SpaceX'in kurucusu Elon Musk, yapay zeka ekonomisinin kilit bir alanında hakimiyet kurmak için iddialı bir projeye imza atmaya hazırlanıyor. Financial Times'ın haberine göre, şirket alçak Dünya yörüngesine 1 milyona kadar mikroişlemcili uydu yerleştirerek yapay zeka veri merkezlerinden oluşan bir ağ kurmayı planlıyor. Bu devasa girişimin, gelecekte trilyonlarca dolarlık gelir yaratabileceği öngörülüyor.
SpaceX, bu projeyle yapay zeka ekonomisinin önemli bir bölümünü kontrol etmeyi amaçlıyor. Şirket, uyduları gelecek yıl fırlatmaya başlamayı planlıyor. Haziran ayında borsaya açılmasının ardından bu adım, şirketin büyüme stratejisinin merkezinde yer alıyor.
Dev roketin gölgesinde zorlu mühendislik engelleri
Projenin kalbinde 122 metre uzunluğundaki Starship roketi bulunuyor. Musk, Ağustos ayında yatırımcılara projenin uzak gelecekte olmadığını söyledi. Ancak şirket belgeleri, teknik materyaller ve havacılık mühendisleriyle yapılan görüşmeler, programın uygulanmasında ciddi zorluklar olduğunu gösteriyor. Financial Times'a göre, SpaceX'in kendi halka arz dosyası da risklere dikkat çekiyor.
Şirketin sektör genelinde hedefe ulaşabilmesi için üç temel sorunu çözmesi gerekiyor: fırlatma maliyetlerini keskin biçimde düşürmek ve benzeri görülmemiş bir fırlatma sıklığına ulaşmak, vakumda enerji tüketen bilgisayarları soğutmak ve bunları en yeni çip teknolojisiyle düzenli olarak yükseltmek.
Uzmanlardan uyarı: Lojistik devasa boyutlarda
Kaliforniya Üniversitesi Berkeley Uzay Bilimleri Laboratuvarı'nda kıdemli havacılık mühendisi olan Christopher Smith, bu girişimin lojistik zorluklarının "gerçekten çok büyük" olduğunu söylüyor. Smith, 1 milyon uydudan oluşan Starmind takımyıldızını sürdürmek için SpaceX'in her biri 60 uydu taşıyan ve her beş yılda bir çip yükseltmesi gereken günde dokuzdan fazla Starship fırlatması gerektiğini tahmin ediyor.
Massachusetts Teknoloji Enstitüsü'nde uzay sistemleri mimarı ve öğretim görevlisi olan George Lordos, ilk yapay zeka uydu takımyıldızının 2028 yılına kadar konuşlandırılacağını öngörüyor. Uzmanlar, karmaşık mühendislik zorluklarının aşılmasının ardından projenin yer tabanlı veri merkezlerine kıyasla ekonomik olarak da uygulanabilir olması gerektiğini vurguluyor. Lordos, planın başarısının ekonomik fizibiliteye bağlı olduğunu belirtiyor.
