BofA’dan ABD dolarına ilişkin aşağı yönlü risk uyarısı
Bank of America (BofA) Securities analistleri, ABD dolarına yönelik aşağı yönlü risklerin arttığına dikkat çekti. Analistler, son dönemde ABD ekonomisinde “K-şekilli” büyümenin daha belirgin hale geldiğini ve bunun para politikası tartışmalarını yeniden ön plana çıkardığını belirtti.
Analizde, yüksek gelirli kesimler ve şirketler için tüketici harcamalarının güçlü seyrettiği, buna karşın düşük gelirli kesimlerin artan yaşam maliyetleri nedeniyle zorlandığı ifade edildi. Bu tablo, Kasım ayındaki kritik ABD ara seçimleri öncesinde “satın alınabilirlik” konusunun politika yapıcıların gündeminde daha fazla yer almasına neden oluyor.
BofA analistlerine göre, bu baskıları hafifletmek amacıyla Federal Rezerv’in faiz indirimine gitmesi ve konut kredisi maliyetlerini düşürmesi olası seçenekler arasında bulunuyor. Ancak böyle bir adımın, diğer koşullar sabit kaldığında, ABD doları üzerinde aşağı yönlü baskı yaratabileceği vurgulanıyor.
Raporda ayrıca, Başkan Donald Trump’ın Fed başkanlığı için adı geçen eski Fed yöneticisi Kevin Warsh ile ilgili tartışmalara da yer verildi. Warsh’ın, merkez bankasının tahvil varlıklarını azaltarak faiz indirimlerine alan açabileceği yönündeki görüşlerinin belirsizlik yarattığı ifade edildi.
Analistler, yapay zekanın iş gücü piyasası üzerindeki etkilerinin de dolar görünümünde rol oynadığını belirtti. Son verilerin, özellikle profesyonel hizmetlerde işe alımların yavaşladığına işaret ettiği, bunun da şirketlerin yapay zekanın verimlilik etkileri netleşene kadar harcamalarını sınırlamasından kaynaklanabileceği kaydedildi.
BofA değerlendirmesinde, doların bir sepet para birimi karşısındaki değerini gösteren dolar endeksinin son bir yılda yüzde 10’dan fazla gerilediği hatırlatıldı. Zayıf bir doların ihracatı destekleyebileceği ancak ithal girdilerin maliyetini artırarak enflasyon üzerinde baskı oluşturabileceği ifade edildi.
Analistler, mevcut göstergelerin henüz dolarda sert bir değer kaybına işaret etmediğini, ancak 2026’ya yönelik daha zayıf dolar beklentisinin sürdüğünü vurguladı. Yabancı yatırımcıların ABD varlıklarından hızlı bir çıkış içinde olmadığı belirtilirken, dolar riskine karşı korunma eğiliminin artabileceği değerlendirmesi yapıldı.
