Gündem Atlas Gündem Tümamiral Cihat Yaycı’dan İspanya-Fas Sınırındaki Göç Krizine Dair Çarpıcı Analiz: "Göç, Modern Dünyanın Kitle İmha Silahıdır"

Tümamiral Cihat Yaycı’dan İspanya-Fas Sınırındaki Göç Krizine Dair Çarpıcı Analiz: "Göç, Modern Dünyanın Kitle İmha Silahıdır"

Tümamiral Cihat Yaycı, İspanya-Fas sınırındaki göç krizini, organize bir hibrit operasyon olarak değerlendiriyor. Göçü, modern dünyanın kitle imha silahı olarak nitelendirerek, siyasi hedefler doğrultusunda devletlere baskı aracı olarak kullanıldığını vurguladı.

Tümamiral Cihat Yaycı’dan İspanya-Fas Sınırındaki Göç Krizine Dair Çarpıcı Analiz: "Göç, Modern Dünyanın Kitle İmha Silahıdır"
Kaynak: Haber Merkezi
Kaynak: GZT YouTube
GZT YouTube kanalında yayımlanan programda gündeme dair açıklamalarda bulunan Tümamiral Cihat Yaycı, İspanya’nın Kuzey Afrika’daki özerk toprakları Septe (Ceuta) ve Melilla sınırında yaşanan göç hareketliliğini değerlendirdi. Yaycı, yaşananların sıradan bir düzensiz göç dalgası olmadığını, doğrudan siyasi hedefler doğrultusunda organize edilen hibrit bir operasyon ve “istila yöntemi” olduğunu savundu.


"Septe ve Melilla İspanya İçin Tarihi Bir Sembol"

Septe ve Melilla’nın İspanya açısından 500 yılı aşkın bir geçmişe sahip olduğunu ve Endülüs döneminden kalan tarihi bir simge olarak görüldüğünü belirten Cihat Yaycı; bu iki bölgenin Avrupa Birliği’nin Afrika kıtasındaki tek kara toprağı ve Schengen sınırlarının istisnası durumunda olduğunu hatırlattı.


"Kitle İmha Silahı Olarak Göç"

Göçün günümüz jeopolitiğinde devletleri zayıflatmak veya baskı altına almak amacıyla stratejik bir araca dönüştürüldüğünü belirten Yaycı, şu ifadeleri kullandı:


 

"Göç, çağımızın devletleri yıkmak ya da devletlere istediklerini yaptırmak için kullanılan bir silahıdır. ABD'deki askeri akademilerde 'kitle imha silahı olarak göç' üzerine tezler yazılıyor. Bir silah kullanmadan bir devleti veya milleti göç yoluyla yıkabilirsiniz. Yaşananlar bir insani hareketlilik değil, politik olarak tetiklenen bir istiladır."


"İspanya Politikaları Nedeniyle Hedef Alındı"

İspanya’nın son dönemde izlediği dış politikanın ABD ve İsrail yönetimi tarafından tepkiyle karşılandığına dikkat çeken Yaycı, krizin arkasındaki dinamikleri şöyle sıraladı:

İsrail ve Filistin Tutumu: İspanya'nın 2024 yılında Filistin devletini resmen tanıması, İsrail'e savunma sanayii ambargosu uygulaması ve Gazze politikaları nedeniyle AB düzeyinde yaptırım çağrısında bulunması.
Cezayir İle Yakınlaşma: İspanya’nın, Fas’ın bölgedeki rakibi olan Cezayir ile enerji ve ticaret alanındaki iş birliğini artırması.
Müzakere Karşıtlığı: Madrid yönetiminin ABD ve İsrail'in İran'a yönelik olası askeri müdahalelerine karşı durması.
 

"Süreç Önceden Kurgulandı"

Krizin arka planında medya ve lobi faaliyetlerinin yattığını iddia eden Cihat Yaycı, ABD'li analist Michael Rubin'in Mart 2026'da yazdığı bir makalede Fas'a Septe ve Melilla üzerinde hak iddia etmesi yönünde çağrıda bulunduğunu ve ABD Temsilciler Meclisi raporlarında bu bölgelerin "Fas topraklarındaki İspanyol şehirleri" şeklinde tanımlandığını aktardı.
İspanya Anayasa Mahkemesi'nin "sıcak geri gönderme" (hard return) uygulamasını sınırlandırmasının ve sosyal medyadaki manipülatif paylaşımların ardından saatler içinde 72 bin kişinin Septe sınırına dayandığını belirten Yaycı, İspanya'nın bölgeye askeri kuvvet sevk ederek ve sert diplomatik uyarılar yayınlayarak geri adım attırdığını ifade etti.

"Gelişmeler Türkiye İçin de Ders Niteliğinde"

İspanya ile Türkiye'nin savunma sanayiinde (özellikle TCG Anadolu projesi ve devamındaki konseptlerde) yakın iş birliği içinde olduğunu hatırlatan Yaycı, sosyal mühendislik ve göç dalgaları üzerinden yürütülen bu tür operasyonel baskıların tüm bağımsız devletler için birer uyarı niteliğinde olduğunu belirterek sözlerini tamamladı.
Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız