Hürmüz Boğazı'nda Sıcak Çatışma: ABD ve İran Orduları Doğrudan Karşı Karşıya Geldi!
Küresel petrol ve enerji sevkiyatının en kritik geçiş noktası olan Hürmüz Boğazı, Washington ile Tahran arasında fitili ateşlenen doğrudan bir askeri çatışmaya sahne oluyor. İran’ın Hürmüzgan Eyaleti’ne bağlı Sirik bölgesinde duyulan şiddetli patlamaların ardından, taraflardan peş peşe karşılıklı operasyon ve misilleme açıklamaları geldi. Bölgede savaş tamtamları çalıyor.
CENTCOM: "Ticari Gemiye Hain Saldırının Güçlü Bir Yanıtıdır"
Operasyona ilişkin ilk resmi duyuru ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) tarafından yapıldı. Yapılan açıklamada, hava harekatının gerekçesi olarak 25 Haziran'da Singapur bayraklı "M/V Ever Lovely" adlı ticari gemiye düzenlenen drone saldırısı gösterildi.
Umman açıklarında seyrederken İran'a ait kamikaze insansız hava araçlarının hedefi olan kargo gemisine yönelik bu eylemin, bölgedeki mevcut ateşkesi açıkça ihlal ettiği savunuldu. Amerikan savaş uçaklarının, bu saldırıya misilleme olarak İran içerisindeki drone ve füze depolama tesisleri ile kıyı şeridinde konuşlu radar üslerini nokta atışıyla başarıyla vurduğu ilan edildi. Pentagon kaynakları, seyrüsefer özgürlüğünün tehlikeye atılmasına izin verilmeyeceğini vurguladı.
İran’dan Karşı Hamle: Körfez'deki ABD Üsleri Hedef Alındı
Amerikan saldırısının hemen ardından İran cephesinden de misilleme açıklaması gecikmedi. İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO), devlet televizyonu aracılığıyla yaptığı duyuruda, Amerikan saldırganlığına anında yanıt verilerek Körfez bölgesinde konuşlu ABD askeri üslerine misilleme saldırıları düzenlendiğini iddia etti. Washington yönetimini daha önce varılan mutabakatların şartlarına uymamakla suçlayan DMO, "Eğer bu saldırgan tavır tekrarlanırsa, bir sonraki cevabımız çok daha yıkıcı ve geniş kapsamlı olacaktır" uyarısını paylaştı.
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance: "Telefon Edin, Yoksa Şiddetle Karşılık Bulursunuz"
Gelişmeleri sosyal medya hesabı üzerinden değerlendiren ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, Tahran yönetimine yönelik diplomatik ve askeri sınırları çok net bir dille çizdi. ABD’nin ateşkes anlaşmalarına sadık kaldığını belirten Vance, Tahran yönetiminin anlaşmanın uygulanmasına dair bir itirazı veya uyuşmazlığı varsa bunu şiddet yoluyla değil, doğrudan iletişim kanallarını kullanarak çözmesi gerektiğini ifade etti.
Vance, "Eğer bir anlaşmazlık varsa telefon açabilirlerdi; ancak şiddete yönelirlerse, karşılığını aynı şiddetle alırlar" diyerek Washington'ın tavizsiz kararlılığını ortaya koydu.
İran Meclisi: "Başarısız ABD Yönetimi Tüm İlkeleri Çiğnedi"
Askeri tırmanış, diplomatik kanatlarda da sert yankı buldu. İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Başkanı İbrahim Azizi, ABD'nin tam da hassas müzakerelerin sürdüğü bir dönemde saldırıya geçmesini "pervasızlık" olarak nitelendirdi. Azizi yaptığı açıklamada, "Mevcut ABD yönetimi, müzakere ve ateşkes ilkelerine hiçbir bağlılığının olmadığını bir kez daha kanıtlamıştır. Bu hukuksuz saldırı, her zaman olduğu gibi Amerika'nın geri adım atması ve büyük bir pişmanlık duymasıyla sonuçlanacaktır" diyerek ABD'nin bir algı operasyonu yürüttüğünü savundu.
Sirik’te Hareketli Saatler: "Saldırıyı Püskürttük"
Yerel kaynaklar, İran'ın güneyinde yer alan Sirik kentindeki Taheruyi İskelesi'nin doğrudan hedef alındığını doğruladı. Patlamalardan hemen önce İran Silahlı Kuvvetleri'nin Hürmüz Boğazı'ndan izinsiz geçiş yapmaya çalışan bazı batılı deniz unsurlarına Sirik bölgesinden uyarı atışları yaptığı kaydedildi.
Devrim Muhafızları Ordusu ise yayımladığı son durum raporunda, deniz ve hava savunma unsurlarının koordineli çalışması sayesinde Amerikan saldırısının büyük oranda "bertaraf edildiğini" ve düşman unsurlarının geri çekilmek zorunda kaldığını ileri sürdü. Toprak bütünlüğünün korunduğunu belirten İran ordusu, "Bu hain saldırının cevabı, tamamen kendi belirleyeceğimiz yer ve zamanda, son derece kararlı ve hızlı bir şekilde verilecektir" açıklamasında bulundu.
