Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Çankırı'da düzenlenen halk buluşmasında iktidara yönelik eleştirilerde bulundu. Ağıralioğlu, başörtüsü mücadelesinin kendileri açısından yalnızca kıyafet meselesi olmadığını belirterek, “Benden bir başörtüsü düşmanı çıkaramayacağınız gibi, başörtüsünü bu kadar kirin üstüne örtemezsiniz” dedi.
Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Çankırı Hasan Fehmi Gökçen Kapalı Spor Salonu'nda düzenlenen halk buluşmasına katıldı.
Partisinin hedefleri ve gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ağıralioğlu, konuşmasında iktidarın ekonomi, liyakat, yolsuzluk ve başörtüsü üzerinden yürüttüğü siyasete ilişkin eleştiriler yöneltti.
“Makamları kokuttunuz, tuzlayacağız sizi”
Çankırı'nın tuzuyla özdeşleşmesine atıfta bulunan Ağıralioğlu, iktidara yönelik eleştirilerini sert ifadelerle dile getirdi.
Ağıralioğlu, “Paraya bulaştığınızda ahlakınız, helaliniz, haramınız birbirine karıştı; tuzlayacağız sizi Çankırı'nın tuzuyla!” dedi.
İktidarın geçmişte verdiği bazı sözleri hatırlatan Ağıralioğlu, makam ve mevkilere ilişkin liyakat eleştirisinde bulundu. Ağıralioğlu, “Beytülmala el sürmeyecektiniz, yetim hakkını koruyacaktınız, ihalelere fesat karıştırmayacak, memleketin yönetimini adalet ve kalkınma imkânlarıyla buluşturacaktınız” ifadelerini kullandı.
Ağıralioğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Geldiğinizde simit hesabı yaptınız, simidi konuştunuz. Parmağınızdaki yüzüğün samimiyet karineniz olduğu zamanlarda söz verdiniz; ‘Bundan başka malım yok’ diyerek yola çıktınız. Şimdi milyonlarca doların, milyarlarca doların iç edildiği zamanlarda, bu kadar kabahate ve kusura rağmen sizi uyaranlara, sizi ikaz edenlere parmak sallıyorsunuz.”
“Edepsizlik yapmayacağız ama hesap soracağız”
Anahtar Parti'nin “memleket nöbetine” hazırlandığını belirten Ağıralioğlu, muhalefet anlayışlarının da farklı olduğunu savundu.
Ağıralioğlu, “Edepsizlik yapmayacağız ama edebi hatırlatacağız. Ahlaksızlık yapmayacağız ama ahlaksızlık yapanlardan hesap soracağız!” diye konuştu.
Konuşmasında son dönemde gündeme gelen fon dolandırıcılığına da değinen Ağıralioğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın siyasi geçmişine ve “kimsesizlerin kimsesi” söylemine atıfta bulundu.
Ağıralioğlu, “İlk defa bu düzeyde kimsesizler dolandırıldı, ilk defa! 400 bin kişi dolandırıldı” ifadelerini kullandı.
Ağıralioğlu, yaşananların yalnızca muhalefete yönelik eleştirilerle geçiştirilemeyeceğini belirterek, “Muhalefete bağırarak atlatamazsınız bunu!” dedi.
“Ben sizin gibi ‘büyük bir lider’ değilim”
Kendisinin siyasi ve kişisel geçmişine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Ağıralioğlu, Yozgat'ın Sorgun ilçesinde büyüdüğünü ve dini, milli ve devlet anlayışının bu süreçte şekillendiğini söyledi.
Ağıralioğlu, “Benim adım Yavuz Ağıralioğlu. Ben sizin gibi ‘büyük bir lider’ değilim; ben büyük bir milletin evladıyım. Ben sizin gibi ‘dünya lideri’ de değilim; ben dünyaya liderlik etmiş bir devletin hizmetine talibim!” ifadelerini kullandı.
Annesinin kendisine namaz konusunda verdiği öğüdü ve babasının geçmişini anlatan Ağıralioğlu, kendisi hakkında yapılan değerlendirmelere tepki göstererek, “Haddinizi bileceksiniz bizimle ilgili konuşurken” dedi.
“Muhsin Yazıcıoğlu'na kardeşlik yaptım”
Siyasi geçmişinden de bahseden Ağıralioğlu, gençlik yıllarında Ülkü Ocakları ve daha sonra Nizam-ı Âlem Ocakları içerisinde bulunduğunu söyledi.
Ağıralioğlu, Muhsin Yazıcıoğlu ile olan siyasi ilişkisine değinerek, “Muhsin Yazıcıoğlu'na kardeşlik yaptım ben. Bizimle konuşurken doğru konuşacaksınız! Doğru konuşacaksınız! Bizimle ilgili konuşurken cümlelerinize dikkat edeceksiniz!” diye konuştu.
“28 Şubat'ta yıkılmadım”
28 Şubat sürecine de değinen Ağıralioğlu, başörtüsü nedeniyle yaşanan mağduriyetleri hatırlattı.
Ağıralioğlu, “28 Şubat'ın inancımıza mızraklar sapladığı günlerin evladıyım ben” diyerek, dönemin uygulamalarına karşı çıktığını söyledi.
Eşinin de başörtüsü nedeniyle yaşadığı sorunları anlatan Ağıralioğlu, eşinin öğretmen olarak görev yaptığı dönemde yaşananları aktardı.
Ağıralioğlu, “Biz başörtüsü davasına, ‘İnancım için mücadele ediyorum’ diyen eşim de dâhil, mücadele eden bacılarımızın yanında şerefle durduk. Bugün omzumda şeref diye taşıdığım o mücadeleden bir milim oynamayanıyım ben!” ifadelerini kullandı.
“Bizim için başörtüsü, zulme itiraz etmek demekti”
Başörtüsü tartışmasına ilişkin değerlendirmelerini sürdüren Ağıralioğlu, mücadelenin yalnızca başörtüsü takmakla sınırlı olmadığını söyledi.
Ağıralioğlu, “Takan da takmayan da kardeşimiz… Mesele başörtüsü takmak değildi, mesele inanç zulmüne razı olmamaktı!” dedi.
Başörtüsünü ahlak, adalet, liyakat ve kamu malının korunmasıyla ilişkilendiren Ağıralioğlu, şöyle konuştu:
“Bizim için başörtüsü, hakkı tutup kaldırmak demekti! Bizim için başörtüsü neydi biliyor musunuz o zaman? Beytülmala el sürmemekti! Bizim için başörtüsü haram yememekti, yalan söylememekti, liyakate söz vermekti!”
“Benden bir başörtüsü düşmanı çıkaramazsınız”
İktidarın geçmişte başörtüsü konusunda attığı adımları olumlu karşıladığını belirten Ağıralioğlu, daha sonra bazı isimlerin yolsuzluk ve diğer suçlamalarla gündeme gelmesine ilişkin eleştirilerde bulundu.
Ağıralioğlu, “O yüzden şimdi siz çözdünüz diye size teşekkür etmekten hiç geri durmadık. ‘Allah razı olsun’ dedik, ‘Var olun’ dedik, ‘Ne güzel oldu’ dedik” ifadelerini kullandı.
İktidara yakın bazı isimlerin çeşitli iddialarla gündeme gelmesini eleştiren Ağıralioğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Sizi överken iyiydi; şimdi inancımıza yakışmaz, başörtüsüne yakışmaz, dindarlığımıza yük olur işlerin içerisinde övdüğünüz, sevdiğiniz, makam verdiğiniz insanların ismi çıkıyor! Dolandırıcıların listesinde çıkıyor isimleri, para çalmışlar isimleri çıkıyor, nepotizm yapmışlar isimleri çıkıyor! Memleketin, milletin, garibanın parasını cebe indirmişler isimleri çıkıyor!”
Ağıralioğlu, bu eleştirilerin ardından, “Benden bir başörtüsü düşmanı çıkaramayacağınız gibi, başörtüsünü bu kadar kirin üstüne örtemezsiniz!” dedi.
“Anahtar Parti'ye ‘vatansız’ diyemezsiniz”
Ağıralioğlu, Anahtar Parti ve kendisi hakkında yapılan siyasi nitelendirmelere de tepki gösterdi.
Ağıralioğlu, “Anahtar Parti'ye, Yavuz Ağıralioğlu'na, arkadaşlarına, kardeşlerine ‘vatansız’ diyemezsiniz. Vatanımız var evelallah!” dedi.
Kendisinin ve partisinin Atatürk ve Cumhuriyet'in kurucu değerleriyle kavgalı olmadığını belirten Ağıralioğlu, “Memleketin bütün değerlerine kalbimizi bağladık. Cumhuriyetin kurucu değerleriyle kavgalı olmadık” ifadelerini kullandı.
Ağıralioğlu ayrıca, kendilerine yönelik “FETÖ'cü” suçlamalarını da reddederek, “Hiçbir zaman selam durmadık evelallah, yürümedik evelallah, teslim etmedik, kandırılmadık evelallah” diye konuştu.
“Milletin parasını yiyenleri cezalandırır mısınız?”
Konuşmasının son bölümünde kamu kaynakları ve dolandırıcılık iddialarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ağıralioğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a çağrıda bulundu.
Ağıralioğlu, bazı kişilerin devletin ve milletin kaynaklarını kullandığını öne sürerek çeşitli rakamlar dile getirdi. Konuşmasında, “Atamışsınız; atadıklarınız memleketin imkânlarından 800 milyar lira garibanın parasını cebine indirmiş, 18,5 milyar dolar dolandırmış, 2 milyarı ortaya çıktı” ifadelerini kullandı.
Bu rakamların konuşmasındaki iddialar olduğunu belirten Ağıralioğlu, “2 milyar ortaya çıktı; kalan 898 milyarlık listeyi istiyoruz!” dedi.
Ağıralioğlu, kim tarafından yapılırsa yapılsın hırsızlık ve dolandırıcılığın cezalandırılması gerektiğini savunarak, “Muhalefeti cezalandırdığınız gibi, milletin parasını yiyenleri de cezalandırır mısınız lütfen?” diye konuştu.
“Sandık bekliyoruz”
Ağıralioğlu, konuşmasının sonunda siyasi hedeflerini sandık ve iktidar değişimi üzerinden değerlendirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'a hitaben konuşan Ağıralioğlu, “Sandık bekliyoruz Sayın Cumhurbaşkanım, sandık bekliyoruz!” dedi.
Ağıralioğlu, iktidar ile kendi siyasi anlayışları arasındaki farkı şu sözlerle ifade etti:
“Siz ‘Öbür seçimi nasıl alırız?’ diye, biz ‘Memleketi nasıl ayağa kaldırırız?’ diye sandık bekliyoruz. Siz ‘Rakiplerimizi nasıl yeneriz?’ diye, biz ‘Milletin sorunlarını nasıl çözeriz?’ diye sandık bekliyoruz.”
Ağıralioğlu'nun Çankırı'daki halk buluşmasında yaptığı konuşmada ekonomi, kamu kaynakları, liyakat, başörtüsü, 28 Şubat süreci ve siyasi mücadele başlıkları öne çıktı.
