Gündem Atlas Ekonomi ECB Yönetim Kurulu Üyesi Cipollone: Avrupa'nın rekabet gücü için tek pazarın önündeki engeller kaldırılmalı

ECB Yönetim Kurulu Üyesi Cipollone: Avrupa'nın rekabet gücü için tek pazarın önündeki engeller kaldırılmalı

ECB Yönetim Kurulu Üyesi Piero Cipollone, Avrupa'nın rekabet gücünü artırmak için Tek Pazar'daki sınır ötesi ticaret engellerinin kaldırılması gerektiğini belirtti. Ayrıca, fosil yakıtlara bağımlılığın azaltılması ve dijital euro hakkında bilgi verdi.

Kaynak: ECB

Avrupa Merkez Bankası (ECB) Yönetim Kurulu Üyesi Piero Cipollone, Avrupa şirketlerinin küresel rekabet gücünü artırabilmesi için öncelikle Avrupa Tek Pazarı'ndaki sınır ötesi ticaretin önündeki engellerin kaldırılması gerektiğini söyledi.

Cipollone, İtalyan haber sitesi ilsussidiario.net'e 10 Ağustos'ta verdiği ve 24 Ağustos'ta yayımlanan röportajında Avrupa ekonomisinin görünümüne, enflasyona, enerji güvenliğine, verimliliğe ve dijital euroya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

"450 milyon tüketicilik pazar büyük avantaj"

Avrupa'nın en önemli avantajının 450 milyon tüketiciyi kapsayan Tek Pazar olduğunu belirten Cipollone, şirketlerin bu pazarda daha kolay büyüyebilmesinin ölçek ekonomisi sağlayacağını ifade etti.

Özellikle bilişim, finans ve otomotiv gibi sektörlerde şirketlerin ölçeklerini büyüterek üretim maliyetlerini azaltabileceğini belirten Cipollone, ancak mal ve hizmetlerin sınır ötesi hareketindeki kısıtlamaların bu potansiyelin tam olarak kullanılmasını engellediğini söyledi.

Cipollone, Mario Draghi ve Enrico Letta tarafından hazırlanan raporlara da atıfta bulunarak, Avrupa'nın küresel ölçekte rekabet edebilmesi için ilk adımın Tek Pazar'daki iç engellerin kaldırılması olması gerektiğini vurguladı.

ECB yöneticisi, şirketlerin Avrupa rekabet hukuku çerçevesinde büyüme yöntemlerine kendilerinin karar vermesi gerektiğini ve bunun mutlaka başka şirketlerin satın alınması yoluyla gerçekleşmesinin gerekmediğini kaydetti.

İç talep ve yatırımlar kritik önem taşıyor

Cipollone, Avrupa'da iç talebin de büyüme açısından önemli olduğunu belirtti.

Euro Bölgesi'nin cari fazla verdiğine dikkat çeken Cipollone, dış dengesizlik yaratmadan iç talebin artırılabileceğini söyledi. Avrupa'da yatırım yapmanın zor olmasının, şirketlerin Tek Pazar içinde büyümesinin önündeki engellerle de bağlantılı olduğunu ifade etti.

ECB'nin şirketlerin rekabet gücünü doğrudan artırmak yerine fiyat istikrarını sağlayarak makroekonomik ortamı desteklediğini belirten Cipollone, istikrarlı fiyatların şirketlerin geleceğe ilişkin planlama yapmasını kolaylaştırdığını söyledi.

Enerji şoklarında faiz politikası dikkatli uygulanmalı

Cipollone, petrol fiyatlarında yaşanabilecek hızlı artış gibi arz kaynaklı şoklarda faizlerin enflasyonu hedefe çekmek amacıyla hızlı şekilde artırılmasının ekonomik büyüme üzerinde ek baskı oluşturabileceğini belirtti.

Bu nedenle para politikasının iyi kalibre edilmesi gerektiğini ifade eden Cipollone, merkez bankalarının enerji fiyatlarını doğrudan kontrol edemeyeceğini ancak bu fiyat artışlarının orta vadeli enflasyon beklentilerine kalıcı şekilde yansımasını engelleyebileceğini söyledi.

Cipollone'ye göre en önemli hedeflerden biri, ekonomik aktörlerin kısa vadeli dalgalanmalara rağmen enflasyonun orta vadede yüzde 2 seviyesine döneceğine güvenmesini sağlamak.

Fosil yakıtlara bağımlılık azaltılmalı

Enerji fiyatlarındaki dış şokların etkisini sınırlamak için maliye politikasının da devreye girebileceğini belirten Cipollone, ancak bu tür önlemlerin geçici, hedefli ve gerçekten ihtiyaç duyan kesimlerle sınırlı olması gerektiğini söyledi.

Avrupa'nın temel sorununun fosil yakıtlara yapısal bağımlılık olduğunu belirten Cipollone, bu bağımlılığın azaltılmasının hanehalklarını ve şirketleri gelecekteki dış şoklara karşı daha dayanıklı hale getireceğini ifade etti.

Yenilenebilir enerjinin Avrupa enerji karmasındaki payının artırılmasının aynı zamanda Avrupa şirketlerinin rekabet gücünü destekleyeceğini belirten Cipollone, petrol ve doğal gaz fiyatları yükseldiğinde Avrupa'daki kaynakların petrol ve gaz üreten ülkelere aktarıldığına dikkat çekti.

Reel ücretler için verimlilik vurgusu

Enflasyonun hanehalklarının satın alma gücünü azalttığını belirten Cipollone, reel ücretlerin uzun vadede kalıcı şekilde artırılmasının temelinde verimlilik artışının bulunduğunu söyledi.

Rekabet gücünü artırmak için çalışma saatlerini artırmak veya iş güvenliği standartlarını düşürmek gibi yöntemlerin teorik olarak üretimi artırabileceğini belirten Cipollone, bunun yerine mevcut üretim kapasitesinin daha verimli kullanılması ve çalışanların verimliliğinin artırılması gerektiğini savundu.

Bu noktada eğitim ve mesleki eğitimin önemine dikkat çeken Cipollone, özellikle yapay zekanın üretim sektöründeki mevcut ve gelecekteki rolü nedeniyle eğitim kalitesinin kritik hale geldiğini belirtti.

Stagflasyon riski şimdilik uzak

Hürmüz Boğazı krizinin 1970'li yıllardaki enerji şoklarıyla karşılaştırılmasına ve stagflasyon endişelerine ilişkin değerlendirmede bulunan Cipollone, mevcut durumda böyle bir riskin oldukça uzak olduğunu söyledi.

Avrupa ekonomisinin yavaşlamasına rağmen beklentilerden daha dirençli olduğuna işaret eden Cipollone, enflasyonun ECB'nin haziran ayında yayımladığı son projeksiyonlardaki temel senaryoyla uyumlu seyrettiğini belirtti.

Cipollone, gelişmelerin yakından takip edilmesi gerektiğini ancak mevcut verilerin stagflasyon senaryosuna işaret etmediğini ifade etti.

"Dijital euro nakdin yerini almayacak"

Röportajda dijital euroya ilişkin tartışmalara da değinen Cipollone, dijital euronun nakdin yerine geçmeyeceğini, nakdi tamamlayacağını söyledi.

Dijital euronun özellikle internet üzerinden yapılan ve nakit kullanılamayan işlemlerde alternatif ödeme yöntemi sunacağını belirten Cipollone, ECB'nin yeni euro banknotlarının tasarımına ilişkin kamuoyu istişaresi başlatmasının da nakdin ortadan kaldırılmasının planlanmadığını gösterdiğini ifade etti.

Dijital euronun çevrimdışı (offline) kullanılabileceğini belirten Cipollone, bu tür işlemlerde ödeme bilgilerinin yalnızca ödeyen ve ödeme alan taraflar tarafından görülebileceğini söyledi.

Çevrimiçi işlemlerde ise Eurosystem'in ödemeyi yapan veya alan kişilerin kimliğini doğrudan tespit edemeyeceğini belirten Cipollone, işlemlerde yer alan bankaların, kara para aklamanın önlenmesi gibi yasal yükümlülükler kapsamında gerekli bilgileri görebileceğini kaydetti.

Cipollone, dijital euronun mevcut teknoloji çerçevesinde yüksek düzeyde gizlilik sağlayacak şekilde tasarlandığını ve Eurosystem'in belirli kişileri dijital euro işlemleriyle doğrudan ilişkilendiremeyeceğini vurguladı.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız