Suriye hükumetinden terör meselesinin siyasi amaçlarla kullanılmasına sert tepki
Suriye hükumeti, 17 Ocak 2026 tarihinde sözde “Özerk Yönetim” tarafından yayımlanan ve uluslararası kamuoyunu yanıltmayı amaçladığı belirtilen açıklamalara sert tepki göstererek, terör meselesinin siyasi veya güvenlik baskı aracı olarak kullanılmasını kesin bir dille reddetti.
ŞAM (SANA)
Suriye hükumeti tarafından yapılan açıklamada, “Özerk Yönetim”in IŞİD cezaevlerine ilişkin uyarılarının, terör konusunu siyasi bir araç haline getirmekten ve güvenlik tehdidi üzerinden baskı kurmaktan öteye geçmediği vurgulandı. Açıklamada, hukukun uygulanması ve devletin meşruiyetinin yeniden tesis edilmesine yönelik girişimlerin, terör hücrelerinin yeniden canlanma riskiyle ilişkilendirilmesinin gerçeği çarpıtmaya yönelik açık bir girişim olduğu ifade edildi.
Suriye hükumeti, askeri ve güvenlik kurumları aracılığıyla terörle mücadele görevlerini yerine getirmeye tamamen hazır olduğunu belirterek, IŞİD ve diğer terör yapılanmalarının ortadan kaldırılmasına yönelik uluslararası çabalara katkı sunmayı sürdürdüğünü teyit etti. Açıklamada ayrıca, gözaltı merkezlerinin uluslararası standartlara uygun şekilde güvenliğinin sağlanacağı ve tutuklu bulunan IŞİD mensuplarının kaçmasına ya da yeniden sahaya dönmesine kesinlikle izin verilmeyeceği vurgulandı.
Bu çerçevede Suriye hükumeti, SDG liderliğini; IŞİD mensuplarının kaçışını kolaylaştıracak veya cezaevlerini siyasi baskı ya da misilleme aracı olarak kullanabilecek adımlardan kaçınması konusunda uyardı. Cezaevlerinde yaşanabilecek herhangi bir güvenlik ihlalinin sorumluluğunun, kontrolü elinde bulunduran taraflara ait olacağı belirtildi. Açıklamada, bu tür eylemlerin savaş suçu ve terörle doğrudan iş birliği olarak değerlendirileceği kaydedildi.
Suriye hükumeti, yürütülen askeri operasyonların amacının yalnızca güvenlik ve istikrarı yeniden tesis etmek, sivilleri korumak ve terörün yeniden ortaya çıkmasını engellemek olduğunu vurguladı. Açıklamada, uluslararası insancıl hukuka bağlılık, kritik altyapıların korunması ve tüm Suriyelilerin haklarının ayrım gözetilmeksizin güvence altına alınması taahhüdü yinelendi.
Son olarak, devlet kurumlarının ülke genelinde hukukun üstünlüğünü yeniden tesis etmesinin, IŞİD sorununu kalıcı biçimde sona erdirmenin, göç ve yerinden edilmeyi önlemenin ve toplumsal barışı adalet, tam ulusal egemenlik ve eşit vatandaşlık temelinde yeniden inşa etmenin tek ve nihai teminatı olduğu vurgulandı.
