Gündem Atlas Kültür Müzik öğretmeni Ayten Rehimova, Azerbaycan'ın geleneksel çalgılarını ve âşık sanatını anlattı

Müzik öğretmeni Ayten Rehimova, Azerbaycan'ın geleneksel çalgılarını ve âşık sanatını anlattı

Səda Müzik Kursu'nun kurucusu ve müzik öğretmeni Ayten Rehimova, Azerbaycan'ın köklü müzik kültürünü oluşturan halk çalgılarını ve âşık geleneğinin inceliklerini değerlendirdi.

Müzik öğretmeni Ayten Rehimova, Azerbaycan'ın geleneksel çalgılarını ve âşık sanatını anlattı
Kaynak: BHA

Səda Müzik Kursu Kurucusu ve Müzik Öğretmeni Ayten Rehimova, Azerbaycan'ın zengin müzik mirasını ele aldığı yazısında, geleneksel çalgıların kültürel kimlikteki yerine ve âşık sanatının özgün yapısına dikkat çekti.

Rehimova, Azerbaycan müzik kültürünün yüzyıllardır halkın sosyal ve sanatsal yaşamının ayrılmaz bir parçası olduğunu belirterek, tar, kemençe, saz, balaban, zurna, nağara, goşa-nağara ve tef gibi çalgıların bu mirasın temel taşlarını oluşturduğunu ifade etti. Bu çalgıların her birinin farklı işlevler üstlendiğini ancak ortak bir kimlik inşasında buluştuğunu vurguladı.

Mugamın İki Güçlü Sesi: Tar ve Kemençe

Mugam geleneğinin vazgeçilmez çalgıları olan tar ve kemençe, Rehimova'nın değerlendirmesinde öne çıkan başlıklar arasında yer aldı. Telli ve mızraplı bir çalgı olan tarın melodik yapının şekillenmesindeki rolüne dikkat çeken Rehimova, kemençenin ise yaylı bir çalgı olarak mugam icrasına güçlü bir ifade kattığını söyledi. Bu iki çalgının, hanende adı verilen vokal icracılarına eşlik ettiğini ve tef gibi vurmalı çalgıların da ritmik dokuyu desteklediğini aktardı.

Sazın Diliyle Âşıklık Geleneği

Azerbaycan âşık sanatının en önemli temsil aracı olan saz, Rehimova'nın yazısında geniş bir yer buldu. Âşıkların şiir, müzik, hikâye anlatıcılığı ve doğaçlamayı bir araya getiren çok yönlü sanatçılar olduğunu belirten Rehimova, sazın sadece bir eşlik çalgısı değil, anlatımın ve müzikal ifadenin merkezinde yer aldığını vurguladı. Âşıkların saz eşliğinde destanlar, koşmalar ve halk şiirleri icra ederek sözlü kültürü kuşaktan kuşağa aktardığını ifade etti.

Rehimova, âşık repertuarında 80'den fazla temel melodik örneğin bulunduğunu ve bu ezgilerin icracının yeteneğine göre farklı varyantlarla seslendirildiğini kaydetti. Kısa melodik motiflerin tekrarı, dar ses alanında ilerleyen yapılar ve doğaçlamaya verilen geniş yerin âşık müziğinin karakteristik özellikleri arasında olduğunu sözlerine ekledi.

Diğer Geleneksel Çalgıların İşlevleri

Balabanın yumuşak sesiyle halk müziği topluluklarında önemli bir yere sahip olduğunu belirten Rehimova, zurnanın ise güçlü sesi nedeniyle açık alan etkinliklerinde tercih edildiğini söyledi. Nağara ve goşa-nağaranın ritmik yapıyı belirginleştirdiğini, özellikle bayram, düğün ve halk oyunlarında işlevsel olduğunu aktardı.

Âşık Sanatının Kurumsallaşma Süreci

Rehimova, 1928 yılında Bakü'de düzenlenen Birinci Cumhuriyet Âşıklar Kongresi'nin âşık sanatının kurumsallaşmasında bir dönüm noktası olduğunu vurguladı. Bu tür organizasyonların âşıkların bir araya gelmesine, repertuarın korunmasına ve geleneğin gelecek kuşaklara aktarılmasına katkı sağladığını belirtti.

Sonuç olarak Rehimova, geleneksel halk çalgılarının yalnızca müzikal araçlar olmadığını, aynı zamanda Azerbaycan'ın tarihî hafızasını, sözlü kültürünü ve toplumsal değerlerini taşıyan kültürel unsurlar olduğunu ifade etti. Tar, kemençe, saz, balaban, zurna, nağara, goşa-nağara ve tef gibi çalgıların mugam, âşık müziği, halk şarkıları ve törenler aracılığıyla zengin müzik mirasının günümüze ulaşmasında önemli rol oynadığını sözlerine ekledi.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız