Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın Geleceğe Miras Projesi kapsamında Side Antik Kenti'nde yürütülen kazılar, tarihin görkemli kapılarından birini daha gün ışığına çıkardı. Bakan Mehmet Nuri Ersoy'un sosyal medya hesabından duyurduğu gelişmeye göre, yaklaşık 390 metre uzunluğundaki B Caddesi'nde tamamlanan çalışmalar, kentin Roma Dönemi'nden Geç Antik Çağ'a uzanan değişimine dair önemli bulgular ortaya koydu.
Üç anıtsal kapı, birbirinden değerli kabartmalar
Caddenin kuzeyinde MS 2. yüzyılda doğu-batı doğrultusunda uzanan bir stoa ve arkasında çok sayıda mekan tespit edildi.
Stoa üzerinde batıdan doğuya doğru Batı Kapısı, Herakles Kapısı ve Kuzey Hamamı Kapısı olmak üzere üç anıtsal giriş belirlendi. Bu kapılar arasında özellikle Herakles Kapısı, mimari unsurlarındaki kabartmalarıyla öne çıktı.
Kapıda Herakles'in On İki İşi'ni betimleyen kabartmaların yanı sıra Athena, Zeus, Artemis, Hygeia ve Tykhe tasvirlerinin bulunduğu kasetler ortaya çıkarıldı.
Devşirme malzeme, Geç Antik Çağ'ın izlerini taşıyor
MS 3. yüzyılın başlarına tarihlenen bu kabartmaların, Geç Antik Çağ'da Herakles Kapısı inşa edilirken devşirme malzeme olarak yeniden kullanıldığı belirlendi. Bu durum, kentin farklı dönemlerine ait yapıların birbirine nasıl entegre edildiğini gözler önüne seriyor.
Piskoposluk Sarayı ile cadde anıtsal bir aksa dönüştü
Side'deki B Caddesi'nin görünümünün MS 5. yüzyılda önemli ölçüde değiştiği tespit edildi. Caddenin kuzeyindeki geniş alanın Piskoposluk Sarayı kompleksinin bir parçası haline gelmesiyle stoaya açılan girişlerin bir bölümü kapatılırken, kuzey stoa üzerinde yeni anıtsal girişler oluşturuldu. Bu düzenlemeler sonucunda B Caddesi, Doğu Kapısı üzerinden kente ulaşanların kullandığı sıradan bir güzergah olmanın ötesine geçerek, kentin görkemini yansıtan anıtsal bir aksa dönüştü.
Bakan Ersoy, çalışmaların Side'nin çok katmanlı tarihini ortaya çıkarmak, korumak ve gelecek kuşaklara aktarmak amacıyla sürdürüldüğünü belirterek, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü ile kazı heyetine ve çalışmalarda emeği geçenlere teşekkür etti. Kazılarda ortaya çıkarılan stoa, anıtsal kapılar ve farklı dönemlere ait mimari düzenlemeler, Side'nin Roma Dönemi'nden Geç Antik Çağ'a uzanan dönüşümünün aynı güzergah üzerinde izlenmesine imkan sağlıyor.
