Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, fon soruşturması ve siyasetteki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, başörtüsünün herhangi bir yolsuzluk veya suç iddiasının üzerini örten bir unsura dönüştürülmemesi gerektiğini söyledi. Ağıralioğlu, iktidarın kendi geçmişiyle hesaplaşması gerektiğini savunurken ekonomik sorunlara da dikkat çekti.
Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Sözcü TV'de İsmail Küçükkaya'nın sunduğu “Günaydın Türkiyem” programında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.
Fon soruşturmasına ilişkin değerlendirmelerinde Ağıralioğlu, yaşananların Türkiye açısından bir “sistem muhasebesi” fırsatına dönüştürülmesi gerektiğini ifade etti.
Ağıralioğlu, fon soruşturmasını “tarihin gördüğü en büyük gariban dolandırıcılığı” olarak nitelendirirken, soruşturmanın siyasi hesaplaşmanın ötesinde adalet ve kamu yönetimi açısından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
“Gururumuz olunca övüyoruz da utancımız olunca söylemeyecek miyiz?”
Dindarlık, muhafazakârlık ve milliyetçilik üzerinden yürütülen siyasete ilişkin eleştirilerde bulunan Ağıralioğlu, iyi yapılan işleri överken yanlış uygulamalar karşısında da aynı hassasiyetin gösterilmesi gerektiğini belirtti.
Ağıralioğlu, bazı isimlerin çeşitli soruşturmalarda gündeme gelmesinin ardından, siyasi ve toplumsal değerlerin bu kişiler üzerinden tartışılmasını eleştirdi. “Gururumuz olunca övüyoruz da utancımız olunca söylemeyecek miyiz?” ifadelerini kullanan Ağıralioğlu, kendi sözlerinin değerler üzerinden yaptığı bir eleştiri olduğunu söyledi.
“Başörtüsü hiçbir kabahatin örtüsü haline getirilmemelidir”
Başörtüsü tartışmasına da değinen Ağıralioğlu, başörtüsü nedeniyle yaşanan mağduriyetlerin sona ermesini olumlu karşıladığını belirtti.
Kendisinin de geçmişte başörtüsü mücadelesi verdiğini ve bu nedenle yargılandığını ifade eden Ağıralioğlu, başörtüsünün herhangi bir suç veya usulsüzlük iddiasının üzerini örten bir unsur haline getirilmemesi gerektiğini savundu.
Ağıralioğlu, “Başörtüsü hiçbir kabahatin örtüsü haline getirilmemelidir” diyerek, dindar ve mütedeyyin insanların herhangi bir suç veya usulsüzlük iddiasıyla birlikte anılmasının kendi değer dünyası açısından kabul edilemez olduğunu söyledi.
“Bu kadar operasyonu kime yapıyoruz?”
Adalet Bakanlığı tarafından yürütülen operasyonlara ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Ağıralioğlu, uyuşturucu, yasa dışı bahis, çeteler, mafya, dolandırıcılık, haksız zenginleşme ve ihale usulsüzlükleri gibi alanlarda operasyonların artırıldığını söyledi.
Operasyonların yapılmasını olumlu karşıladığını belirten Ağıralioğlu, bununla birlikte iktidarın kendi geçmişini de sorgulaması gerektiğini savundu.
Ağıralioğlu, bazı bürokratların ve siyasetçilerin yanı sıra geçmişte AK Parti tarafından atanmış veya desteklenmiş isimlerin de çeşitli soruşturmalarda gündeme geldiğini belirterek, “Biz bu kadar operasyonu yapıyoruz; bu kadar kabahatli, kusurlu, suçlu, kirlenmiş yapı var” şeklinde bir muhasebenin yapılması gerektiğini ifade etti.
“Millet yazar kasa atmıyor, canını atıyor”
Ekonomik sorunlara da değinen Ağıralioğlu, Türkiye'deki ekonomik koşulların vatandaşlar üzerindeki etkisine ilişkin eleştiriler yöneltti.
Geçmişte ekonomik sıkıntılar nedeniyle protesto amacıyla yazar kasa atıldığını hatırlatan Ağıralioğlu, günümüzde ekonomik sorunların daha ağır sonuçlara yol açtığını savundu.
Ağıralioğlu, AK Parti'nin kuruluş döneminde öne çıkan “3Y” (yolsuzluk, yasaklar ve yoksulluk) vurgusuna atıfta bulunarak, bu sorunların bugün yeniden gündeme geldiğini söyledi.
“Anahtar Parti bir kefaret partisidir”
Anahtar Parti'nin siyasi misyonunu da anlatan Ağıralioğlu, partisinin yalnızca hesap sormayı değil, gerektiğinde hesap vermeyi de savunduğunu belirtti.
Ağıralioğlu, “Anahtar Parti bir kefaret partisidir” ifadesini kullanarak, dindarlık, muhafazakârlık ve milliyetçilik adına verilen siyasi sözlerin yerine getirilmemesi halinde bunun hesabının verilmesi gerektiğini söyledi.
Türkiye'nin mevcut ekonomik ve sosyal tablosuna ilişkin olarak enflasyon, faiz, işsizlik, beyin göçü, sanayinin rekabet gücündeki kayıp ve cezaevlerindeki yoğunluk gibi başlıkları sıralayan Ağıralioğlu, bunların iktidarın siyasi karnesini oluşturduğunu savundu.
“İtirazın seçimi geliyor”
Seçimlere ilişkin de mesaj veren Ağıralioğlu, sandıkta güçlü bir siyasi tepki beklediğini söyledi.
Emeklilerden gençlere, gazilerden yurt dışında yaşayanlara kadar farklı kesimlerin seçimlerde iktidarın politikalarını değerlendireceğini savunan Ağıralioğlu, “İtirazın seçimi geliyor; ‘Razı değiliz’in seçimi geliyor” dedi.
AK Parti'ye “rozet” eleştirisi
Üsküdar Belediyesi üzerinden başlayan tartışmalara da değinen Ağıralioğlu, farklı siyasi partilerden isimlerin AK Parti'ye katılmasını eleştirdi.
Ağıralioğlu, AK Parti'nin başka partilerden katılacak belediye başkanları veya milletvekillerinden ziyade “akla, plana, nezakete, sorumluluğa ve ciddiyete” ihtiyaç duyduğunu söyledi.
Farklı partilerden isimlere rozet takılmasını eleştiren Ağıralioğlu, bunun seçmen iradesi açısından tartışılması gerektiğini savundu.
“Memlekette ne bozulursa önce kadın hisseder”
Programda kadınların toplumsal ve ekonomik sorunlardan etkilenmesine de değinen Ağıralioğlu, ekonomik sorunlardan güvenlik ve hukuka kadar yaşanan bozulmaların kadınlar üzerindeki etkisine dikkat çekti.
Ağıralioğlu, “Memlekette ne bozulursa önce kadın hisseder” diyerek, kadınların ekonomik, sosyal ve hukuki sorunlardan doğrudan etkilendiğini söyledi.
Türkiye'nin mevcut durumunun değiştirilebileceğini savunan Ağıralioğlu, partisinin daha iyi bir Türkiye hedefiyle siyaset yaptığını ifade etti.
