Gündem Atlas Gündem Adalet Bakanı Akın Gürlek: "Behçet Oktay Dosyasında Hiçbir Husus Karanlıkta Kalmayacak"

Adalet Bakanı Akın Gürlek: "Behçet Oktay Dosyasında Hiçbir Husus Karanlıkta Kalmayacak"

Adalet Bakanı Akın Gürlek, 2009'da şüpheli bir biçimde ölen Behçet Oktay'ın ailesiyle görüştü. FETÖ bağlantısı iddiaları yeniden incelenecek. Bakan, Faili Meçhul Suçları Araştırma Dairesi'nin yeni yöntemlerle soruşturmayı derinleştireceğini vurguladı.

Adalet Bakanı Akın Gürlek: "Behçet Oktay Dosyasında Hiçbir Husus Karanlıkta Kalmayacak"
Kaynak: Haber Merkezi
Adalet Bakanı Akın Gürlek, 2009 yılında şüpheli bir şekilde hayatını kaybeden eski Özel Harekat Daire Başkanı Behçet Oktay’ın ailesiyle Adalet Bakanlığı’nda bir araya geldi. FETÖ bağlantısı iddialarının ve dosyadaki şüphelerin yeniden ele alınacağını belirten Bakan Gürlek, olayın sonuna kadar takipçisi olacaklarını vurguladı  “OLAYDA KİMİN DAHLİ BULUNURSA BULUNSUN SONUNA KADAR TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ" Adalet Bakanı Akın Gürlek; görüşmeye ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, başta FETÖ bağlantısı iddiası olmak üzere, olaya ilişkin tüm şüphelerin yeniden ve kapsamlı biçimde inceleneceğini belirtti. ].


 

Adalet Bakanı Akın Gürlek, eski Özel Harekat Daire Başkanı Behçet Oktay’ın oğlu Burak Oktay ve kız kardeşi Şule Oktay’ı kabul etti  Bakan Gürlek, ilk olarak eski Özel Harekat Daire Başkanı Behçet Oktay'ın ailesiyle bir araya geldi. , Bakanlıkta gerçekleşen görüşmede, Behçet Oktay'ın oğlu Burak ve kardeşi Şule Oktay yer aldı. ]. Adalet Bakanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı'nın dosyayı yeni teknik imkanlarla incelemeye aldığını belirten Bakan Gürlek, karanlıkta kalan tüm noktaların aydınlatılacağını ifade etti. Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre; Bakan Gürlek görüşmede, Adalet Bakanlığı bünyesinde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı'nın karanlık kalmış, henüz aydınlatılmamış cinayetlerin ortaya çıkarılması için yaptığı çalışmaları hatırlattı. , “Hiçbir husus karanlıkta bırakılmayacak.” diyen Gürlek, “Olayda kimin dahli bulunursa bulunsun, gerçeğin ortaya çıkarılması için bu meselenin sonuna kadar takipçisi olacağız.” ifadesini kullandı. ].


"Behçet Oktay O Dönem FETÖ'nün Radarındaydı"

Olayın gerçekleştiği 2009 yılının Türkiye atmosferine dikkat çeken Bakan Gürlek, "O tarihlerde Sayın Müdürümüz, FETÖ'nün radarındaydı [cite: Gürlek, "Bu konuda da özellikle ailelerimizle görüşme yapıyoruz. Çünkü sizin gözlemleriniz, ilk olay anında gördükleriniz, bilgileriniz sıcağı sıcağına çok önemli. Bu konuda toplantılara önem veriyoruz. Tekrardan başınız sağ olsun." dedi. Bakan Gürlek, olayın gerçekleştiği tarihte Oktay'ın Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) radarında olduğunun altını çizerek, "Çok önemli. O tarihlerde Sayın Müdürümüz, FETÖ'nün radarındaydı. Vazifesini yaptığı dönem, örgütün tam palazlanmaya başladığı zaman, 2009 yılı." değerlendirmesini yaptı. ]. Vazifesini yaptığı dönem, örgütün tam palazlanmaya başladığı zaman. Özellikle 2007-2010 yılları arasındaki Hrant Dink ve Muhsin Yazıcıoğlu cinayeti gibi kritik vakalara çok ayrıntılı bakıyoruz [cite: Özellikle 2007-2010 yılları arasındaki olayların, çok ayrıntılı incelendiğini belirten Gürlek, "Hrant Dink, rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu cinayeti. Daha sonra da rahmetli Behçet Oktay'ın ölümünden dolayı bu tarihlere iyi bakıyoruz. Özellikle burada FETÖ'nün parmak izi çıkabilir mi? Çünkü genelde bir organize eylem olabiliyor." ifadelerini kullandı. ]. Burada FETÖ'nün parmak izi çıkabilir mi, inceleyeceğiz" dedi.


 

Gelişen teknolojiyle birlikte teknik delillerin yeniden ele alınacağını belirten Gürlek, bölgesel baz istasyonu (HTS) kayıtları, telefon trafiği, olay anına ilişkin kamera görüntüleri ve ilk müdahaleyi yapan personelin detaylıca inceleneceğini duyurdu [cite: Gürlek, olayda şüpheli hareketlerin olduğunu belirterek, şunları kaydetti: "Özellikle olay tarihindeki bir bölgesel baz istasyon çalışması yapılması gerekiyor. Genişletilmiş. Yani telefon sinyalleri kimler bulunuyor? Gerekirse geçmiş örnek kamera görüntülü var mı? Kimler irtibatlı? Onlara bakmak lazım. Müdahale eden, ilk olaya müdahale eden kimler? İşte görevli polisler kimler o tarihteki..." "GÜNÜMÜZ TEKNOLOJİSİ GELİŞTİ" Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı'nda görev yapan personelin, "profesyonel" olduğuna dikkat çeken Gürlek, şöyle devam etti: "Zaten bu birimi kurma amacımız da özellikle ayrı bir bakış açısıyla, ayrı bir gözle dosyada henüz aydınlatılmamış ya da ortaya çıkarılmamış teknik delilleri ortaya çıkartmak. Tabii şu an günümüz teknolojisi gelişti. Daha fazla, daha farklı yöntemlerle inceleme yöntemimiz var. Arkadaşlarımız çalışıyor. Burada daire başkanımız var, altındaki hakimlerimiz var. Savcılarımızla, Ankara Başsavcılığımızla da irtibatta."]. Birimin kuruluşundan bu yana 27 dosyada 30 faili ortaya çıkardığını da sözlerine ekledi.


 

Aileden Şüpheli Detaylar: "Dosya İnceleme Yapılmadan Kapatıldı"

Görüşmede söz alan Behçet Oktay'ın kız kardeşi Şule Oktay, olayın ardından soruşturmanın yüzeysel yürütüldüğünü ifade ederek, "Dosyada hiçbir inceleme yapılmadı, bilgimize dahi başvurulmadı. Cep telefonları ve kasa anahtarına ilişkin detaylar değerlendirilmedi. Ağabeyim sağ eliyle çay bile karıştırmazdı ancak her iki elinde de barut artığı olduğu kaydedilmiş" diyerek şüphelerini dile getirdi.


 

Behçet Oktay'ın oğlu Burak Oktay ise olayda kullanılan silahtaki mermilere dikkat çekerek, "Babam hep aynı mermileri kullanırdı. Yedek şarjördeki mermiler aynı ama silahtan çıkan mermiler babamın mermileri değil. Oturduğumuz lojmandaki komşularımızın çoğu sonradan FETÖ'den firar etti .Oturdukları lojmandaki komşularının çoğunun daha sonra FETÖ'den firari olduğunu belirten Burak Oktay, "Mesela buna babamın korumaları da şahit. Ondan sonra zaten bu oturduğumuz lojman itibarıyla bütün komşularımız FETÖ'den firariler. Babamı 'Hizbullah militanı' diye dinlemeye aldırdılar. Firari Recep Güven 'kendisini öldürttü' yorumunu yaptı." değerlendirmesinde bulundu. Babamı sahte isim ve gerekçelerle dinlemeye almışlardı" ifadelerini kullandı.


 

Ne Olmuştu?

Eski Özel Harekat Daire Başkanı Behçet Oktay, 25 Şubat 2009 tarihinde Ankara Dikmen’de park halindeki aracında silahla vurulmuş halde ağır yaralı olarak bulunmuş ve kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirmişti. İlk soruşturmada takipsizlik kararı verilmiş, ailenin itirazı üzerine açılan davada ise tek sanık beraat etmişti [cite: Oktay'ın ölümünün ardından gündeme gelen "cinayet" iddiaları üzerine soruşturmayı yürüten Cumhuriyet Savcısı Hüseyin Yalçın, ''başka birinin kastının ve katılımının bulunmadığı ve olayın, Oktay'ın kendi eylemi sonucu meydana geldiği'' gerekçesiyle takipsizlik kararı vermişti. , Oktay'ın ailesinin itirazı üzerine dosya, Sincan 1. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gitti. Mahkeme ''takipsizlik'' kararını kaldırarak, olayla ilgili dava açılması gerektiğini belirtmişti. 

Bunun ardından dosyaya bakan Ankara Cumhuriyet Savcısı Mustafa Düzgün, Oktay'ın ölümü sırasında yanında bulunan H.K. hakkında ''adam öldürmek'' ve ''6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a muhalefet'' suçlamasıyla iddianame düzenlenmişti. Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada H.K.'nın beraat etmesiyle, Oktay'ın ölümü sır olarak kalmaya devam etti. ]. 15 Temmuz sonrası açığa çıkan FETÖ yapılanmasıyla birlikte dosya yeniden Türkiye gündemine taşındı . 15 Temmuz'daki darbe girişiminin ardından, FETÖ'nün emniyet, ordu ve yargıdaki yapılanmalarının ortaya çıkması, geçmişte tartışmalı bir şekilde kapanan bazı soruşturma ve davaları da gündeme getirmişti. , Bu davalardan biri de 25 Şubat 2009'da Ankara Dikmen'de ölü bulunan eski Özel Harekat Daire Başkanı Behçet Oktay'a ait. ].

 
Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız