Minyatür Sanatçısı Anmaç’ın “Rumeli’de Osmanlı İzleri” Sergisi Tophane-i Amire’de Açıldı
Minyatür sanatçısı Gülçin Anmaç’ın, Kuveyt Türk katkılarıyla hazırladığı “Rumeli’de Osmanlı İzleri” sergisi, Tophane-i Amire Kültür ve Sanat Merkezi Tek Kubbe Salonu’nda sanatseverlerle buluştu. 11 ülkenin 29 şehrinden 35 özgün eser içeren sergi, Osmanlı’nın Balkanlar’daki cami, kervansaray, köprü ve kuş evlerini geleneksel minyatür tekniğiyle yorumluyor. Anmaç, “Bu sergide 11 ülkenin 29 şehrinden seçilmiş 35 eser var. Gerçekten heyecan verici bir konu çünkü Rumeli, yüzyıllarca Türk-İslam kültürünü, manevi anlamda yaşadığımız, yaşattığımız topraklar. Bugün o izler, çok az kaldı” dedi. Kuveyt Türk Genel Müdürü Ufuk Uyan, Osmanlı’nın toplum ve hayvan ihtiyaçlarını düşünen medeniyetini övdü. Sergi, 25 Aralık’a kadar açık.
Açılış Konuşmaları: “Rumeli İzleri Geleneksel Minyatürle Yeniden Hayat Buldu”
Kuveyt Türk Genel Müdürü Ufuk Uyan, Osmanlı’nın Rumeli’deki eserlerini anlattı:
"İnsanları, hayvanları en ince ayrıntısına kadar düşünen bir medeniyetin, ecdadın torunlarıyız. Bununla iftihar ediyoruz. Kuveyt Türk olarak 'Değerlerimizle büyüyoruz' anlayışıyla da bugüne kadar tarihi eserleri restore etmek, hayata kazandırmak, gerekirse kitap ya da sergi olarak gelecek nesillere taşımak üzere çalışmalar yapıyoruz. Bunlardan bir tanesini de bugün bu tarihi mekanda yaptığımız için çok mutluluk duyuyoruz."

Sanatçı Gülçin Anmaç, serginin heyecanını paylaştı: "Bu sergide 11 ülkenin 29 şehrinden seçilmiş 35 eser var. Gerçekten heyecan verici bir konu çünkü Rumeli, yüzyıllarca Türk-İslam kültürünü manevi anlamda yaşadığımız, yaşattığımız topraklar. Bugün o izler çok az kaldı."
Sergi Detayları: 3 Yıllık Arşiv, 1,5 Yıl Uygulama
- Eser sayısı: 35 özgün minyatür
- Ülkeler: 11 (Balkan coğrafyası)
- Şehirler: 29
- Teknik: Geleneksel nakkaşhane usulü
- Hazırlık: 3 yıl arşiv + akademik çalışma, 1,5 yıl çizim ve boyama
Anmaç: “Eserlerde bazen bir şehri, bazen tek bir eseri yaptım. Kitabesi kaldıysa onu ekledim. Bunu minyatür sanatının bütünlemesiyle yaptım. Minyatürü geleneksel teknikle yani yüzyıllardır yapılış şekliyle çalışmaya devam ediyorum. Rumeli'deki Osmanlı izlerinin yine Osmanlıda olduğu gibi geleneksel teknik minyatürle yapılmasını önemli buluyorum.”

Açılış konuşmasında: "Eserlerin tasarımının özgün olması çok önemliydi. Rumeli'deki Osmanlı eserleri, daha önce bu şekilde yapılmamıştı. Bu eserlerin minyatür sanatıyla yeniden tasarlanıp yapılması, bu koleksiyonu nadide ve özel yapıyor. İşin projelendirilmesi 3 yıla yakın oldu. 1,5 yıla yakın da bu eserlerin üzerinde çalışılması var. Çizimler sonrasında uygulama ve boyama kısmını, nakkaşhane usulüyle atölyemde çalıştım. İstediğimize yakın sonuçlara da ulaştık. Küratörüm Mesut Bilgili'ye ve Kuveyt Türk ailesine çok teşekkür ediyorum."
