Gündem Atlas Gündem Murat Kurum: “COP31, uygulama COP’u olacak”

Murat Kurum: “COP31, uygulama COP’u olacak”

Çevre Bakanı Murat Kurum, COP31'de Türkiye'nin iklim diplomasisinin önemini vurguladı. Sıfır Atık Hareketi ile sürdürülebilirlikte ilerleme kaydettiklerini belirten Kurum, iklim krizine karşı diyalog ve işbirliğinin gerekliliğini vurguladı.

Murat Kurum: “COP31, uygulama COP’u olacak”
Kaynak: Haber Merkezi

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ve COP31 Başkanı Murat Kurum, Türkiye’nin barışçıl diplomasisinin COP31’e ilham olacağını belirterek, “Diyalogla kurulan her masa, uzlaşıya ve eyleme dönüşecek” dedi. Kurum, sıfır atık, temiz enerji, su kaynaklarının korunması ve iklime dayanıklı şehirler başta olmak üzere 10 öncelik üzerinde çalışacaklarını açıkladı.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ve COP31 Başkanı Murat Kurum, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nda düzenlenen “Sıfır Atık’tan COP31’e: Türkiye’nin İklim Diplomasisi” panelinin açılışında konuştu. Türkiye’nin iklim diplomasisi yaklaşımını anlatan Kurum, COP31 sürecinin diyalog, uzlaşı ve somut eylem ilkeleri üzerine kurulacağını söyledi.

İklim krizinin etkilerinin giderek ağırlaştığına dikkat çeken Kurum, uluslararası iş birliğinin güçlendirilmesi ve ülkelerin iklim hedeflerinin uygulanabilir sonuçlara dönüştürülmesi gerektiğini vurguladı.

Sıfır Atık Hareketi’nin geri kazanım oranı yüzde 37’ye yükseldi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın öncülüğünde başlatılan Sıfır Atık Hareketi’nin Türkiye genelinde geniş bir uygulama alanına ulaştığını belirten Kurum, hareketin kaynakların korunması, enerji ve su tasarrufu ile sera gazı salımlarının azaltılmasına katkı sağladığını ifade etti.

Kurum’un paylaştığı verilere göre, 2017’de yüzde 13 olan geri kazanım oranı 2025’te yüzde 37’ye yükseldi. Aynı dönemde 90 milyon ton atık geri kazanılırken ekonomiye yaklaşık 365 milyar liralık katkı sağlandı.

Depozitolu Ambalajlar Sistemi kapsamında ise bugüne kadar 520 milyon ambalajın yeniden ekonomiye kazandırıldığı bildirildi.

Sıfır Atık Hareketi’nin uluslararası iklim diplomasisi açısından da önemli bir iş birliği zemini oluşturduğunu belirten Kurum, Türkiye’nin bu deneyimini COP31 kapsamında uluslararası alana taşımayı hedeflediklerini söyledi.

“Asıl tehlike, iklim krizinin gezegeni yaşanamaz hale getirmesi”

Dünyada yaşanan savaşlar, siyasi istikrarsızlıklar ve ekonomik krizlere değinen Kurum, bu gelişmelerin iklim krizine karşı mücadeleyi gölgede bırakmaması gerektiğini dile getirdi.

İklim değişikliğinin Türkiye üzerindeki etkilerine de dikkat çeken Kurum, Antalya’da meydana gelen şiddetli hortum nedeniyle 4 kişinin hayatını kaybettiğini belirterek yaşamını yitirenler için başsağlığı diledi.

Türkiye’nin Akdeniz havzasındaki konumu nedeniyle iklim krizinin yıkıcı etkilerine açık ülkeler arasında bulunduğunu ifade eden Kurum, afetlere karşı hazırlıklı olmanın ve kentsel dönüşüm çalışmalarının önemini vurguladı.

Kurum, Türkiye’nin afetlerle mücadele alanında sahada edindiği tecrübeleri COP31 kapsamında uluslararası toplumla paylaşacağını kaydetti.

COP31’in yol haritası: Diyalog, uzlaşı ve aksiyon

COP31 hazırlıkları kapsamında yıl boyunca yoğun diplomatik temaslar yürütüldüğünü belirten Kurum, 51 ziyaret gerçekleştirdiklerini ve 16 uluslararası zirveye katıldıklarını açıkladı.

Bu temaslarda ülkelerin iklim krizi karşısındaki ihtiyaçlarının ve ortak çalışma alanlarının ele alındığını aktaran Kurum, Antalya’da kurulacak müzakere masalarının somut çözümlere katkı sağlamasını hedeflediklerini söyledi.

Kurum, COP31’in temel yaklaşımını şu sözlerle açıkladı:

“COP31'e tam da bu anlayışla hazırlandık ve yol haritamızı diyalog, uzlaşı ve aksiyon olarak belirledik.”

Türkiye’nin COP31 başkanlığı döneminde iklim hedeflerinin yalnızca taahhütlerle sınırlı kalmamasını, yatırımlar ve iş birlikleri aracılığıyla uygulamaya geçirilmesini amaçladıklarını belirten Kurum, “COP31, uygulama COP’u olacak” dedi.

COP31 için belirlenen 10 öncelik

Murat Kurum, COP31 kapsamında üzerinde çalışılacak önceliklere ilişkin de bilgi verdi. Açıklamasında sıfır atık, denizlerin korunması, gıda güvenliği, su ve toprak kaynaklarının korunması, enerji verimliliği ve temiz enerji dönüşümü gibi alanlara dikkat çekti.

Öne çıkan hedefler arasında şunlar yer aldı:

Sıfır atık: 2035’e kadar küresel belediye atığı üretimindeki beklenen artışı en az yarı yarıya azaltmaya yönelik çalışmalar yürütülmesi.

Döngüsel ekonomi: Döngüsel malzeme kullanım oranının 2035’e kadar en az yüzde 15’e ulaşması için ortaklıkların teşvik edilmesi.

Denizlerin korunması: Deniz ve okyanuslardaki kirliliğin kaynağında önlenmesi ve kıyıların dayanıklılığının artırılması.

Gıda güvenliği: İklime dayanıklı tarım uygulamalarının yaygınlaştırılması ve üreticilerin desteklenmesi.

Enerji verimliliği: Binalardaki enerji kullanım yoğunluğunun 2035’e kadar en az yüzde 25 azaltılması.

İklim finansmanı: Şehirlerin altyapı ihtiyaçlarını yatırım projelerine dönüştürecek finansman ve teknik destek mekanizmalarının geliştirilmesi.

Temiz enerji: Elektriğin küresel nihai enerji tüketimindeki payının 2035’te yüzde 35’e ulaşması için iş birliğinin artırılması.

Yeşil sanayileşme: Daha az kaynak kullanımıyla daha verimli üretim modellerinin yaygınlaştırılması.

Kurum, iklim hedeflerinin uygulanabilir projelerle buluşturulması için İklim Uygulama Köprüsü (BRIDGE) girişimiyle proje hazırlama, teknik destek ve finansmana erişim alanlarında bağlantıların güçlendirilmesinin hedeflendiğini belirtti.

Antalya’da 85 liderin ağırlanması hedefleniyor

COP31 kapsamında Antalya’da geniş katılımlı bir organizasyon planlandığını belirten Kurum, yaklaşık 85 liderin ve 1,5 milyon misafirin ağırlanmasının hedeflendiğini söyledi.

Kültür ve sanat etkinliklerinden panellere, sergilerden konserlere kadar farklı organizasyonların da düzenleneceğini aktaran Kurum, etkinlik alanının mavi ve yeşil bölgeleriyle toplam 1,1 milyon metrekarelik bir alana yayıldığını ifade etti.

Türkiye’nin diplomasi yaklaşımının iklim müzakerelerine katkı sağlayacağına inandığını belirten Kurum, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:

“En önemlisi de inanıyorum ki ülkemizin barışçıl diplomasisi COP31'e ilham olacak. Diyalogla kurulan her masa, uzlaşıya ve eyleme dönüşecek. Birlikte attığımız her adım, çocuklarımıza bırakacağımız en büyük miras olacak.”

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız