Emekli Tümamiral Prof. Dr. Cihat Yaycı, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in Türk Devletleri Teşkilatı zirvesine katılmamasının ardından gündeme gelen tartışmaları değerlendirdi. Yaycı, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkilerin korunmasının Türk dünyasındaki iş birliği açısından önemli olduğunu belirtti.
Aliyev’in zirveye katılmaması gündemde
GZT’de yayımlanan “Haritanın Başında” programına konuk olan Emekli Tümamiral Prof. Dr. Cihat Yaycı, Türkiye-Azerbaycan ilişkileri ve Türk Devletleri Teşkilatı’nın (TDT) geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
30 Ekim 2026’da Türkiye’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen TDT zirvesine Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev katılmadı. Azerbaycan’ı toplantıda Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov temsil etti. Aliyev’in katılmama gerekçesi olarak FIFA 15 Yaş Altı Dünya Kupası kapsamındaki bir törene katılımı gösterildi.
Yaycı, Aliyev’in zirvede yer almamasının tek başına Türkiye-Azerbaycan ilişkilerinde sorun bulunduğu şeklinde yorumlanmaması gerektiğini ifade etti.
“İsrail ile ilişkiler Türkiye-Azerbaycan bağlarını etkilememeli”
Türkiye’de Azerbaycan’ın İsrail ile ilişkileri üzerinden yürütülen eleştirileri değerlendiren Yaycı, iki ülkenin dış politika tercihlerinin ve güvenlik önceliklerinin farklı olabileceğini söyledi.
Azerbaycan’ın Karabağ Savaşı sürecinde İsrail’den destek aldığını hatırlatan Yaycı, bu ilişkinin Türkiye ile Azerbaycan arasındaki stratejik ortaklığı zedelememesi gerektiğini savundu.
Yaycı, Şuşa Beyannamesi ile kurulan ittifakın Türkiye açısından önemli olduğunu belirterek iki ülke arasındaki ilişkilerin zarar görmesinin bölgesel dengeleri etkileyebileceğini dile getirdi.
Prof. Dr. Cihat Yaycı'nın PROGRAMInı İZLE
TDT’nin geleceğinde Türkiye-Azerbaycan iş birliği
Yaycı, Türkiye ve Azerbaycan arasındaki ilişkilerin Türk Devletleri Teşkilatı’nın etkinliği açısından da belirleyici olduğunu ifade etti.
Orta Asya ülkeleri arasında son yıllarda gelişen bölgesel iş birliği girişimlerine değinen Yaycı, bu süreçlerin TDT’nin konumunu nasıl etkileyeceği konusunda değerlendirmelerde bulundu. Orta Asya ülkelerinin kendi aralarındaki koordinasyonunun Türkiye ve Azerbaycan’ın teşkilat içindeki rolünü zayıflatmaması gerektiğini savundu.
İran ve Zengezur Koridoru değerlendirmesi
Azerbaycan’ın İsrail ile ilişkilerinin İran’la yaşanabilecek gerilimler bakımından sonuçlar doğurabileceğini belirten Yaycı, bu durumun Azerbaycan’ın güvenliği ve bölgesel istikrar açısından risk oluşturabileceğini söyledi.
Zengezur Koridoru ve Orta Koridor konularına da değinen Yaycı, bölgedeki ulaşım ve bağlantı projelerinde Türkiye’nin etkisinin korunmasının önemine dikkat çekti. Koridorun Ermenistan bölümündeki gelişmeler ve ABD’nin bölgedeki rolüne ilişkin değerlendirmelerini de paylaşan Yaycı, Türkiye’nin bu süreçteki konumunun yakından takip edilmesi gerektiğini ifade etti.
KKTC ve Filistin üzerinden karşılaştırma yaptı
Yaycı, Azerbaycan’ın Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne (KKTC) yönelik tutumunun Türkiye açısından önem taşıdığını belirtti. Azerbaycan’ın KKTC’ye verdiği siyasi desteğe ve Bakü’deki çeşitli temaslara değinen Yaycı, iki ülke arasındaki ilişkilerin bozulmasının bu alandaki iş birliğini de etkileyebileceğini söyledi.
Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ın Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ne gerçekleştirdiği ziyareti de değerlendiren Yaycı, Türkiye’de Azerbaycan’a yönelik eleştiriler ile bu ziyarete gösterilen tepkileri karşılaştırdı.
“Sorunlar diplomatik kanallardan ele alınmalı”
Türkiye-Azerbaycan ilişkilerinde yaşanabilecek görüş ayrılıklarının kamuoyu önünde büyütülmemesi gerektiğini savunan Yaycı, sorunların diplomatik kanallar aracılığıyla ele alınmasının önemini vurguladı.
Yaycı, iki ülke arasındaki stratejik ortaklığın korunmasının Türkiye’nin Türk dünyasıyla ilişkileri ve bölgesel çıkarları açısından önemli olduğunu belirtti.
Kaynak: GZT – Haritanın Başında programı, Cihat Yaycı röportajı.
