Devrim Öncesi – Batı Destekli Modernleşme ve Derin Çatlaklar (1953-1977)
Şah'ın Altın Çağı: Petrol Zenginliği, Beyaz Devrim ve Gizli Baskı
Tahran, 1950'ler-1970'ler – İran, Şah Muhammed Rıza Pehlevi'nin yönetimi altında Batı'ya yaslanan bir modernleşme hamlesi başlattı. 1953'te CIA ve MI6 destekli darbe ile Başbakan Muhammed Musaddık devrildi – Musaddık petrolü millileştirmişti, bu da İngiltere ve ABD'yi rahatsız etmişti. Darbe sonrası Şah mutlak güce kavuştu; SAVAK adlı gizli polis örgütü muhalifleri sistematik olarak susturdu, işkence ve kayıplar yaygınlaştı.

1963'te "Beyaz Devrim" ilan edildi: Toprak reformu, kadınlara oy hakkı, okuryazarlık seferberliği, sanayileşme... Petrol gelirleri sayesinde Tahran gökdelenler, otoyollar ve üniversitelerle doldu; orta sınıf büyüdü, kadınlar eğitim ve işte daha görünür oldu. Ancak bu "ilerleme" derin eşitsizlikler yarattı: Köylüler toprak reformundan yeterince faydalanamadı, şehir göçüyle gecekondular çoğaldı. Dini liderler (özellikle Şii ulema) seküler politikaları "Batı taklidi" olarak gördü; Ayetullah Ruhullah Humeyni 1963'te Şah'ı eleştirdiği için sürgüne gönderildi ve Necef'ten (sonra Paris'ten) kasetlerle sesini duyurdu.
1970'lerde petrol kriziyle ekonomi şişti ama enflasyon patladı, yolsuzluk ve lüks harcamalar halkı öfkelendirdi. 1977'de aydınlar, avukatlar ve gazeteciler açık mektuplarla Şah'ı eleştirdi; Mostafa Humeyni'nin (Ayetullah'ın oğlu) şüpheli ölümü ateşi körükledi. Bu dönem, İran'ı devrime hazırlayan ikilem yıllarıydı: Görünürde zenginlik, altta baskı ve yabancı müdahale nefreti.
Tetikleyiciler ve Protestoların Yükselişi (1978 Başlangıcı)
Kara Cuma'dan Grevlere: Öfke Sokağa Taşıyor
Kum, Ocak 1978 – Devrimin fitili ateşlendi: Ettelaat gazetesinde Humeyni'ye hakaret içeren bir yazı yayınlandı. Binlerce dini öğrenci sokaklara döküldü; güvenlik güçleri ateş açtı, en az 5 kişi öldü. Bu olay "40 gün matem" döngüsünü başlattı – her ölüm yeni protestoyu tetikledi.

Şubat'ta Tebriz'de gösteriler kanlı bastırıldı; Eylül'de "Kara Cuma"da (8 Eylül) Tahran'da Jaleh Meydanı'nda yüzlerce kişi vuruldu. Petrol işçileri grev yaptı, ekonomi felç oldu. Şah sıkıyönetim ilan etti ama reform vaatleri inandırıcı olmadı. Solcular, liberaller, İslamcılar ve milliyetçiler birleşti; sloganlar "Bağımsızlık, Özgürlük, İslam Cumhuriyeti"ne evrildi. Humeyni'nin Paris'ten yönlendirdiği kitleler milyonları sokağa döktü. Bu aylar, monarşinin çöküşünü hızlandıran kanlı bir zincir reaksiyonuydu.
Devrim Süreci – Şah'ın Kaçışı ve İslam Cumhuriyeti'nin Doğuşu (1978 Sonu-1979)
Humeyni Dönüyor: Monarşi Çöküyor, Teokrasi Yükseliyor
Ocak 1979 – Şah Muhammed Rıza Pehlevi kanser tedavisi bahanesiyle ülkeyi terk etti. 1 Şubat'ta Humeyni Tahran'a döndü; milyonlarca kişi havaalanından şehre kadar yolları doldurdu. Ordu tarafsızlığını ilan edince devrimciler hızla kontrolü ele geçirdi.

Şubat'ta Bakhtiar hükümeti devrildi; Nisan'da referandumla %98 oyla İslam Cumhuriyeti ilan edildi. Kasım'da ABD Büyükelçiliği işgal edildi (444 gün rehin krizi başladı), Batı'yla köprüler atıldı. Yeni anayasa "Velayet-i Fakih" (Fakihin Velayeti) ilkesini getirdi; Humeyni yüce lider oldu. Solcular ve liberaller tasfiye edildi, idamlar başladı. Devrim, umutla başlayan ama hızla otoriterleşen bir dönüşümdü – monarşi bitti, teokratik cumhuriyet doğdu.
Devrim Sonrası – Savaş, Reform Girişimleri ve Sürekli Baskı (1980-2024)
Savaş Yılları, Yaptırımlar ve Protesto Dalgaları: Devrimin Mirası
1980-1988: Irak'la sekiz yıllık savaş başladı; yüz binlerce ölü, kimyasal silahlar, ekonomik yıkım. Humeyni 1989'da öldü; Ali Hamaney yüce lider oldu. 1990'larda Hatemi reformları kısa bir açılım getirdi ama muhafazakarlar engelledi.
2009 Yeşil Hareket protestoları (seçim hilesi iddiası) kanla bastırıldı. 2015 JCPOA nükleer anlaşması rahatlama sağladı ama Trump 2018'de çekildi; yaptırımlar geri döndü, ekonomi çöktü. 2022'de Mahsa Amini'nin başörtüsü nedeniyle "ahlak polisi" tarafından öldürülmesi "Kadın, Yaşam, Özgürlük" protestolarını patlattı – ülke çapında yüzlerce ölü. İran Suriye, Yemen, Lübnan'da vekil güçlerle etki kazandı ama içerde yoksulluk, enflasyon ve genç işsizliği kronikleşti. Bu dönem, devrimin ideallerinin (bağımsızlık, adalet) gerçeklikle çarpıştığı yıllar – hayatta kalma mücadelesi.
Güncel Kriz – Ekonomik Çöküş ve Rejim Karşısında Yeni Dalga (2025-2026)
Rial Çöküyor, Sokaklar Kaynıyor: İran Yeni Bir Dönüm Noktasında mı?
Tahran, Şubat 2026 – İran İslam Cumhuriyeti tarihindeki en derin krizi yaşıyor. Aralık 2025 sonunda Tahran Büyük Çarşısı'ndaki esnaf greviyle başlayan protestolar, rial'in rekor düşüşü (1 dolar ≈ 1.4-1.5 milyon rial), %40-50 enflasyon, gıda fiyatlarında %70 artış ve enerji/su kıtlığıyla patladı. Gösteriler hızla siyasi hal aldı: "Diktatöre ölüm", "Rejim düşsün" sloganları ülke geneline yayıldı – üniversiteler, pazarlar, otoyollar merkez oldu.
Ocak 2026'da internet ve telefon kesintileriyle "dijital karartma" uygulandı; hükümet günde milyonlarca dolar zarar ediyor. Güvenlik güçleri en şiddetli baskıyı gösterdi: Binlerce tutuklama, 6.000+ ölü (bazı kaynaklara göre daha fazla), toplu infaz iddiaları. Hamaney "yabancı ajanlar" dedi ama elitler arası çatlaklar (Reformcular bile rejimi eleştiriyor) ve sağlık sorunları rejimi zayıflatıyor.

2025'teki İsrail'le 12 günlük savaşın yıkımı, yaptırımlar ve vekil güçlere harcanan milyarlar ekonomiyi bitirdi. Trump'ın "müdahale" tehditleri ve askeri yığınak gerilimi artırdı. Protestolar kısmen bastırıldı ama öfke sürüyor – bazı analistler "rejim çöküşünün ilk sarsıntıları" diyor. İran 47 yıl sonra devrim eşiğinde mi? Gelecek aylar, baskı mı yoksa değişim mi getirecek belirleyecek.
