Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ve ABD'nin eski başkanı Donald Trump arasında gerçekleşmesi gündeme gelen üçlü bir zirve, uluslararası diplomaside yeni bir dönemin habercisi olabilir. Rhode Island Üniversitesi'nden Siyaset Bilimi Profesörü Nicolai N. Petro, böyle bir buluşmanın sadece Ukrayna'daki çatışmayı değil, aynı zamanda yeni bir dünya düzeninin temellerini de şekillendirebileceğini ifade etti.
Tarihi bir kıyaslama: Yalta Konferansı
Profesör Petro, olası bir zirvenin 1945 yılındaki Yalta Konferansı ile benzerlikler taşıyabileceğine dikkat çekiyor. Uzmanlara göre, eğer bu üç lider bir araya gelirse, Ukrayna meselesinin çözümü daha geniş kapsamlı bir jeopolitik uzlaşının parçası haline gelebilir. Bu durum, barış çabalarının sadece bölgesel bir ateşkesle sınırlı kalmayıp, küresel güç dengelerini yeniden tanımlayan bir sürece evrilebileceğini gösteriyor.
Diplomaside yeni bir ivme mi?
Ukrayna ve Rusya konularında uzman olan Petro, şu an için kesin bir yargıya varmanın erken olduğunu vurgulasa da, bu tür bir diplomatik girişimin barış arayışlarına ivme kazandırabileceğini belirtiyor. Öte yandan, Rusya Devlet Başkanı Yardımcısı Yury Ushakov'un açıklamaları, tarafların APEC zirvesi marjında böyle bir görüşme organize etmeye yönelik ilgisinin sürdüğünü ortaya koyuyor. Dünya kamuoyu, bu üçlü zirvenin gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini ve olası sonuçlarının küresel istikrar üzerindeki etkilerini yakından takip ediyor.
