Gündem Atlas Ekonomi Mahfi Eğilmez uyardı: ABD-İran savaşı Türkiye ekonomisini nasıl etkileyebilir?

Mahfi Eğilmez uyardı: ABD-İran savaşı Türkiye ekonomisini nasıl etkileyebilir?

Mahfi Eğilmez, ABD-İran geriliminin Türkiye ekonomisini olumsuz etkileyeceğini, artan enerji fiyatlarının cari açık ve enflasyonu artırabileceğini belirtti. Hürmüz Boğazı'nın kapanması durumunda petrol fiyatları yükselebilir, bu da büyüme ve finansal istikrara zarar verebilir.

Mahfi Eğilmez: “ABD-İran savaşı Türkiye ekonomisini çok yönlü etkiler”

ANKARA – Eski Hazine Müsteşarı ve ekonomist Mahfi Eğilmez, ABD ile İran arasında tırmanan çatışmanın Türkiye ekonomisi üzerindeki muhtemel etkilerini değerlendirdi. Eğilmez, özellikle enerji fiyatları üzerinden oluşabilecek şokların cari açık, enflasyon ve büyüme üzerinde ciddi baskı yaratabileceğine dikkat çekti.

Hürmüz Boğazı vurgusu

Eğilmez, Hürmüz Boğazı’nda yaşanabilecek bir kapanmanın küresel enerji arzını doğrudan etkileyeceğini belirterek, dünya petrol ticaretinin yaklaşık beşte birinin bu geçitten yapıldığını hatırlattı. Boğazın kapanması ya da sevkiyatın aksaması halinde petrol fiyatlarında sert artış görülebileceğini ifade etti.

Türkiye’nin net enerji ithalatçısı bir ülke olduğunu vurgulayan Eğilmez, petrol fiyatlarındaki yükselişin ilk etapta akaryakıt fiyatlarına, ardından taşımacılık ve üretim maliyetlerine yansıyacağını belirtti. Bunun zincirleme şekilde enflasyonu artırabileceğini kaydetti.

Cari açık ve enflasyon uyarısı

Eğilmez’e göre petrol fiyatındaki her 10 dolarlık artış, cari açığı en az 2,5 milyar dolar büyütebilir ve enflasyonu yaklaşık 1 puan yükseltebilir. Kur ve diğer enerji kalemlerinde eş zamanlı artış yaşanması durumunda ise cari açıkta 5 milyar dolara varan ek yük oluşabileceğini ifade etti.

Orta Vadeli Program’da 2026 yılı için petrol fiyatının 65 dolar varsayımıyla hesaplama yapıldığını hatırlatan Eğilmez, fiyatın 100 dolara çıkması halinde cari açığın yaklaşık 9 milyar dolar artabileceğini, enflasyonun ise 3 ila 3,5 puan yükselebileceğini dile getirdi.

Finansal piyasalar ve büyüme

Küresel riskten kaçış dönemlerinde gelişmekte olan ülkelerden sermaye çıkışının hızlandığını belirten Eğilmez, Türkiye’nin de bu grupta yer aldığını söyledi. Böyle bir senaryoda döviz talebinin artabileceğini, risk primlerinin yükselebileceğini ve borsada satış baskısı oluşabileceğini kaydetti.

Uzayan bir enerji şoku durumunda Avrupa ekonomilerinde resesyon riskinin artabileceğini ifade eden Eğilmez, bunun Türkiye’nin ihracat performansını da zayıflatabileceğine dikkat çekti. Yüksek enerji maliyetlerinin özellikle enerji yoğun sektörleri olumsuz etkileyebileceğini belirtti.

Eğilmez, kısa vadede maliyetlerin ağır bastığını ancak uzun vadede Türkiye’nin enerji koridoru rolünü güçlendirme, LNG kapasitesini artırma ve yenilenebilir enerji yatırımlarını hızlandırma gibi fırsatlar yakalayabileceğini ifade etti.

Kaynak:www.mahfiegilmez.com

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *