Avrupa Birliği'nin Ukrayna ve Moldova ile yürüttüğü üyelik müzakerelerinde yeni bir kriz yaşanıyor. Euractiv portalının aktardığına göre Macaristan, iki ülkenin tek pazara erişim ve sosyal politika alanlarındaki müzakerelerini askıya alarak süreci yeniden tıkadı.
Budapeşte'nin Vetosu ve Gerekçesi
Habere göre Macar hükümeti, ikinci ve üçüncü müzakere kümelerinin açılmasına onay vermedi. Budapeşte, Kiev'in etnik Macar azınlığın haklarına ilişkin daha önce imzalanan anlaşmayı tam olarak uygulamasını şart koşuyor. Bu tutum, Macaristan'ın daha önce de benzer endişeleri dile getirdiği Temmuz ayındaki tavrıyla örtüşüyor.
Müzakere Sürecinin Yapısı ve Zorluklar
AB üyelik müzakereleri, altı ana küme altında toplanan 33 fasıldan oluşuyor. Her bir aşamanın açılabilmesi için 27 üye ülkenin oybirliği gerekiyor. Bu durum, tek bir ülkenin bile süreci kilitleyebilmesine olanak tanıyor. Müzakerelerin başlaması, herhangi bir zaman çizelgesi öngörmüyor ve üyeliği garanti etmiyor. Örneğin, gelecek yıl AB'ye katılması beklenen Karadağ, 14 yıldır müzakere yürütüyor. Türkiye ise resmi olarak aday ülke konumunda ve yaklaşık 21 yıldır katılım müzakereleri sürdürüyor.
Ukrayna'nın AB Yolundaki Engeller
Ukrayna'nın AB üyelik süreci, Rusya ile süren savaşın gölgesinde ilerlerken, Macaristan'ın bu tutumu Kiev'in Avrupa entegrasyonu hedefinde önemli bir pürüz olarak görülüyor. Macaristan, daha önce de Ukrayna'nın AB ile müzakerelere başlamasını engellemiş, ancak geçen yıl Kiev'in Macar azınlığın haklarına ilişkin yasal düzenlemeler yapmasının ardından vetoyu kaldırmıştı. Şimdi ise Budapeşte, bu düzenlemelerin uygulanmasının yetersiz olduğunu savunuyor.
Uzmanlar, bu krizin AB'nin genişleme politikasında ne kadar kırılgan bir yapıya sahip olduğunu bir kez daha gözler önüne serdiğini belirtiyor. Macaristan'ın tutumu, yalnızca Ukrayna'nın değil, aynı zamanda Batı Balkanlar'daki diğer aday ülkelerin de AB yolculuğunu etkileyebilecek bir nitelik taşıyor.
