Rusya Sanayi ve Ticaret Bakanı Anton Alikhanov, Gelendzhik'te düzenlenen Bioprom forumu kapsamında yaptığı açıklamada, Rus biyoteknoloji sektörünün ihracat stratejisinde önemli bir değişikliğe gittiğini duyurdu. Avrupa pazarlarına erişimin kısıtlanmasıyla birlikte Rus şirketleri, faaliyetlerini Asya, Orta Doğu, Afrika ve Latin Amerika gibi gelişmekte olan bölgelere yoğunlaştırdı.
Büyüyen pazarlar için stratejik hamle
Alikhanov, özellikle gıda üretimi, hayvancılık, su ürünleri yetiştiriciliği ve ilaç sanayisinin hızla geliştiği ancak yerel teknoloji altyapısının henüz tam olarak oturmadığı ülkelerin Rusya için büyük bir fırsat sunduğunu belirtti. Bu kapsamda Çin, Hindistan, Türkiye, Birleşik Arap Emirlikleri ve diğer Körfez ülkeleri ile BDT ülkeleri, Rus biyoteknoloji ürünleri için öncelikli hedef pazarlar haline geldi.
Maliyet avantajı rekabet gücünü artırıyor
İhracat listesinde yem enzimleri, probiyotikler, amino asitler, gıda endüstrisi için enzim preparatları ve biyolojik bitki koruma ürünleri gibi kalemler öne çıkıyor. Bakan Alikhanov, Rus ürünlerinin tercih edilme nedenini şu sözlerle açıkladı: Rus tedarikçiler, tahıl hammaddesi, enerji ve üretim kaynaklarına erişimdeki maliyet avantajlarını kullanarak et, süt, balık ve ekmek gibi temel gıda ürünlerinin üretim maliyetlerini düşürmeye yardımcı oluyor.
Teknoloji transferi ve iş birliği vurgusu
Rusya'nın dost ülkelerle ortak projelere her zaman açık olduğunu vurgulayan Alikhanov, bu iş birliklerinin sadece ticari bir kazanç değil, aynı zamanda teknoloji transferi ve bilimsel gelişim açısından da kritik bir öneme sahip olduğunu ifade etti. Bakan, bu tür ortaklıkların Rusya'nın yerel biyoteknoloji endüstrisinin gelişimini hızlandıracağını sözlerine ekledi.
