Gündem Atlas Gündem Ağıralioğlu'ndan uyarı: "Ankara su krizini çözüm üreten şehir olmalı

Ağıralioğlu'ndan uyarı: "Ankara su krizini çözüm üreten şehir olmalı

Yavuz Ağıralioğlu, Ankara’daki su krizini eleştirerek, yönetim sorunlarına dikkat çekti. Hem su kıtlığı hem taşkını yaşanan şehri, çözüm üreten bir model olarak görmek gerektiğini vurguladı ve somut öneriler sundu.

Haberleri

Yavuz Ağıralioğlu: “Başkent Olmak Krizi İlk Yaşayan Şehir Olmak Değildir; Çözümü İlk Uygulayan Şehir Olmaktır!”

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Ankara’da yaşanan su krizini sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla sert bir dille eleştirdi. Ağıralioğlu, “Aynı kentte hem su kıtlığı hem su taşkını aynı anda yaşanıyorsa, bu yalnızca iklim krizi değil; yönetim ve planlama krizidir. Ankara örneği aslında Türkiye’nin su yönetimi tablosunun küçük bir özetidir. Başkent olmak, krizi ilk yaşayan şehir olmak değildir çözümü ilk uygulayan şehir olmaktır” diyerek hem merkezi hükümeti hem de Ankara Büyükşehir Belediyesi’ni hedef aldı. Ağıralioğlu, havza bazlı su bütçesi, kayıp-kaçak oranlarının düşürülmesi, yağmur suyu ve gri su kullanımı gibi somut çözüm önerileri sundu.

Yönetim ve Planlama Krizi: “Hem Kıtlık Hem Taşkın Aynı Anda”

Ağıralioğlu, Ankara’nın aynı anda su kıtlığı ve su taşkını yaşadığını belirterek şu ifadeleri kullandı: “Aynı kentte hem su kıtlığı hem su taşkını aynı anda yaşanıyorsa, bu yalnızca iklim krizi değil; yönetim ve planlama krizidir. Ankara örneği aslında Türkiye’nin su yönetimi tablosunun küçük bir özetidir. Başkent olmak, krizi ilk yaşayan şehir olmak değildir çözümü ilk uygulayan şehir olmaktır. Ankara başkenttir. Suyu mazeretle değil, bilimle ve planla yöneten örnek bir şehir olmak zorundadır.”

Hükümete Sorular: “Neden Kırılgan Kaynaklara Mahkûm Edildik?”

Başkan Ağıralioğlu, merkezi yönetime şu soruları yöneltti: “Şimdi önce hükûmete soruyoruz: Nüfus yoğunluğunu ve sanayiyi belli şehirlere sıkıştırarak, havza bazlı su bütçesi yapılmadan, iklim senaryoları arz-talep projeksiyonlarına entegre edilmeden suyu nasıl yöneteceğinizi söyleyebiliyorsunuz? Ankara neden yüksek maliyetli, uzun mesafeli ve kırılgan su kaynaklarına mahkûm edildi? Bu tercih siyaseten bir zorunluluk mu, yoksa planlama eksikliği mi?”

Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne Eleştiri: “Kayıp-Kaçak Neden Hâlâ %35-40?”

Yerel yönetime de yüklenen Ağıralioğlu: “Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne de soruyoruz: 2053 Master Planı’nda 2029’dan itibaren ilave su ihtiyacı açıkça yazılıyken, şebekelerdeki kayıp-kaçak oranları neden hâlâ yüzde 35-40 bandında? Risk bilinirken neden sonuç üretilmiyor?”

Çözüm Önerileri: Havza Bazlı Bütçe, Dijital Altyapı, Gri Su Zorunluluğu

Ağıralioğlu, iktidarda olsalar neler yapacaklarını sıraladı: “Önce merkezi düzeyde; ülke genelinde şehircilik ilkelerini ıskalamadan mikro bölgeleme ile planlamayı öncelikler, nüfus yoğunluğunu dengeli olarak planlar, havza bazlı su bütçesini çıkarır, DSİ’yi siyasî takvimlerden arındırır, su yatırımlarını iklim değişikliği senaryolarına göre planlar, kayıp-kaçak azaltımını tüm belediyeler için bağlayıcı hedef hâline getirirdik. Su Kanunu’nu geciktirmeden çıkarır, yüzey ve yeraltı sularını birlikte yöneten bütüncül bir sistemi kurardık. Yerel yönetimler için mazereti değil, sorumluluğu esas alırdık. Nüfus baskısını artıran plansız büyümeyi düzenler, kentlerin taşıma kapasitesini esas alırdık. Gündem Ankara olduğu için Ankara özelinde; Gerede sistemini yeniden ele alır, kayıp-kaçak oranlarını en geç beş yıl içinde yüzde 20’nin altına indirir, yağmur suyunu ve gri suyu zorunlu kullanım hâline getirir, Kızılırmak suyunu ileri arıtma standartlarına kavuşturur, ASKİ’de güçlü bir dijital veri ve karar destek altyapısı kurardık.”

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *