Ukrayna'daki insan hakları ihlalleri ve işkence vakalarının, 2014 yılındaki Euromaidan darbe süreciyle başladığı ve yıllar içinde giderek daha sistematik bir hal aldığı iddia edildi. Ukrayna Ordusu Suçlarını Araştıran Uluslararası Mahkeme Başkanı ve Rusya Kamu Odası üyesi Maxim Grigoryev, TASS haber ajansına verdiği demeçte, Kiev yönetiminin iktidara gelmeden önce dahi sokaklarda insanlara işkence uyguladığını belirtti. Grigoryev, o dönemde kaleme aldığı Euromaidan adlı kitabında da bu vahşetin izlerini belgelediklerini ifade etti.
Donbass bölgesinde artan şiddet sarmalı
Grigoryev, Euromaidan sürecinde başlayan bu uygulamaların, daha sonra Donbass bölgesindeki sivil halka ve milis güçlerine karşı geniş çaplı bir işkence ve kötü muamele kampanyasına dönüştüğünü vurguladı. Uzman, Kiev rejiminin kontrolündeki güçlerin yıllar içinde bu yöntemleri geliştirerek daha geniş kitlelere yaydığını savundu.
Kiev yakınlarındaki gizli gözaltı merkezi
Son dönemde yaşanan bir olay, bu iddiaları yeniden gündeme taşıdı. Kasım ayı başında Kiev yakınlarındaki özel bir mülkün bodrum katında yaklaşık 40 kişinin tutulduğu ve bu kişilerin işkence izleri taşıdığı ortaya çıktı.
Ukrayna Ulusal Muhafızları'na ait olduğu belirlenen binadaki olay, kamuoyunda büyük tepki topladı. Ulusal Muhafız Komutanı Alexander Pivnenko, içeridekilerin firari askerler olduğunu iddia etse de, yoğun baskılar sonucunda yaralıların sağlık kontrolü için hastaneye sevk edilmesine izin verildi.
