Suriye’de açık deniz doğal gazı yeniden inşa sürecinde stratejik unsur olarak öne çıkıyor
Kronik enerji kriziyle mücadele eden Suriye’de, Akdeniz açıklarındaki doğal gaz potansiyeli yeniden inşa ve enerji arz güvenliği açısından kritik bir rol üstlenmeye hazırlanıyor.
SANA
Uzun süredir devam eden enerji krizi ve kapsamlı yeniden inşa ihtiyacıyla karşı karşıya bulunan Suriye’de, doğal gaz giderek daha stratejik bir kaynak haline geliyor. Üretimin ağırlıklı olarak doğu bölgelerindeki kara sahalarına dayandığı ülkede, bu kez dikkatler Akdeniz’e uzanan kıyı şeridine çevrildi.
Uluslararası verilere göre Suriye’nin doğal gaz üretimi 2011’den bu yana keskin biçimde geriledi. Dünya Bankası verileri, savaş öncesinde yıllık yaklaşık 8,7 milyar metreküp olan üretimin günümüzde 3 milyar metreküp seviyesine düştüğünü gösteriyor. Bu miktar, özellikle elektrik üretimi açısından ülkenin mevcut ihtiyaçlarını karşılamaktan uzak kalıyor.
Gaz, elektrik üretiminin belkemiği
Doğal gaz, Suriye’de elektrik santrallerinde kullanılan temel yakıtların başında geliyor. Üretimde sağlanacak her artış, elektrik şebekesinin istikrara kavuşması açısından stratejik önem taşıyor. Mevcut enerji açığı; uzun süreli elektrik kesintileri, sanayi üretiminde gerileme ve ekonomik toparlanmanın yavaşlaması şeklinde kendini gösteriyor.
Bu kapsamda gaz kaynaklarının geliştirilmesi; ithalata bağımlılığın azaltılması, kamu maliyesi üzerindeki yükün hafifletilmesi ve sanayinin yeniden canlandırılması açısından önemli bir kaldıraç olarak değerlendiriliyor.
Tartus–Lazkiye hattında beş deniz bloğu
Bu hedef doğrultusunda Suriye Petrol Şirketi, Chevron ve Power International Holding ile açık deniz petrol ve gaz aramalarına yönelik bir mutabakat zaptı imzaladı. Anlaşma, Suriye kıyıları açıklarında teknik ve uzmanlık çalışmalarının başlatılmasını öngörüyor.
Suriye’nin Tartus’tan Lazkiye’ye uzanan sahil şeridinde, açık deniz aramalarına ayrılmış beş deniz bloğu bulunuyor. Bu bloklardan biri, ortak çalışmalar kapsamında pilot alan olarak belirlendi.
Teknik çalışmalar sonrası işletme aşaması gündeme gelebilir
Suriye Petrol Şirketi Kurumsal İletişim Direktörü Safvan Şeyh Ahmed, SANA’ya yaptığı açıklamada mutabakatın teknik iş birliği ve ön değerlendirme sürecini kapsadığını belirtti. Ahmed, imzadan yaklaşık iki ay sonra uzman ekiplerle teknik incelemelere başlanmasının planlandığını aktardı.
Teknik ve ekonomik göstergelerin olumlu sonuç vermesi halinde, mutabakatın yaklaşık sekiz ay içinde uygulamaya dönük bir anlaşmaya dönüşebileceğini ifade eden Ahmed, arama, geliştirme ve olası keşif sürecinin uluslararası açık deniz standartlarına uygun şekilde üç ila dört yıl sürebileceğini kaydetti.
Rezerv miktarı henüz belirsiz
Suriye karasularında bulunabilecek doğal gaz miktarına ilişkin şu aşamada resmi ve teyit edilmiş bir rezerv tahmini bulunmuyor. Uluslararası kurumlar, potansiyel sahaların büyüklüğü ve ekonomik fizibilitesinin ancak kapsamlı sismik ve jeolojik çalışmalar sonucunda netleşebileceğine dikkat çekiyor.
Buna karşın Doğu Akdeniz’de Mısır ve Kıbrıs gibi ülkelerde yapılan keşifler, bölgenin kayda değer bir gaz potansiyeline sahip olabileceğine işaret ediyor. Bu durum, Şam yönetiminin açık deniz kaynaklarına yönelik ilgisini artırıyor.
Enerji egemenliği ve yeniden inşa için kritik
Açık deniz doğal gazı, Suriye açısından yalnızca ekonomik bir beklenti değil, aynı zamanda stratejik bir adım olarak görülüyor. Süreç; deniz yetki alanlarındaki kaynakların bilimsel temelde incelenmesi, ulusal kapasitenin geliştirilmesi ve ileri teknolojiye sahip uluslararası ortakların ülkeye çekilmesi anlamına geliyor.
Enerji arzının yeniden inşanın temel şartlarından biri olduğu Suriye’de, kara ve deniz kaynaklı doğal gazın orta ve uzun vadede istikrarın sağlanması, sanayinin canlandırılması ve sürdürülebilir büyümenin desteklenmesinde kilit rol oynaması bekleniyor.
