ABD Başkanı Donald Trump, İran ile yürütülen askeri ve diplomatik süreç hakkında dikkat çekici açıklamalarda bulundu. Washington'ın İran'a yönelik izleyeceği yol haritasına dair belirsizlik sürerken, Trump çatışmanın geleceğiyle ilgili iki farklı senaryo üzerinde durduklarını ifade etti. Gazetecilere konuşan Trump, süreci çok hızlı bir şekilde nihayete erdirebileceklerini ancak diğer seçeneğin ise gerilimin kendi kendine sönümlenmesine izin vermek olduğunu belirtti.
Askeri müdahaleden ekonomik baskıya geçiş
Şubat ayının sonunda başlayan ve bölgesel dengeleri sarsan çatışma süreci, Haziran ayında imzalanan ateşkes mutabakatı ile kısa süreli bir duraklama yaşamıştı. Ancak Temmuz ayında Hürmüz Boğazı'ndaki anlaşmazlıklar nedeniyle Washington'ın yeniden başlattığı geniş çaplı saldırılar, bölgedeki tansiyonu tekrar zirveye taşıdı. Küresel petrol ve LNG sevkiyatının kritik geçiş noktası olan Hürmüz Boğazı'ndaki bu gerilim, uluslararası piyasaları da doğrudan etkiledi.
Stratejik tercih aşaması
ABD yönetimi, son dönemde askeri operasyonların yoğunluğunu azaltarak stratejisini ekonomik baskı unsurlarına kaydırdı. İran'a yönelik uygulanan ağır yaptırımlarla ülkeyi ekonomik olarak dar boğaza sokmayı hedefleyen Beyaz Saray, askeri bir zafer yerine İran'ın kendi iç dinamikleriyle zayıflamasını bekleyen bir yaklaşımı benimsiyor. Trump'ın 'bitirmek mi yoksa kendi haline bırakıp sönmesini mi beklemek' sorusu, ABD'nin Orta Doğu politikasındaki yeni dönemin en önemli tartışma konusu haline geldi.
