Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Şanghay İşbirliği Örgütü Devlet Başkanları Zirvesi'ne katılmak üzere gittiği Kırgızistan'ın başkenti Bişkek'ten dönüşünde uçakta gazetecilerin sorularını yanıtladı. "Terörsüz Türkiye" hedefinden Suriye'deki gelişmelere, Rusya-Ukrayna savaşından savunma sanayii projelerine kadar geniş bir yelpazede değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, kritik mesajlar verdi.
Süreçte hedef odaklı ilerleme
"Terörsüz Türkiye" sürecinin takvimine ilişkin soruları yanıtlayan Erdoğan, kesin bir tarih vermenin doğru olmadığını, sürecin bir takvim meselesinden ziyade bir hedef meselesi olduğunu belirtti. Devletin ilgili kurumlarının koordinasyon içinde çalıştığını ifade eden Erdoğan, Meclis'teki mutabakatın önemine dikkat çekti.
Sürecin başarıya ulaşması için örgütün silah bırakması ve tasfiye olması gerektiğini hatırlatan Erdoğan, "Milletimiz de bu sürece desteğini ortaya koymuştur. Böylesi provokasyona açık süreçlerin çok uzamaması gerekir" diyerek kararlılık vurgusu yaptı.
Toplumsal bütünleşme ve sağduyu çağrısı
Siyasi aktörlerin sürece yönelik söylemlerine de değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplumsal bütünleşmeyi zedeleyecek, terörün geçmişteki fay hatlarını tetikleyecek yaklaşımlardan kaçınılması gerektiğini belirtti. Sorumluluk ve sağduyu çağrısında bulunan Erdoğan, milletin tahriklere karşı dirençli olduğunu ifade etti.
Suriye'de yeni dönem beklentisi
Suriye'de YPG'nin feshi ve entegrasyon sürecini yakından takip ettiklerini belirten Erdoğan, Suriye'nin toprak bütünlüğünün bölge istikrarı için kritik olduğunu vurguladı. Terör defterinin artık kapanması gerektiğini ifade eden Erdoğan, "Suriye'nin istikrarına giden yol, fitne tohumlarını temizlemekten geçer" değerlendirmesinde bulundu.
Dış politikada 360 derecelik vizyon
Rusya-Ukrayna savaşına ilişkin barışın kazanması gerektiğini yineleyen Erdoğan, Türkiye'nin arabuluculuk çabalarına hazır olduğunu belirtti. Şanghay İşbirliği Örgütü ile ilişkilere de değinen Erdoğan, bu durumun Batı'ya sırt çevirmek anlamına gelmediğini, Türkiye'nin 360 derecelik bir vizyonla kendi ağırlığını artırmayı hedeflediğini söyledi. Ayrıca, F-35 görüşmelerinin sürdüğünü ancak Türkiye'nin KAAN gibi yerli savunma projelerinden asla vazgeçmeyeceğini, aksine seçeneklerini çeşitlendirdiğini sözlerine ekledi.
