ANAHTAR PARTİ LİDERİ AĞIRALİOĞLU'NDAN İKTİDARA TARİHİ UYARI: "SİYASET YARGI SOPASIYLA DİZAYN EDİLEMEZ!"
Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, CHP’de yaşanan "mutlak butlan" davası ve kurultay iptali tartışmalarına ilişkin çok sert bir çıkışta bulundu. Niğde’de düzenlenecek halk buluşması öncesinde gazetecilerle bir araya gelen Ağıralioğlu, iktidara ve yargı makamlarına seslenerek, "Siyaset, yargı sopasıyla dizayn edilemez" uyarısında bulundu.
Melenin bir parti meselesi değil, topyekûn bir demokrasi ve devlet ciddiyeti meselesi olduğunu vurgulayan Ağıralioğlu, bu tehlikeli yolun açılması durumunda yarın aynı mağduriyetin AK Parti dahil her yapının başına gelebileceğini hatırlattı.
"Duruşumuz İlkeli: 367 Krizinde de AK Parti Kapatma Davasında da Aynı Şeyi Söyledik"
Konuşmasında Türkiye'nin yakın siyasi tarihine ve hukuki krizlerine atıfta bulunan Ağıralioğlu, Anahtar Parti olarak her zaman ilkeli bir duruş sergilediklerini ifade etti. Geçmişteki haksızlıklara karşı durdukları gibi bugün de aynı dik duruşu sergilediklerini belirten Lider, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Mesele burada asla CHP meselesi değildir. Bu hukuksuzluk yarın bir başkasının başına da gelse, bizim başımıza da gelse, AK Parti’nin başına da gelse biz yine aynı şeyi söyleriz; geçmişte de aynısını söyledik. Biz bu dik duruşu ‘367 krizi’ yaşandığında da gösterdik, AK Parti’ye kapatma davası açıldığında da aynı şeyi savunduk. Çünkü ilke her zaman ilkedir.”
"Geriye Dönük Kararlar Devlet Ciddiyetiyle Bağdaşmaz"
Yargı eliyle alınan mutlak butlan kararlarının sadece siyasi partileri değil, devlet mekanizmasını ve halk iradesini de felç etme riski taşıdığını belirten Ağıralioğlu, bu durumun yaratacağı hukuki kaosu şu çarpıcı örnekle açıkladı:
Tüm Tasarruflar Boşa Düşer: "Siz bugün kalkmış 3 yıl önceki kurultaydan bahsediyorsunuz. Yarın birisi gelse, eskiye dair benzer bir itirazla bir mahkeme kararı alsa ve bunu AK Parti için mevzu etse, o zaman AK Parti’nin bugüne kadarki bütün tasarrufları boşa mı düşecektir?"
Hukuki Kaos Riski: "Eğer birisine itiraz edilip bir gerekçeyle meşruiyet sorunu oluşturulduğunda hukuk kalkıp ‘Ben bunu mutlak butlan sayıyorum’ derse; o zaman geriye dönük olarak açılmış bu tehlikeli yoldan yapılan tüm uluslararası anlaşmalar, imzalanmış sözleşmeler, bürokratik atamalar ve çıkarılmış kanunların hepsi boşa düşer. İşte bu yüzden bu tarz müdahaleler devlet ciddiyetiyle bağdaşmaz."
"Engellenenler Her Zaman Millet Vicdanında Büyümüştür"
Yargı kararlarıyla siyasi hatları terbiye etmeye çalışmanın Türk siyasi tarihinde hiçbir zaman ters tepmediğini, aksine mağdur edilen kadroları güçlendirdiğini ifade eden Ağıralioğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kendi geçmişini hatırlatarak şu tarihi tespiti yaptı:
“Millet iradesini bu tarz ısmarlama yargı kararlarıyla terbiye etmeye kalktınız mı milletin buna nasıl bir tepki vereceği siyasi hafızamızda çok net mevcuttur. Siyasi yasaklar gelmiştir ama o siyasi yasakları veren mahkemeler asla güçlenmemiştir; aksine, kendisine haksız yere yasak verilen liderler ve kadrolar güçlenmiştir. Önü kesilenler, engellenenler her zaman milletin vicdanında büyümeşlerdir. Yakın siyasi tarihin hafızasında bu haksızlıklara en çok yer edinmiş olan tarafı, bizzat Tayyip Bey’in kendisi temsil ediyor. Tayyip Bey’in ve hükümetin bu işlere biraz bu tarihi hafızayla bakması lazım.”
"Seçim Takvimi En Fazla 1,5 Yıldır, Adı Net Bir Şekilde Erken Seçimdir"
Gündemdeki seçim tartışmalarına da değinen Yavuz Ağıralioğlu, Türkiye'nin artık kaçınılmaz bir erken seçim atmosferine girdiğini söyledi. "Biz bu tahterevalliyi tamamen bozacağız" diyen Ağıralioğlu, önümüzdeki takvimin en fazla bir buçuk sene olduğunu belirterek, seçimin 2027'de de 2028'de de yapılsa artık adının "erken seçim" olduğunu vurguladı. Siyasetçilerin asıl vazifesinin memlekete adaletin tıkır tıkır çalışacağı güvenli bir liman inşa etmek olduğunu ifade ederek sözlerini tamamladı.
