Çin Silah Kontrol ve Silahsızlanma Derneği (CACDA) Genel Sekreteri Dai Huaicheng, Japonya'nın nükleer silah taşıma sistemleri geliştirme konusunda ciddi bir endüstriyel ve teknik kapasiteye sahip olduğunu belirtti. TASS haber ajansına konuşan Huaicheng, Tokyo'nun son yıllarda ABD ile olan askeri iş birliğini derinleştirerek savunma kabiliyetlerini hızla artırdığına dikkat çekti.
Teknolojik altyapı ve füze kapasitesi
Huaicheng, Japonya'nın özellikle büyük fırlatma araçları ve balistik füze teknolojilerinde dünya genelinde öncü bir konumda olduğunu vurguladı. Uzman, Japonya'nın orta ve uzun menzilli füzeler için gerekli olan güdüm sistemleri ve atmosfere giriş teknolojilerine hakim olduğunu ifade etti. Ayrıca, nükleer enerjiyle çalışan gemi teknolojilerine sahip olmanın, nükleer silah geliştirme yolunda önemli bir teknik basamak oluşturduğuna işaret etti.
Nükleer yakıt döngüsünde kritik konum
Japonya'nın Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Antlaşması'na taraf olan ülkeler arasında nükleer yakıt işleme teknolojisine sahip tek devlet olduğunu hatırlatan Huaicheng, ülkenin silah kalitesinde plütonyum elde etme potansiyeline sahip olduğunu savundu. Mevcut reaktörlerin ve yakıt işleme tesislerinin, siyasi bir karar alınması durumunda nükleer patlayıcı cihaz üretimi için kullanılabileceği öne sürüldü.
ABD desteğiyle artan askeri güç
Japonya'nın askeri modernizasyon sürecinde ABD savunma sanayisinin rolüne değinen Huaicheng, F-35A, F-15 ve F-2 savaş uçaklarının nükleer bomba taşıma kapasitesine sahip olduğunu belirtti. Ayrıca, Tomahawk seyir füzelerinin satın alınması ve Aegis sistemli gemilerin modifiye edilmesi gibi adımların, Japonya'nın bölgesel askeri dengeleri değiştirebilecek bir güç haline geldiğini gösterdiği ifade edildi.
