Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Uşak’ta düzenlenen halk buluşmasının ardından yaptığı açıklamalarda ekonomi, tarım, maden politikaları, anayasal düzenlemeler ve siyasi gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Üreticilerden emeklilere, öğretmenlerden işçilere kadar toplumun farklı kesimlerinin seçim beklediğini savunan Ağıralioğlu, “Herkes sandık bekliyor!” dedi.
Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Uşak’ta halk buluşmasının ardından gazetecilerle bir araya gelerek gündeme ilişkin soruları yanıtladı. Türkiye’nin doğal kaynaklarının korunması, madenlerin işlenerek ekonomiye kazandırılması ve çevre politikaları konusunda değerlendirmelerde bulunan Ağıralioğlu, siyasi tartışmaların yanı sıra seçim beklentisine ilişkin mesajlar da verdi.
Ağıralioğlu: Herkes Sandık Bekliyor
Toplumun farklı kesimlerinin ekonomik ve sosyal sorunlar nedeniyle seçim beklentisi içinde olduğunu savunan Ağıralioğlu, üzüm ve buğday üreticilerinden emeklilere, asgari ücretlilerden atanamayan öğretmenlere kadar birçok kesimin sandığı beklediğini söyledi.
Ağıralioğlu, taşeron çalışanları, kamuda işçi statüsünde görev yapan 138 bin kişiyi, uzman çavuşları ve emekli astsubayları da sıralayarak, “Herkes sandık bekliyor!” ifadesini kullandı.
Emniyet teşkilatının çalışma koşullarına, öğretmenlerin ve velilerin yaşadığı sorunlara da değinen Ağıralioğlu, toplumdaki memnuniyetsizliğin seçim beklentisini artırdığını öne sürdü.
“İnsanımızı da madenlerimizi de korumak zorundayız”
Türkiye’nin en önemli zenginliklerinin insan kaynağı ve madenleri olduğunu belirten Ağıralioğlu, doğal kaynakların korunması gerektiğini ifade etti.
Karadeniz ve Akdeniz’de yürütülen sondaj çalışmalarını olumlu değerlendiren Ağıralioğlu, hükümetin yaptığı her çalışmaya karşı çıkan bir muhalefet anlayışına sahip olmadıklarını söyledi. Başarılı buldukları çalışmaları destekleyeceklerini belirten Ağıralioğlu, doğal kaynakların değerlendirilmesinde ülkenin uzun vadeli çıkarlarının gözetilmesi gerektiğini dile getirdi.
Maden ihracatında işlenmiş ürün vurgusu
Nadir elementlerin uluslararası siyasette giderek daha fazla önem kazandığını belirten Ağıralioğlu, Türkiye’nin ham ve işlenmemiş maden ihracatına yönelik yeni bir yaklaşım geliştirmesi gerektiğini savundu.
Ağıralioğlu, “Yurt dışına ham, işlenmemiş maden çıkışını durduracağız!” diyerek Türkiye’deki laboratuvarların dünya standartlarına ulaştırılmasını ve maden analizlerinin daha güvenilir biçimde yapılmasını istedi.
Türkiye’nin hangi madenleri hangi içerikle yurt dışına gönderdiğinin net biçimde belirlenmesi gerektiğini söyleyen Ağıralioğlu, doğal kaynakların düşük değerle ihraç edilmesi yerine ülke içinde işlenerek ekonomiye kazandırılmasını savundu.
Toprak, su, orman ve meraların korunmasının da devlet politikası olması gerektiğini belirten Ağıralioğlu, gelecek dönemde gıda ve su kaynaklarının stratejik öneminin daha da artacağını ifade etti.
“Anayasal düzenlemeler yapılması gerekiyor”
Doğal kaynakların korunmasının siyasi partiler üstü bir mesele olarak ele alınması gerektiğini dile getiren Ağıralioğlu, maden faaliyetleriyle birlikte toprak, su ve çevrenin korunmasına yönelik anayasal güvenceler oluşturulmasını önerdi.
Ağıralioğlu, insan yaşamını sürdürebilmek için gerekli kaynakların korunmasının devletin temel sorumluluklarından biri olduğunu belirterek, bu alanda siyasi partileri de bağlayacak düzenlemelere ihtiyaç bulunduğunu söyledi.
Anayasa ve vatandaşlık tanımı üzerinden değerlendirme
Açıklamalarında anayasal düzenlemeler ve çerçeve yasa tartışmalarına da değinen Ağıralioğlu, farklı siyasi partilerden gelen itirazların dikkate alınması gerektiğini savundu.
Cumhuriyet Halk Partisi’nin söz konusu tartışmalardaki tutumuna yönelik eleştirilerde bulunan Ağıralioğlu; Lozan Antlaşması, resmî dil, üniter devlet yapısı ve anayasal ilkeler üzerinden değerlendirmeler yaptı.
Türkiye’nin vatandaşlık tanımını savunan Ağıralioğlu, kişilerin kendi kimliklerini koruyabilmesiyle devletin resmî dilinin birbirinden ayrı konular olduğunu ifade etti. Üniter devlet yapısının korunması gerektiğini belirten Ağıralioğlu, federasyon tartışmalarına karşı çıktı.
“Milletin de bir selamı olacak sandıkta”
Türkiye’deki siyasi ve ekonomik tabloyu eleştiren Ağıralioğlu, mevcut durumun farklı siyasi görüşlere sahip seçmenlerin beklentilerini karşılamadığını ileri sürdü.
AK Parti ve MHP seçmenlerinin de yaşananlardan memnun olmadığını savunan Ağıralioğlu, CHP seçmeninin de ülkenin mevcut durumuna ilişkin eleştirileri bulunduğunu söyledi. Siyasi tartışmaların hamaset üzerinden değil, vatanseverlik ve ülkenin sorunlarının çözümü üzerinden yürütülmesi gerektiğini belirtti.
Konuşmasının son bölümünde terörle mücadele ve siyasi süreçlere ilişkin sert ifadeler kullanan Ağıralioğlu, terör örgütü PKK’nın elebaşı Abdullah Öcalan ve Kandil’deki örgüt yöneticileri üzerinden değerlendirmelerde bulundu.
Ağıralioğlu, açıklamasını seçim vurgusuyla tamamlayarak, “Milletin de bir selamı olacak sandıkta, bakacağız.” dedi.
