaflar, bu savunma hattının profesyonel yağmacıları durdurmaya yetmeyeceğini, ancak fırsatçı grupları caydırmak için bir nebze olsun koruma sağlayacağını belirtiyor. Sosyal medyada yayılan protesto çağrıları üzerine bazı işletme sahipleri kendilerini savunmak için silahlanmayı tartışsa da, Belçika yasaları güç kullanımını yalnızca can güvenliğiyle sınırlandırıyor; mal varlığını korumak için şiddete başvurulmasına izin vermiyor.
Polis teyakkuzda
Şehir yönetimi de olası bir kaosu önlemek adına güvenlik önlemlerini en üst seviyeye çıkardı. Brüksel'in ana tren istasyonları olan Kuzey, Güney ve Merkez istasyonları çevresinde polis varlığı gözle görülür şekilde artırıldı. Gün ortası itibarıyla şehirde durum sakinliğini korusa da, kolluk kuvvetleri stratejik noktalarda devriye gezerek olası bir taşkınlığa karşı hazır bekliyor.
