Ali Khamenei’nin ölümü iddiası gündemde
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun açıklamaları sonrası İran’ın dini lideri Ali Hamaney’in öldüğüne ilişkin iddialar kamuoyunda tartışma yarattı.
Benjamin Netanyahu, 28 Şubat’ta ABD ile başlatıldığı belirtilen saldırıların ardından İran’ın dini lideri Ali Hamaney’in öldüğüne dair “artan sayıda işaret” bulunduğunu öne sürdü. Netanyahu’nun açıklaması, Tahran’daki siyasi dengeler ve kamuoyu tepkileri açısından dikkat çekici bir iddia olarak değerlendirildi.
İran makamları ise Hamaney’in hayatını kaybettiği yönündeki iddialara ilişkin ne doğrulama ne de açık bir yalanlama içeren resmi bir açıklama yaptı.
Saldırıların ardından Tahran’da binlerce kişi ABD ve İsrail karşıtı sloganlarla protesto gösterileri düzenledi. Netanyahu’nun sözleri sonrasında bazı İranlıların Hamaney’in öldüğü iddiasını kutlamak amacıyla sokaklara çıktığına dair haberler de uluslararası basında yer aldı.
Hamaney’in siyasi geçmişi
1939 yılında Meşhed’de doğan Ali Hamaney, din âlimi olan babasının izinden giderek medrese eğitimi aldı ve daha sonra Şii ilahiyatının merkezi Kum’a taşındı. Kum’da Ruhollah Khomeini ile tanışan Hamaney, 1960’lı yılların başında Şah Mohammad Reza Pahlavi yönetimine karşı yürütülen muhalefet hareketine katıldı.
Şah dönemindeki laikleşme politikalarına ve yönetim anlayışına karşı protestolarda yer alan Hamaney, çeşitli dini örgütlenmeler içinde faaliyet gösterdi ve bu nedenle birkaç kez tutuklandı. Hapishane süreci, Humeyni’nin öngördüğü İslami devlet modeline bağlılığını pekiştirdi.
1979’daki İran İslam Devrimi’nin ardından Devrim Konseyi üyeliği ve savunma bakan yardımcılığı görevlerinde bulunan Hamaney, Devrim Muhafızları’nın yapılanmasında etkili isimlerden biri oldu. Devrimin ilk yıllarında Tahran’da Cuma namazı kıldırdı ve ABD Büyükelçiliği rehine krizinin yaşandığı dönemde elçilik çalışanlarını ziyaret etti.
26 Haziran 1981’de Tahran’daki bir camide konuşma yaptığı sırada bombalı saldırıya uğrayan Hamaney ağır yaralandı; sağ kolu kalıcı olarak felç oldu.
Hamaney’in ölümüne ilişkin iddialarla ilgili resmi ve net bir teyit bulunmazken, gelişmeler bölgedeki gerilimin seyrini doğrudan etkileyebilecek nitelikte değerlendiriliyor.
