Gündem Atlas Enerji İran savaşının enerji krizinde reel ücretler neden geriliyor?

İran savaşının enerji krizinde reel ücretler neden geriliyor?

İran savaşı, enerji fiyatlarının yükselmesiyle gelişmiş ülkelerde alım gücünü olumsuz etkiliyor. ABD ve İngiltere'de reel ücretler makul artışlar yerine düşme tehlikesiyle karşılaştı. Politika yapıcılar, harcamaların kısılmasının ve enflasyonun kalıcılığının riskiyle yüzleşiyor.

İran Savaşı Küresel Alım Gücünü Vurdu: Gelişmiş Ülkelerde Reel Ücretler Eridi

ABD-İran gerilimi ve Hürmüz Boğazı’nın kapanmasıyla tetiklenen küresel enerji şoku, zengin ülkelerdeki çalışanların alım gücünü yeniden baskı altına aldı. Enflasyonun ücret artışlarını geride bırakmasıyla İngiltere, ABD ve Euro Bölgesi'nde resesyon çanları çalmaya başladı.

ANKARA 

Orta Doğu’da patlak veren askeri kriz, cephe hattının çok uzağındaki gelişmiş ekonomilerin mutfağına ve cüzdanına yansıdı. Financial Times'ın aktardığı verilere göre; Hürmüz Boğazı’nın kapanmasının ardından benzin ve uçak bileti fiyatlarında yaşanan sert artışlar, reel ücretlerde yeni filizlenen toparlanma sürecini baltaladı. Birçok gelişmiş ülkede ücretler, ani fiyat artışları karşısında sert şekilde gerilemeye başladı.

ABD'de İki Yıl Sonra Tehlikeli Dönemeç

Dünyanın en büyük ekonomisi olan ABD’de, iş gücü piyasası uzun bir aradan sonra alarm veriyor. Nisan ayında yıllık enflasyon yüzde 3,8’e yükselirken, ortalama saatlik kazançlardaki artış yüzde 3,6'da kaldı.

İki Yıl Sonra Bir İlk: ABD'de son iki yılda ilk kez fiyatlar (enflasyon), işçi ücretlerinden daha hızlı yükseldi. Bu durum, Amerikalı çalışanların doğrudan fakirleştiği anlamına geliyor.

KPMG ABD Başekonomisti Diane Swonk, savaşın tedarik zincirlerini kalıcı olarak sarstığını vurgulayarak, "Hürmüz Boğazı kısa süre içinde yeniden açılsa bile fiyatlar kriz öncesine kıyasla daha yukarıda kalacaktır" uyarısında bulundu.

Avrupa ve İngiltere'de Görünüm Karamsar

İngiltere’de primler hariç ortalama kazançlar reel olarak yıllık yalnızca yüzde 0,1 artış gösterebildi. Enflasyonun tırmanması ve işe alımların zayıflamasıyla ülkede reel ücretlerin önümüzdeki aylarda tamamen eksiye (negatif) düşmesi bekleniyor. Euro Bölgesi’nde de durum farksız. 2022’deki enerji krizinin yaralarını yeni sarmaya başlayan Avrupalı işçiler, bu yeni şokla ikinci bir darbe aldı.

Ekonomistler, ülkelerin bu krizle mücadele yeteneğini mali güçlerine göre şu şekilde özetliyor:

Ülke / BölgeAlım Gücü Durumu & Risk SeviyesiUygulanan Mali Tedbirler
ABDYüksek Risk: Enflasyon (%3,8), ücret artışını (%3,6) solladı.Faiz politikaları ve stratejik rezerv hamleleri ön planda.
İngiltereKritik Eşik: Reel ücret artışı %0,1'e geriledi. Resesyon riski yüksek.KDV indirimleri ve akaryakıt vergisi artışının ertelenmesi.
FransaÇok Yüksek Risk: Mali alan yetersiz, reel ücretler derin negatifte.Bütçe kısıtlılığı nedeniyle vergi indirimi veya destek uygulanamıyor.
AlmanyaOrta Risk: Sendikalar zayıf ancak tüketici kısmen korunuyor.Akaryakıt vergilerinde yapılan indirimlerle fiyatlar baskılanıyor.
İspanyaDüşük-Orta Risk: Ücret endekslemesi sayesinde alım gücü korunuyor.Hükümet tarafından cömert mali destek paketleri açıklandı.

Politika Yapıcıları Bekleyen İki Büyük Tuzak

Ekonomi yönetimleri, bu süreçte adeta bir bıçak sırtında yürüyor. Uzmanlara göre küresel ekonomiyi bekleyen iki büyük risk senaryosu bulunuyor:

Talep Çöküşü ve İşsizlik: Hanehalklarının yüksek enerji maliyetleri nedeniyle harcamalarını kısması, ekonomik büyümeyi durdurabilir ve şirketleri istihdam azaltmaya (işten çıkarmalara) zorlayabilir.

Ücret-Enflasyon Sarmalı: Çalışanların kayıplarını telafi etmek için daha yüksek ücret talep etmesi, enerji fiyatları düşse bile enflasyonun kalıcı olarak yüksek kalmasına yol açabilir.

Doha'da Kritik Barış Diplomasisi

Piyasalarda bu karamsar hava hakimken, gözler diplomatik kanallara çevrildi. İran’ın üst düzey müzakere heyetinin barış görüşmeleri için Doha’ya gitmesiyle birlikte arabulucular, küresel enerji ticaretinin düğüm noktası olan Hürmüz Boğazı’nın kademeli olarak yeniden açılmasını içeren bir barış planı üzerinde çalışıyor.

Pantheon Macroeconomics'ten Claus Vistesen, 2026 yılında Euro Bölgesi genelinde reel ücret artışının sıfıra yakın olacağını öngörürken; Capital Economics'ten Andrew Kenningham ise, bu şokun 2022'deki kadar büyük olmasa da Euro Bölgesi ekonomisini hafif bir resesyona sokma olasılığının artık çok güçlü olduğunu belirtiyor.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *