Yükseköğretim Kurulu, iş dünyasının ihtiyaçlarını merkeze alarak eğitim planlamasında stratejik bir dönüşüme imza attı; artık mezunların istihdamı öncelikli hedef haline geldi.
YÖK Başkanı Erol Özvar tarafından duyurulan yeni vizyon, üniversite kontenjanlarının belirlenme mantığını kökten değiştiriyor. Artık öğrencilerin sadece geçmiş yıllardaki tercih eğilimlerine bakılmıyor; Türkiye’nin kalkınma hedefleri ve stratejik sektörlerin nitelikli personel beklentileri sürece yön veriyor. Bu kapsamda akademik altyapı ve istihdam odaklı bir değerlendirme süreci hayata geçirildi.
Teknoloji ve bilişim odaklı büyüme nasıl gerçekleşti?
Dijital dönüşümü yakalamak isteyen YÖK, özellikle siber güvenlik ve bilişim teknolojilerine devasa yatırımlar yaptı. Siber güvenlik alanındaki kapasite artışı yüzde 1.520 gibi rekor bir seviyeye ulaşırken, ön lisans düzeyindeki bilişim bölümlerinde yüzde 48, organize sanayi bölgelerindeki meslek yüksekokullarında ise yüzde 41 oranında bir büyüme sağlandı. Bilgisayar bilimleri lisans programlarında ise son üç yılda yaklaşık yüzde 31'lik bir kontenjan genişlemesi yapıldı.
Gençler geleceğin mesleklerine nasıl hazırlanıyor?
Sadece teknik alanlar değil, sosyal ve sanatsal disiplinler de yeni düzenlemeden payını aldı. Spor Bilimleri Fakültelerinde kontenjan artışı yüzde 34 seviyesinde gerçekleşirken, Sanat ve Tasarım Fakültelerinde ise son dört yılda yüzde 16’ya yakın bir kapasite artışına gidildi. Başkan Özvar, bu adımların temel amacının, gençleri iş gücü piyasasının ihtiyaç duyduğu yetkinliklerle donatarak mezuniyet sonrası istihdam oranlarını en üst seviyeye taşımak olduğunu vurguladı.
