Akademisyen ve Haber7 yazarı Prof. Dr. Zakir Avşar, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Ekrem İmamoğlu hakkında devam eden davalara ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Avşar, yargılamaların hukuki süreçler içinde ciddiyetle ilerlediğini belirterek, kamuoyunda oluşan beklentilerin hukuki gerçeklerden ayrıştırılması gerektiğini ifade etti.
Yargılamanın Aleniyeti ve Medyatikleştirme Farkı
Avşar, yargılamaların canlı yayınlanması taleplerine de değinerek, aleniyetin demokratik hukuk devletinin önemli bir ilkesi olduğunu ancak bunun mahkeme salonunu siyasi bir gösteri alanına dönüştürmek anlamına gelmediğini vurguladı. "Aleniyet ile medyatikleştirme arasında önemli bir fark vardır" diyen Avşar, savunma hakkının siyasi kampanya aracı olarak kullanılmasının yargısal sürecin sağlıklı işleyişine zarar vereceğini kaydetti.
Delillerin Güvenilirliği ve Hukuki Değerlendirme
Ceza muhakemesinde delilin varlığı kadar güvenilirliğinin ve hukuka uygunluğunun önemine dikkat çeken Avşar, tanık beyanlarının tek başına yeterli olmadığını, maddi unsurlarla desteklenmesi gerektiğini belirtti. Kamera kayıtları, baz istasyonu verileri, banka dekontları gibi somut delillerin devreye girdiğini ifade eden Avşar, bu süreçte ortaya çıkan tanıklıkların ve belgelerin sanıklara istedikleri imkânı vermediğini söyledi.
Siyasi Kanaat ile Hukuki Hüküm Ayrımı
Avşar, davanın başından itibaren kamuoyunda oluşan güçlü beklentilere işaret ederek, "Kesin beraat edecekler" veya "kesin suçlular" demenin mahkemenin görev alanına müdahale anlamına geldiğini vurguladı. Siyasi kanaatlerin hukuki hükümle karıştırılmaması gerektiğini belirten Avşar, sağlıklı olanın sürecin hukuk kuralları içinde ilerlemesini izlemek olduğunu ifade etti.
Hukukun Üstünlüğü ve Adaletin Tecellisi
Hukuk devletinde savcının iddiasının da mahkeme kararının da denetime açık olduğunu hatırlatan Avşar, kararların eleştirilebileceğini ancak kimsenin mahkemenin yerine geçemeyeceğini söyledi. İBB yargılamalarının Türkiye'nin hukuk devleti anlayışı açısından önemli olduğunu belirten Avşar, "Davanın sonucu ne olursa olsun asıl mesele kararın hangi yöntemle ve hangi deliller üzerinden verileceğidir" dedi.
Avşar, hukukun üstünlüğünün herkes için aynı ölçünün uygulanmasını gerektirdiğini vurgulayarak, Türkiye'nin ihtiyacının siyasi beklentilere göre şekillenen değil, güvenilir bir yargı olduğunu ifade etti. "Aleniyet gösteri değildir, savunma siyasi kampanya değildir, kamuoyu mahkeme değildir, siyasi kanaat delilin yerini tutamaz" diyen Avşar, bugün savunulması gerekenin belirli bir kişi veya siyasi taraf değil, hukuki usul olduğunu sözlerine ekledi.
