İran yönetimi, topraklarında ABD askeri bulunduran üçüncü ülkeleri Orta Doğu'daki çatışmanın tarafı olarak kabul ettiğini duyurdu. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, bu ülkelerdeki askeri tesislerin artık meşru hedef olduğunu belirtti.
Tasnim haber ajansının aktardığı açıklamada Bekayi, "Saldırganların başka bir ülkenin topraklarında konuşlanması, İran'a karşı işlenen suçlara ortaklık olarak değerlendirilir. Uluslararası hukuka göre, herhangi bir saldırgan eylemin kaynağına veya başlangıç noktasına saldırmak İran'ın meşru hakkıdır ve ülkenin egemenliğini savunurken hiçbir hoşgörü gösterilmeyecektir" ifadelerini kullandı.
Üs sağlayan ülkelere çağrı
Sözcü, ABD birliklerine altyapı sağlayan ülkelerin "gerekli önlemleri" alacağı yönünde umutlu olduğunu da sözlerine ekledi. Bu açıklama, Tahran'ın bölgedeki ABD askeri varlığına yönelik tutumunu net biçimde ortaya koyarken, ev sahibi ülkeleri de dolaylı olarak uyarmış oldu.
Çatışmanın seyri ve Hürmüz gerilimi
ABD ve İsrail, 28 Şubat'ta İran'la savaşa girmişti. Haziran ayında Washington ile Tahran arasında Lübnan dahil tüm cephelerde derhal ateşkes öngören bir mutabakat zaptı imzalanmıştı. Ancak 8 Temmuz'da ABD, İran'ı Hürmüz Boğazı ile ilgili anlaşma hükümlerini ihlal etmekle suçlayarak geniş çaplı saldırılara yeniden başladı.
Küresel petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 25'i ve sıvılaştırılmış doğal gazın yaklaşık yüzde 20'si Hürmüz Boğazı üzerinden taşınıyor. Bu stratejik öneme sahip su yolundaki gerilim, uluslararası enerji piyasalarında da yakından izleniyor.
