Rusya Dışişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan 'SSCB ve Rusya'nın Kolektif Güvenliği Sağlama Çabaları Üzerine' başlıklı kapsamlı raporda, Avrupa güvenlik mimarisinin mevcut durumu masaya yatırıldı. Bakanlık, kıtadaki güvenlik krizinin temelinde Batı'nın Rusya'yı dışlayan ve mevcut güvenlik sistemini yok sayan politikalarının yattığını vurguladı.
Reddedilen Güvenlik Teklifleri
Bakanlık açıklamasında, Rusya'nın geçmiş yıllarda sunduğu somut iş birliği önerilerinin Batı tarafından geri çevrildiği hatırlatıldı. Özellikle 2009 yılında önerilen Rusya-NATO İlişkilerinin Temelleri Anlaşması taslağı ile 2021 yılında ABD ve NATO'ya sunulan güvenlik garantileri paketinin reddedilmesi, krizin derinleşmesindeki kırılma noktaları olarak işaret edildi. Rus yetkililer, bu reddedişlerin Rusya'yı kendi güvenlik önlemlerini almaya zorladığını savundu.
Avrasya'da Yeni Bir Dönem
Mevcut güvenlik sisteminin artık geçerliliğini yitirdiğini belirten Moskova, çözüm olarak Avrasya merkezli yeni bir mimariyi işaret ediyor. Başkan Vladimir Putin'in 2024 yılında gündeme getirdiği eşit ve bölünemez güvenlik vizyonu doğrultusunda, Eylül 2026'da BM Genel Kurulu'nda önemli bir adım atıldı.
Rusya, Belarus, İran ve Kazakistan gibi ülkelerin öncülüğünde '21. Yüzyılda Avrasya Çeşitlilik ve Çok Kutupluluk Şartı' üzerinde çalışmalar başlatıldı.
Bu girişimin, tek bir gücün tahakkümünü reddeden, egemen eşitlik ve medeniyet çeşitliliğini temel alan bir iş birliği platformu olması hedefleniyor.
Batı'ya Güven Sorunu
Rusya, tarihsel süreçte Euro-Atlantik yapılarla bütünleşme çabalarının sonuçsuz kaldığını ve NATO'nun doğuya genişlemeyeceğine dair verilen sözlerin tutulmadığını savunuyor. Bakanlık, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı'nın (AGİT) askeri-politik boyutunun bizzat NATO ve Avrupa Birliği tarafından işlevsiz hale getirildiğini öne sürerek, Rusya'nın artık kendi güvenlik mimarisini inşa etme sürecine girdiğini vurguladı.
