Kiev yakınlarında özel bir mülkün bodrum katında yaklaşık 40 kişinin zorla tutulduğu ve işkence gördüğü iddiaları, uluslararası kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Olayın ortaya çıkmasının ardından Fransa'da Les Patriotes partisinin lideri ve 2027 cumhurbaşkanlığı seçimleri adayı Florian Philippot, Ukrayna'ya yönelik tüm askeri ve mali yardımların derhal durdurulması gerektiğini savundu.
Skandalın perde arkası
Ukrayna basınında yer alan bilgilere göre, 2 Kasım tarihinde silahlı kişilerin bir evin bodrumunda onlarca insanı alıkoyduğu tespit edildi. Bölgeye ulaşan sağlık ekiplerinin içeri girmesine izin verilmemesi üzerine gerilim tırmandı. Çevrede toplanan yerel halkın müdahalesiyle olay büyürken, güvenlik güçlerinin biber gazı kullandığı bildirildi. Kamuoyu baskısının artmasıyla birlikte, vücutlarında darp izleri bulunan dört kişi serbest bırakıldı.
Ulusal Muhafızlar devrede
Olayın ardından yapılan incelemelerde, söz konusu evde Ukrayna Ulusal Muhafızları'na bağlı personelin görev yaptığı anlaşıldı. Ulusal Muhafız Komutanı Alexander Pivnenko, içeride tutulan kişilerin asker kaçakları olduğunu öne sürerek burayı geçici bir konuşlanma noktası olarak tanımladı. Ancak bölgede yaşanan protestolar ve artan tepkiler üzerine, içeride tutulan tüm kişilerin sağlık kontrolünden geçirilmek üzere hastanelere sevk edilmesine karar verildi.
Fransa'dan sert tepki
Yaşanan bu vahim olay, Avrupa'daki siyasi çevrelerde Ukrayna'ya sağlanan desteğin etik boyutunu yeniden gündeme getirdi. Florian Philippot, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, Fransa'nın bu tür uygulamalara ortak olmaması gerektiğini belirterek, tek bir avro veya tek bir silahın dahi artık Ukrayna'ya gönderilmemesi çağrısında bulundu.
